5
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
57
Okunma

niye dedim,
niye diye sustum.
bazen haykırdım içimden.
hep aynı soruyla kaldım baş başa.
kaç kere aynada kendime baktım,
kaç kere gözlerimde kayboldum.
ve her seferinde
aynı kelime düştü dudaklarımdan.
niye?
niye insan
en çok sevdiklerinin kurbanı olur ki,
niye en derin yarayı
en yakındaki eller açar ki,
neden kapanmış yaraları
yeniden kanatırız ki
cevabı vardı, ya da yoktu,
ama taşıması ağırdı.
çünkü anladım ki,
insanın olduğu yerde
huzur,
çoktan efsane olmuş.
yakınmış...
uzakmış...
ne önemi var?
gölge bir kez düştü mü,
ışık bile susuyor.
huzur yok.
yalnızlık, en sadık yol arkadaşı.
baksana...
hızır bile huzursuz.
baharı beklemiyor artık.
ben yine soruyorum.
niye?
ama biliyorum...
bu sorunun cevabı yok.
çünkü insan,
en eski yarasını en yakınında taşır.
ve genellikle
o yarayı yine en yakını kanatır.
işte bu yüzden,
yakın ya da uzak, fark etmiyor artık.
kopmuş bir daldan
artık bahar beklenmiyor.
*
Mehmet Demir
27720
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.