1
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma

Emenet günleri yaşıyorsun bu ne çalım
Ne dağ senin ne güneş
Ne de ciğerinde durmadan yanan aldığın nefes
Hamurun toprak ve kan
Benim diyeceğin yok bir şeyin
Kalmayacak sana bebekler gibi büyüttüğün sevdan
Fizik ve ötesi
Hayatın bilinen bilinmeyen cebirsel ifadesi
Irkın dinin cinsin dahi cümle taifesi
Sunulmuş altın tepside
Alnından tek damla ter akıtmadan
Yok kırgınlığın hakikatle
Yalanı içselleştirdiğin kadar iyi bilirsin
Belirlenmiş bir zamana yürüyoruz
Sahibi bile olmadığımız ayaklarımızla
Gördüğün gözün bilindiğin yüzün
Milyonları tellerine astığın saçların
Gonca dudağın gül yanağındaki çukurun
Değil senin
Nazenin bakışların tutuşturduysa nice kulları
Şişirmesin doymak bilmeyen nefsini
Kendini okumadıysan hala bilmelisin ki
Dinmez hiçbir vakit beyninin yankıları
Kaybolacak mezarın içinde mezarlıkların
Noktası konulacak hazin hikayelerin
Pamuk ipliğine bağlı yaşadığımız dünya
Dünyası dar olur dünyalar benim diyenin
Minik bir habis hücre soldurur güzelliğini
Mağrurlanma gönlümün kanatsız üveyiği
Ezbere saydırır talih avuçlarına
Ansızın başlayıp biten günleri
Bulmalı girdaba düşmüş her can kendini
Topuklarını toplamalı delemediği asfalttan
Arınmalı ruhlar
Yağmadan kırk ikindi yağmurları
Emanet günleri yaşıyorsun bu ne çalım
Bu ne çalım sesin sesini bile duymuyorken
Uzat göğsünde kurumadan sıcacık ellerini
Yok etmeden bizi bu şizofren kıvılcım...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.