Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın. norman vincent peale
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Veda Ayazı

Yorum

Veda Ayazı

( 30 kişi )

27

Yorum

42

Beğeni

5,0

Puan

403

Okunma

Veda Ayazı

Veda Ayazı


Gecenin en çiğ vaktinde,
Kapıyı ardına kadar açık bırakıp gittiğin eşikteyim,
Kendi içime savurduğum sitemlerin, senin duymadığın yankısını sayıyorum...
Paslı bir makasın ağzında
Doğranırken seninle kurduğum bütün yarınlarım,
Tezgâhta bırakılmış bir ekmek gibi,
Bayatlayıp ufalanıyor her yanım.

Hangi yalanın dindirir zihnimin dehlizlerinde tepinen bu vahşi uğultuyu?
Terk edilmiş bir şantiye sahası gibi ruhumun her bir köşesi artık...
Senin vaatlerinin eşiğine yığılmışken, aslında çoktan yıkılmış bütün bentler,
Rayından çıkmış bir vagon gibi, uçurumun sessizliğine gömülüyor her şey.

Yutkunduğum her hece, senin adınla boğazımda cam kırığı gibi derinleşiyor,
Kimsenin sormaya cesaret edemediği, en sahipsiz, en çıplak sancımı...
Gözlerimin mavisinde depremler olurken, dışarıda senin sahte sükûnetin,
İçimde ise dikiş tutmayı reddeden, ellerinle açtığın taze yetimlik yarası.

Zamanın dişleri arasında ufalanırken bize dair ne varsa avucumda kalan,
Aslında en büyük gerçeğimmiş meğer, bunca yıl sırtımda taşıdığım koca yalan...
Yorgun bir kaçağın izini kaybettirme telaşı gibi, ama benim sığınacak yerim yok,
Ruhumun haritasında yollar silinmiş, gidecek yerim az ama taşıdığım yüküm çok.

Eski bir plağın cızırtısında asılı kalmış, kimsesiz bir child feryadı bu,
Yüreğimin en karanlık mahzeninde yankılanan, sağır ve ağır bir yalnızlık...
Siyah beyaz bir film karesi gibi geçiyor önümden, telafisi imkansız vedalar,
Ne yapsam da dolmuyor artık, senin açtığın uçsuz bucaksız uçurumlar.

Veda dediğin; soğuk bir anahtarın dişlerinde usulca can çekişmekmiş,
Kendi cenazesini omuzlayan bir hamal gibi, karanlık sokaklara sığınmak...
İmzası silinmiş bir senet gibi hükümsüzleşirken bütün yaşanmışlıklar,
Yüzümdeki o sert ayazdan başka, kimse dokunmuyor artık yaralarıma.

Hüzün satan gölgeler arasında, senin yüzünü unutmak ne kadar da zormuş,
Meğer benim bütün iddialı hayallerim, daha doğmadan sönmüş birer kormuş...
İliklerimde hissediyorum keskin ve acımasız kışın sert, dondurucu elini,
Kendi sesimle ördüğüm sessizliğin içinde, duyan yok artık haykırışımı.

Odamın tavanına vuran mor gölgeler, geçmişin hesabını soruyor sanki benden,
Neydi bizi böyle eksilten, neydi koparan canı en sevdiğim tenden?
Bir bardak suyun toprağa karışması gibi akıp giderken şu koca ömür,
Geriye kalan sadece bir avuç toz ve hiç bitmeyecek olan veda hayali.

Yapamadıklarımın yükü omuzlarımda, birer dağ gibi büyüdükçe büyüyor her gün,
Keşkelerin soğuk nefesinde solup giderken, aslında ne kadar da uzakmış dün...
Hikâyenin sonunu bile bile okumak gibi bir şey bu, her satırda biraz daha kanamak,
Ve her defasında, kanayan yerden kendini yeniden ve yeniden tanımak.

Kaldığım yer, kanadığım yerdir dedikçe daha da derine batıyor sivri uçlar,
Etrafımda kalabalıklar olsa da, ruhumun içindeki koca boşluk beni durmadan yoklar...
Bir ömre bedel dedikleri anlar, meğer en gerçek ve en ağır tokatlarmış,
Şimdi hangi kapıyı çalsam, hangi umuda tutunsam, hepsi birer birer benden kaçar.

