9
Yorum
30
Beğeni
0,0
Puan
3686
Okunma

Biri vardı bir kız...
Bizim eski mahalleden
Upuzun sırma gibi saçları vardı.
Gelip giderdi kendi halinde
Kendi imrenecek kadar güzeldi, saçları da öyle.
Simsiyahtı tıpkı ipek gibi.
Gören bakmaktan kendini alamazdı.
O ise hiç umursamazdı olup bitenleri
Sanki biri vardı hep düşündüğü
Bir tek onu görürdü gözü.
Bazen iner kıyılara doğru zamanlı zamansız.
Kimseler bilmez anlamazdı onu.
O içindeki fırtınaya tutulmuş savruluyordu
Bir oraya bir başka yere.
Ama hiç aksatmaz o meçhul gitmeleri
Gidişinde hep bir canlılık vardı.
Dönüşlerinde ise bir kasvet. bir hüzün
sorma gitsin
Zaman geçtikçe değişiverdi her şey.
O güzeller güzeli simsiyah saçlar yok artık.
Tarumar olmuş nedense
İçindeki fırtına dışına vurmuştu darmadağındı.
Sanki dünyanın sonu yaşanıyordu.
Boş bakışlar altında yitip gidenler.
Düşündü.
Onca hasret nasıl telafi edilir ki.
Oturup aynanın karşısına baktı uzun uzun
Bir makasla başladı işe.
İnce belikli sırma saçların sonuydu artık.
Sabaha kadar kesip durdu.
Sonra yaktı bir ciğara çekti derin, derin.
O an sustu sondu sanki.
Ve sustu her şey onunla birlikte.
Yollar onsuzdu artık.
Kıyılar da kimsesiz kaldı ondan sonra.
Kimseler saç uzatmaz oldu.
Uğursuz muş diye.
Bak, bak uğursuz.
Neydi kırılıp dağılan yürekteki bu sızı..
O sırma saçları kökten kesecek kadar olan neydi
Hiç kimseler bilmedi bilemedi de.
Uzamadı o saçlar bir daha
Ve kadın hiç konuşmadı
Her yerde o konuşulurken o sustu.
Adı neydi bilmem
Ama bir şey vardı onu hayata küstüren.
O son gün oldu ne olduysa ne yaşadıysa.
Küstü kadın.
Sonra vazgeçti bir çok şeyden
Sustu sadece.
Konuşamadı bir daha.
Konuşmadı.
Mehmet DEMİR
01.11.2018 AN"KARA"
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.