4
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
603
Okunma
İşbu 20 beytlik Sahtekar ,Mutavvel Gazel ,Aruz vezninin Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün o vakur ve ahenkli kalıbıyla yazılmıştır.
Gülşen-i aşk içre feryâd eyleyen bülbül müdür?
Her libâsı yalan olmuş, dîdesi bir sahtekâr.
Sâf olan kalbi sarıp sarmış riyâ zencîrleri,
Ahd ü peymân eyleyen cân, ahdine bir sahtekâr.
Çeşm-i dünyâ görmedi aslâ böyle bir dehr-i dûn,
Kimi mürşidlik satar, her perdesi bir sahtekâr.
Sözleri dürr-i sefîddir, zâhiri nûr-ı safâ,
Bâtını zındık u mülhid, sîreti bir sahtekâr.
Sikke-i ihlâsı basmış gibi dillerde adı,
Kalbi hile, nakdı hile, her işi bir sahtekâr.
Dost sanıp agyârı sırma tahta sultan eyledik,
Tâcı sahte, tahtı sahte, devleti bir sahtekâr.
Kâse-i zehri sunar da şerbet-i cânân deyü,
Dest-i gaddârında sâgâr, şerbeti bir sahtekâr.
Yüz çevirmiş her safâdan, asra uymuş nefs-i dûn,
Dini âlet eyleyen bezm-i fenâ bir sahtekâr.
Sırr-ı Hak’tan bî-haberdir, dilde bin dâvâsı var,
Zühdü yalan, zikri yalan, secdesi bir sahtekâr.
Gözlerinden yaş akar sanma ki dert sâhibidir,
Hıçkırık sunî, figan sahte, yası bir sahtekâr.
Arz-ı hâl eyler gelir bin bir letâfet rûyuyla,
Lâfı rengîn, ahdi çürük, her sözü bir sahtekâr.
Bir pul için dinini, îmânını eyler feda,
Kıblesi dünyâ olan bed-maye bir sahtekâr.
Kibr ü nahvetle yürür, san sanki bir deryâ imiş,
Katre olmaz ilmi lakin, dâvâsı bir sahtekâr.
Yüzüne gülse ne gam, arkandan eyler bin kuyu,
Hançer-i gadr-i nihan, handesi bir sahtekâr.
Öyle sarstı asrı bu kizb ü riyâ tûfânları,
Âlimi sahte, mürîdi sahte, her işi bir sahtekâr.
Zanneder her kes gafil, lakin basirettir duran,
Perde arkasında gizli niyet-i sahtekâr.
Kâl u kîl ile geçer ömrü, nedâmet bilmedi,
Gevheri sahte, dükkânı sahte, her sözü bir sahtekâr.
Hüsn-i niyet besledikçe biz bu nâ-merd bezmine,
Sırtımızdan darbe vurdu dost denen bir sahtekâr.
Ârif olan bî-vefâ rûhtan hemen eyler firar,
Meclisi sahte, selâmı sahte, yâbânı sahte, her yanı bir sahtekâr.
Redferî, yüz sürme hâk-i râhına bî-merd olanın,
Kadrini bilmez cihânın, himmeti bir sahtekâr.
redfer
Beyitlerin Türkçe Açıklamaları
1. Beyit: Aşk bahçesinde feryat edip duran gerçekten o dertli bülbül müdür, yoksa giydiği her şey yalan, gözleri bile hilekâr olan bir sahtekâr mıdır?
2. Beyit: O temiz, saf kalbi riyakarlık zincirleri esir almış. Söz verip yeminler eden o can, artık ettiği yemine sırt dönen bir sahtekâra dönüşmüş.
3. Beyit: Dünya gözü, böyle alçak bir devir ve zaman görmedi. Kimileri rehberlik, olgunluk taslar; fakat hayatının perde arkasındaki her sahne koca bir sahtekârlıktan ibarettir.
4. Beyit: Ağzından çıkan sözler ak inci gibidir, dış görünüşü ise huzur veren bir nurdur. Gel gör ki, iç dünyası inançsız bir karanlık, ahlakı ve aslı ise tam bir sahtekârdır.
5. Beyit: Dilinde sanki samimiyet parası basmış gibi bir güven vardır ama kalbi de, parası da, yaptığı her iş de hileli bir sahtekârdır.
6. Beyit: Yabancıları, düşmanları dost sanıp sırma tahtlara sultan ettik. Meğer takındığı tacı sahte, oturduğu tahtı sahte, kurduğu saltanatı koca bir sahtekârmış.
7. Beyit: Sevgilinin şerbetidir diyerek aslında içilecek en acı zehir kasesini sunar. O zalim elinde tuttuğu kadehi de sahtedir, içindeki şerbeti de sahtekârcadır.
8. Beyit: Alçak nefis, her türlü temiz huzurdan yüz çevirip bu kötü asra uymuş. Dini bu ölümlü dünyaya, kendi çıkarlarına alet eden tam bir sahtekârdır.
9. Beyit: Hakikatin sırrından tamamen habersizdir ama dilinde bin tane dava, bin tane iddia vardır. Dünyadan el etek çekmesi yalan, zikri yalan, secdesi bile sahtekârcadır.
10. Beyit: Gözlerinden yaşlar döküldüğüne bakıp da gerçekten dert sahibi sanma. Onun hıçkırığı yapmacık, çığlıkları sahte, tuttuğu yas bile sahtekârcadır.
11. Beyit: Karşına gelip binbir güzellik ve nezaket yüzüyle halini arz eder; fakat o süslü lafları yalan, ettiği yeminler çürük, her bir sözü sahtekârcadır.
12. Beyit: Tek bir kuruş, küçük bir dünya menfaati için dinini de, imanını da gözünü kırpmadan feda eden, kıblesi dünya olmuş aslı bozuk bir sahtekârdır.
13. Beyit: Etrafta kibirle, azametle kasılarak yürür; sanırsın ki bilgi deryasıdır. Oysa ilminden bir damla bile yoktur, iddiası ve davası koca bir sahtekârlıktır.
14. Beyit: Yüzüne gülmesine aldanma, o gülüşün arkasından arkanda binbir kuyu kazar. Gizli bir zulüm hançeri taşır da, yüzündeki o tebessüm bir sahtekârdır.
15. Beyit: Bu yalan ve riyakarlık fırtınaları içinde bulunduğumuz çağı öyle bir sarstı ki; artık bilgini de sahte, ona uyanı da sahte, dönen her iş sahtekârcadır.
16. Beyit: O herkesi gafil, kendi hilesini gizli sanır; halbuki basiret sahipleri sessizce durup perde arkasındaki o kirli, sahtekâr niyeti görmektedir.
17. Beyit: Ömrü boş dedikodularla, dedikodu üretmekle geçer de bir gün olsun pişmanlık duymaz. Sattığı mücevher sahte, dükkanı sahte, söylediği her söz sahtekârcadır.
18. Beyit: Biz bu mertlikten nasibini almamış dünyaya karşı ne kadar iyi niyet beslediysek, hep dost bildiğimiz bir sahtekâr tarafından sırtımızdan vurulduk.
19. Beyit: Gerçeği gören arif insan, vefasız ruhların yanından hemen kaçar. Çünkü onların meclisi sahte, selamı sahte, yabancılığı sahte... Kısacası her yanı bir sahtekârdır.
20. Beyit: Ey Redferî! Mertlikten uzak olan, mayası bozuk kimselerin geçeceği yolun toprağına bile yüz sürme, tenezzül etme. Onlar kadir kıymet bilmezler, yapacakları iyilik de sahtekârcadır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.