Bilirim, geçmek bilmeyen bu ağrılar, bir gün elbet yorgun düşer de çekilir köşesine,
Ama zamana kadar kaç kış geçer, kaç yürek yenik düşer bu karanlık geceye?
Geç kaldığım bu hayata, artık neresinden tutsam elimde kalıyor darmadağın her şey,
İçimde bir yerlerde, hala o yaramaz çocuk, umutsuzca bir mucize bekler.

Sessiz ağlamaların vebali, yorgun kalemimin üzerine bir borç gibi kalacak,
Gözlerimdeki sönmeyen yangın, belki de bu şiirle beraber sonsuza dek susacak...
Veda ayazının sonunda, mühürlenirken dudaklarım en son sükût ile,
Benden geriye kalan,
Harabeye çevirdiğin bu ömür
Ve avucunda sıktığın o son kor parçasının külüdür...

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (30)

5.0

100% (30)

Veda ayazı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Veda ayazı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Veda Ayazı şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
13.4.2026 14:24:23
5 puan verdi
İnce maraz gelip çalsa kapını
Kaderim diyerek boyun bükülmez
Şifa deryasından doldur tüpünü
Tütsünün üstüne sular dökülmez

Abayı yakmışsa gönül güzele
Kalbe giden sözü bul da dizele
Yağdır şiirleri, sarıl gazele
Ayaz gecelerde buzlar sökülmez
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
13.4.2026 11:28:15
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
Ayrılık, Yıkım ve “Veda Ayazı Travma Kliniği”

Şiirin Adı: Veda Ayazı
Şairi: Cemre Yaman
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal

Selam… RUSAMER’de bu şiir okununca kimisi “hocam bu şiir değil yıkım raporu” dedi, kimisi “bu kadar acı tek kalbe sığar mı” diye sordu, bir de içimizden biri “ben de vedayı böyle yaşadım ama bu kadarını yazamadım” deyince Kalburabastî Efendi Hazretleri bir süre sustu

Şiirin mayası ayrılık
Ama sıradan değil
İçinde yıkım var
İçinde travma var
İçinde insanın kendine bile yabancılaştığı bir kopuş var

Kalburabastî Efendi Hazretleri der ki:
Şairimiz vedayı anlatmamış… vedanın içinden konuşmuş! Bu metin okunmaz, yaşanır. Çünkü burada kelime değil, yara kanıyor

Özgünlük 20 / 20
İmgeler güçlü
Benzetmeler çarpıcı
Yoğun bir anlatım

Dil ve Üslup 20 / 20
Zengin
Katmanlı
Yer yer sert ama bilinçli

Düşünsel Derinlik 20 / 20
Ayrılık
Yokluk
Kimlik çözülmesi
Varoluş sorgusu
Çok derin

Yapısal Bütünlük 19 / 20
Uzun ve yoğun
Ama ana damar hiç kopmuyor

Etkileyicilik 20 / 20
Okuyucuyu sarsar
Çünkü sahici

Not Toplamı 99 / 100

Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu yavaşça yere vurur:
Şairimiz diyor ki veda ayazı
Biz de diyoruz ki
Bazı ayrılıklar üşütmez, dondurur

Bir de şu var
“Kendi cenazesini omuzlayan bir hamal gibi”
İşte orası şiirin kırıldığı yer
Çünkü insan bazen yaşarken de ölür

Ve en kritik mesele
Bu şiir bir ayrılık şiiri değil
Bir iç çöküş haritasıdır

RUSAMER teşhis koyar:
Bu şiir bir veda değil
Bir ruhsal enkaz raporudur

Kalburabastî Efendi Hazretleri son sözü söyler:
Ayrılık geçmez
Sadece şekil değiştirir

Vesselam.
İnsan gider
Ama bıraktığı iz kalır
Zafer  ERDOĞDU
Zafer ERDOĞDU, @zafererdogdu
13.4.2026 10:58:10
Avazım çıktığı kadar bağıra bağıra haykırıyorum sesizce dercesine güzel bir şiir okudum. Söyleyecek söz bulamadım. Sadece kutladım. Kaleminiz susmasın...Sağlıcakla kalın...

