0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
49
Okunma
Yine hasretinin nöbetindeyim
kar yağan bir nisan akşamında pencerende.
Kar yağan ömrümün kârı olsaydın,
buz tutmuş bir çiçeği avuçlar gibi
ümidin yelkeni açar mıydı ellerinde?
Gözlerin yaşamın pınarıdır
ılık ılık içime sağan
Aslında ben sonbaharı da çok severim
ama
bir burukluk çöker batan güneş misali uzak ufuklarıma,
yeniden bir sevda kurgularım yorgun yüreğime
olmazlara dair.
şimdilerden kesilmiş nasiplerim olmadı hiç,
belki yarınlarınla doldurdum hülyalarımı.
Ne usanmaz ve uslanmaz bir gönül edinmişim meğer,
her yıkılışın sonundaki viraneydim oysa.
Kim söndürecek bendeki aşkın onulmaz ateşini?
Kim dur diyecek bu amansız gidişatıma?
Sen bir sarmaşık dalıydın
taa ruhuma uzanan.
Bastırdıkça büyüttüm, büyüttükçe bastırdım adını.
Utangaç bir sır gibiydin heybemde.
Parmak boğumlarını kemirdikçe sen,
ben de kemirdim sağnaklaşan duygularımı.
Yaşanamamış nice güzelliklerin vardı belli ki?
Pencerenin önünden kaç kez geçtiğimi hatırlamadığım yola çıksan bir an,
karla karışık yağmurlu havada gezerken ben,
tutsan yüreğimden yeşilli ahu bakışınla,
tutsan ellerimden
bir kuş uçar gökyüzünün sonsuzluğuna.
Islanmışım,
ah etmişim,
koşuyorum yalnızlığın ıssız koynundan
biçare,
çocukça
gönül kapına.
Günde her vakit,
vakitlerimi sana kuruyorum.
Vuslatın çiçeği açsın diye bahçemde
damla damla eriyip akıyorum bilinmezin eceline.
Varsın bu da böyle geçsin
mazinin kayıtlarına.
Belki farkındasın, bilmezden geliyorsun belki,
belki yorulmuşsun
umutlarını hep ertelemekten?
Senden okuyabilseydim keşke seni!,
kaç vuslatın kıyısında yıkıldığını,
doğan her günün sabahında
yüreğini tazelemekten bitap düştüğünü!
Nerden bildiğimi sakın sorma,
aynı kabın içindekiyiz,
aynı yolun yarenleriyiz ihtimal?!
Emin ol ki sevgili!
Derdini dertlenmek huzurumdur!
Seni dertlenmek huzurumdur!
10.04.2026
AbsürdX Tosya
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.