3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
259
Okunma
I-
ey kalbini
dünya zevki sefasına
rehin veren yolcu;
.
seni hangi pazar sattı
hangi rüzgar savurdu iyiliğin ikliminden
hangi alkış büyüttü
öfkenin küflü ekmeğini
.
hangi ses çağırdı seni merhametin eşiğinden
hangi avuntu
uyuttu vicdanının uyanık bekçisini
.
hangi hırs
kalbine ebediyetin kapısını örttü
hangi sarhoşluk unutturdu sana
toprağın altındaki o derin sessizliği
II-
annelerin dualarından taşan gecelerde;
.
hangi dua
gözyaşlarının içinden umudu
küllerin arasından gülleri çıkardı
hangi el
karanlığın bağrından ışığı söktü
.
hangi ihtiyar
bastonuna değil
Rabbine yaslandı da
yıkıldı
.
bir ihtiyarın bekleyişinde
bütün saatler ağırlaştı
bunu öğrendi zaman
ama kimse sabrın sesini işitmedi
.
bir mazlumun gözyaşında
bütün denizler taştı
bunu kaydetti zaman
ama kimse bir damlanın ağırlığını tartmadı
kimse suyun çığlığını duymadı
.
(çünkü insan
kendi karanlığını aydınlık sanan
ziyankar bir yolcuydu)
III-
kendi nefsini put edinmiş
insan sürüleri;
.
harcını kibirden karıştırdılar
sahte alkışlarla ördüler duvarlarını
sahte alkışlarla büyüttüler taş yüreklerini
.
kendi gölgelerini pışpışlayan
putlarına secde ettiler
yarattığı putların
en sadık bekçileri oldular
.
kendi putlarını
elleriyle cilaladılar
sonra
fırtına kopunca
ya kaderi
ya da hakikati suçladılar
IV-
devr-i iktidarlarında;
.
adalet
kefesine kimsenin dokunmadığı
paslanmış bir terazi
.
vicdan
kalabalık sofralarda
ekmeksiz bırakılan
kendi evinde yabancı bir misafir
muamelesi gördü
.
hakikat
eski bir çeşme gibi
kurnasından kimsenin eğilip su içmediği
üstü örtülmüş bir kandildi
V-
ey kalbinin yönünü şaşıran insan
unutma
gün gelir;
.
bir yetimin duası
bin saltanatın sesini bastırır
bir tas su
bazen
bir ömrün en büyük sadakası olur
.
bir sıcak tebessüm
bin ahın yükünü hafifletir
bir tutam nedamet
bin kışın hesabını kapatır
.
ve
hiç kimsenin adını sanını bilmediği
bir garip
gülümser
.
(işte o vakit
gökyüzü
yeniden umut olmaya
yeryüzü
yeniden yeşermeye
karar verir)
VI-
sevgi
yalnız buzları değil
insanın içindeki kışları da eritir
.
yalnız yaraları sarmaz
yarayı açan eli de
utangaç bir çiçeğe çevirir
.
tohum
toprağa karışınca
yeni bir kökün müjdesi olur
.
(çünkü
şafak
en çok
sabahı sabırla bekleyenlerin
kapısını çalar)
VII-
ve o büyük vakitte;
.
hiçbir alkış
hiçbir unvan
hiçbir servet kalmaz geriye
kibirden örülen duvarlar
tuzla buz olur
.
sadece
iyiliğe uzanan bir el
bir damla merhamet
bir avuç hakikat
secdeye eğilirken titreyen kalp
kalır
.
böbürlenilen aynalar kırılır
küllerin altından doğan o mahcup güller
kibir putlarını kökünden söküp atar
bir damla merhamet
ve arşa yükselen
o sessiz tövbe kalır
.
mizan kurulur
terazi adalette durur
Mülk’ün tek sahibi
hüküm mührünü vurur
dünyanın alkışı
yerini ebedi sessizliğe bırakır
.
Unutma…!
Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir, Karina Yayınevi, Ank, 2018.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.