3
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
21
Okunma

niye dedim,
niye diye sustum bazen.
bazen haykırdım içimden.
hep o aynı soruyla kaldım baş başa.
kaç kere aynada kendime baktım,
kaç kere gözlerimde kayboldum.
ve her seferinde
aynı kelime düştü dudaklarımdan.
niye?
niye insan
en çok sevdiklerinin kurbanı olur?
niye en derin yarayı
en yakındaki eller açar?
neden kapanmış yaraları
yeniden kanatırız?
cevap yoktu.
ya da vardı da
taşıması ağırdı.
çünkü anladım ki,
insanın olduğu yerde
huzur,
çoktan efsane olmuş.
yakınmış...
uzakmış...
ne önemi var?
gölge bir kez düştü mü,
ışık bile susuyor.
huzur yok.
yalnızlık,
en sadık yol arkadaşı.
baksana...
hızır bile huzursuz.
baharı beklemiyor artık.
şimdi yine soruyorum.
niye?
ama biliyorum...
bu sorunun cevabı yok.
çünkü insan,
en eski yarasını
en yakınında taşır.
ve bazen
o yarayı yine
en yakını kanatır.
işte bu yüzden,
yakın ya da uzak,
fark etmiyor artık.
kopmuş bir daldan
bahar beklenmiyor.
*
Mehmet Demir
27720
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.