23
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
318
Okunma

Yollar yoruldu bu amansız inadımdan,
Her durakta kendi gölgeme çarptım bugün.
Tozlu raflarda unutulmuş mektup mahzunluğuyla,
Kendi içimde gurbete düştüm, bittim.
Adınla başlayıp suskunlukla biten,
Yarım kalmış bir alfabenin sancısı bu.
Dilimin ucunda düğümlenen her sessiz harf,
Kendi kıyametini bekleyen dilsiz bir duadır.
Uçurum kenarında, rüzgâra inat büyüttüğüm,
Boynu bükük sarı çiçek sonunda soldu.
Toprağına can verdiğim gözyaşlarım kurudu,
Celladına aşık bir ömrün son perdesidir bu.
Kendi gözyaşımda doğup, hıçkırığımda boğuldum,
Kimse duymadı feryadı, dumanı tütmez yangını.
Aynadaki yabancıya bakarken tanıyamadım yüzümü,
Varlığın için kendi benliğimi kurban ettim.
Zaman bir cellat gibi acının boynuna ipi dolar,
Sancıyı iyileştirmez, sızısını ruhun en derinine mayalar.
Eskiden keskin bir bıçaktı kalbimde hissettiğim,
Şimdi iliklerimde buz tutmuş ağır bir mühür.
Sen benden her gün bir parça koparıp giderken,
Ben her gün biraz daha yokluğunla doldum.
İçimdeki kalabalık arttı da kalbimdeki yerin dolmadı,
Ben senin gibi bakmayı öğrendim de, sen hiç "biz" olmadın.
Dokunmaya kıyamadığım dikişsiz, paslı yırtık,
Artık kemiğe dayanan, benim en mahrem yaram.
Kabuk bağlamasına izin vermediğim sızıdır kimliğim,
İyileşirse seni tamamen kaybetmekten korktuğum...
Şimdi soğuyan kahve ve titreyen ellerim şahidim,
Masada bıraktığın boşluk, dünyanın en derin kuyusu.
Her solukta ciğerime batan çürümüş hatıra,
Ben kimsesizliği, hiç uğramadığın şehirlerde büyüttüm.
Seni beklemekten vazgeçmedim, kaderime sadakatim,
Yenileceğimi bile bile girdiğim en büyük meydan savaşı.
Kılıcım kırık, kalkanım toz duman ama ruhum nöbette,
Sen gelmesen de, yollarında çürümeyi seçtim.
Artık aynadaki enkaz yabancıya bir bak ne olur,
Gözlerindeki feri kendi elleriyle boğmuş, umut intihar etmiş.
Yüzündeki her çizgi, uğruna verilen sessiz harbin kalıntısı,
Bu beden, parmak uçlarınla yavaş yavaş yıktığın bir virane artık.
Seni bekleyecek bir "ben" kalmadı, yollarda tükendim,
Ayak izlerimin üzerine gökyüzünden zift karası karlar yağdı.
Dönüp baksan da tanıyamazsın harabeye dönmüş kalbi,
Bıraktığın çocuk, dipsiz ve kör kuyularda can verdi.
Anlatılacak ne varsa bitti, çekilecek ne kadar çile varsa çekildi,
Sustu içimdeki kemikleri kıran fırtına.
Geriye sadece dilsiz bir sessizlik ve hiç dinmeyen sızı kaldı;
Giden gitti, bekleyen bitti; ruhumda müebbet bir SIZI kaldı.
Cemre Yaman
5.0
100% (25)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.