10
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
96
Okunma

bir gülün sabaha bıraktığı koku gibi
sessizce işliyorsun içime.
gözlerin,
akşamın en durgun suyuna düşen
iki yıldız gibi kalıyor gözlerimde;
hem de bencilce.
oysa ne acı var bu sevgide,
ne de kederin paslı gölgesi.
yalnızca kalbimin duvarlarında
ışığı çoğalan bir mevsim.
seni seviyorum,
ömrümün karanlık koridorlarında bile.
aşk, ruhuma adını yazdığı günden beri
içimde büyüyen bir ormana dönüştü zaman.
her yaprağında sen,
her gölgesinde sen.
seni seviyorum,
saatlerin yorulduğu yerde,
takvimlerin sustuğu vakitlerde.
gecenin aydan mahrum kaldığı anlarda,
yalnızlığın ince sızısı geçerken penceremden.
esen rüzgarın omzunda,
ağaçların dua eden dallarında,
uzak bir kuşun sabaha bıraktığı şarkıda
seni seviyorum.
baharın ilk ışığında,
çiçeklerin renk renk açılan sırlarında,
güneşin yeryüzüne serptiği
altın tozlarında seviyorum seni.
bir gün gözlerine baktığımda
seni seviyorum yazıyordu sanki.
belki de görmeyi senden öğrenen
gözlerimin mahcup hayaliydi bu.
ama yine de
her bakışın,
suskun bir itiraf gibi dokunuyordu ruhuma.
çiğ düşmüş düşüncelerimin eşiğinde,
uykusuz bir sabahın sessizliğinde,
aşkın kıskanç ve güzel yangınıyla
sana uyanıyordum.
çılgınlığın en sessiz halinde bile
seni seviyorum.
gülüşlerinde kayboluyor,
sesinde kendimi buluyorum.
ruhumu hangi kıyıya vursa hayat,
orada senin izlerin beliriyor.
seni sevdiğimi fark ettiğim günden beri
şiirlerin her dizesinde,
yağmurun her damlasında,
gökyüzünün her mavisinde
seni okuyorum.
hiçbir şey beklemeden seviyorum seni.
çünkü sevginin gölgesi bile
bir ömre yetecek kadar serin.
ve yaşamak
bir ağacın kök salışı gibi,
bir nehrin denize kavuşması gibi,
sessiz ve derin bir teslimiyetle
seni severek yaşamak.
ve şimdi,
geç kalmış bütün kelimeler adına
üzgünüm.
söyleyemediğim ne varsa,
suskunluğumun kıyısında bekliyor.
ama bil ki;
kalbimin en eski ve en sadık cümlesi
hep aynı kaldı,
seni seviyorum.
*
Mehmet Demir
11621
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.