1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
16
Okunma
Bir adam geçiyor gecenin içinden,
ceplerinde yarım kalmış sevinçler,
avuçlarında nasır,
gözlerinde kimseye anlatamadığı uzun yollar…
Dönüp bakmayın arkasından,
o adam benim.
Ben, en güzel yerinden kırılmış hayatı
iki elimle yeniden birleştiren adamım.
Bir yanımda çocukluğumun eksik ekmeği,
bir yanımda yarına sakladığım umut;
yürürüm,
çünkü durursam ardımdan yetişir
unutmak için ömrümü verdiğim ne varsa.
Beni kolay sanmayın.
Gülüşümün altında kaç kış geçirdiğimi,
bir “iyiyim” sözünün içine
kaç fırtına gizlediğimi bilmezsiniz.
Ben bazen kendime bile söylemeden ağladım,
kimsenin görmediği odalarda
kendi omzuma başımı koydum.
Sevdim ben.
Öyle uzaktan, öyle derinden,
bir memleketi sever gibi sevdim.
Adını söylediğimde çoğalan gökyüzünü,
ellerine değmeden ısınan ellerimi,
gelmeyeceğini bile bile
kapıya çevrilen gözlerimi sevdim.
Sonra gittiler.
Kimi bir söz bırakıp gitti,
kimi susarak,
kimi de kalbimdeki yerini söküp
yerine kocaman bir boşluk koyarak…
Ben yine de kimseye düşman olmadım.
Çünkü insanın kalbi,
kin taşımak için fazla küçük,
sevmek için sonsuzdur.
Beni yıkanlar oldu, doğrudur.
Fakat bilmedikleri bir şey vardı:
Ben düştüğüm toprağı tanıyordum.
Köklerim oradaydı.
Her düşüşümde biraz daha derine tutundum,
her yaradan yeni bir dal çıkardım.
Şimdi karşıma geçip soruyorlar:
“Kimdir bu kadar yara taşıyıp
hâlâ başını eğmeyen?”
Kimdir gecenin en koyu yerinde
sabahın geleceğine inanan?
Kimdir bir lokma ekmeğini bölüp
acısını kimseyle paylaşmayan?
Söyleyin onlara:
O adam benim.
Ben, geçmişini sırtında taşısa da
geleceğe yüzünü dönen adamım.
Karanlığa alışmadım hiçbir zaman,
sadece ışığı beklemeyi öğrendim.
Kaybettiklerimi unutmadım,
ama onların ardından
kendimi de kaybetmedim.
Bir gün bu dünya beni de alıp götürecek.
Arkamda büyük saraylar,
altın kapılar kalmayacak belki.
Fakat bir dostun hafızasında sıcak bir söz,
bir çocuğun yüzünde küçücük bir gülümseme,
bir kadının kalbinde yarım kalmış bir şarkı
kalacak benden.
Ve birileri,
çok uzak bir akşamda
benim geçtiğim sokaktan geçerken diyecek ki:
“Buradan bir adam geçti.
Çok yoruldu,
çok sevdi,
çok kaybetti…
Ama hiçbir zaman
insanlığından vazgeçmedi.”
İşte o zaman,
toprağın altında bile gülümserim.
Çünkü o adam,
bütün kusurlarıyla,
bütün yaralarıyla,
bütün sevdalarıyla
benim.
Evet,
o adam benim.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.