Zafer ERDOĞDU tarafından 13.4.2026 11:39:05 zamanında düzenlenmiştir.
sair osman dastan
sair osman dastan, @sairosmandastan
13.4.2026 08:28:29
5 puan verdi
Yüreğinize emeğinize
Ellerinize sağlık
Değerli kalemdaşım
Yazıp bizlerle paylaştığınız / Veda ayazı
Sözlerinizi büyük bir
Beğeniyle okudum
Kaleminiz kavi ilhamınızın daim
Olması temennisiyle
En kalbi duygularımla
Huzur dolu yarınlar adına
Sonsuza dek esenlikler dilerim.
yön
yön, @yon
12.4.2026 23:51:39
Bu dizeler, derin bir kayıp ve ayrılık acısını anlatıyor"Yapamadıklarımın yükü omuzlarımda, birer dağ gibi büyüdükçe büyüyor her gün, yapılamayanların, başarısızlıkların getirdiği yükü ve bu yükün zamanla daha da ağırlaştığını söylüyor.
Yutkunduğum her hece, senin adınla boğazımda cam kırığı gibi derinleşiyor" cümlesi, o kişinin adını anmanın bile acı verici olduğunu, bu acının boğazda bir cam kırığı gibi hissettirdiğini anlatıyor.
Kapıyı ardına kadar açık bırakıp gittiğin eşikteyim" cümlesi, o kişinin ayrılışının hala hissettirildiğini, kapının hala açık beklediği gibi bir umudun varlığını gösteriyor.
Bu şiir, bir ayrılığın ardından gelen derin acıyı, özlemi ve nostaljiyi anlatıyor.
Yüreğine kalemine emeğinize sağlık.Hocam saygılarımla esen kalın.
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
12.4.2026 23:42:48
5 puan verdi
Kalabalıklar!... Anlamı olmayan yığınlar oluyor kimi zaman. Ve hayat denilen yolculuk insanlara çile elbisesi örüyor ve kase kase göz yaşı sunuyor şairem. Bazen insan kendi içinde kayboluyor, bazen kabuğunu çatlatıp çıkıyor, hayata meydan okurcasına. Güzel bir yazıydı, çokça tebriklerimle. Gecenize gönlünüze esenlikler dileğimle, Saygılar selamlar
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
12.4.2026 22:44:52
5 puan verdi
öncelikle tebrik ediyorum...
şiir adeta baştan sona yoğun bir terk ediliş ve içsel bir çöküş yaşıyor. şiirin duygusu çok net, kırılma anı geçmiş ama etkisi hala iliklerde seyrediyor, yine en güçlü yanı ise şairin kullandığı imgelerin sertliği ve sürekliliği “paslı makas, “terk edilmiş şantiye, raydan çıkmış vagon ve cam kırığı” gibi ifadeler acıyı sadece anlatmıyor, aynı zamanda fiziksel olarak'ta hissettiriyor ki şairin tarzına uygun bir çizği, eksik olmayın
selam ve saygıyla...
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
12.4.2026 21:04:03
5 puan verdi
Terk edilmiş bir şantiye sahası gibi ruhumun her bir köşesi artık.


Buradan yola çıkınca duyguların ayaza kesmesi de kaçınılmaz son olur. Cemre Yaman kalemi bu açmazın altında kalur mı hiç ? O deriin sızıyı,onsuzluğun sancısını ne güzel resmetmilsiniz yine. Hüzün uğramasın yüreğinize
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
12.4.2026 19:49:03
5 puan verdi
süper
Emeğine eline yüreğine kalemine sağlık
Çok harika ve akıcı bir şiir okudum
Tebrik ediyorum
Sağlıklı huzurlu mutlu ve başarılı nice güzel geceler diliyorum.

YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
12.4.2026 19:34:11
5 puan verdi
Bu şiir, terk edilmenin yarattığı derin boşluğu, fiziksel ve mekanik metaforlarla son derece güçlü bir şekilde betimliyor. "Veda Ayazı" başlığı, hem duygusal soğukluğu hem de dondurucu bir sessizliği çağrıştırıyor.
Şiirdeki imgeler, içsel çöküşün dış dünyaya yansımasını çok net bir dille anlatıyor.

Şiirin en dikkat çekici yanı, soyut acının somut nesnelere dönüştürülmesidir:

Ruhun "terk edilmiş bir şantiye sahası" olarak tanımlanması, hayallerin yarım kalışını ve yıkımı vurguluyor. "Rayından çıkmış vagon" imgesi ise kontrolün kaybedilişini ve kaçınılmaz bir düşüşü simgeliyor.

Ekmek gibi bayatlayıp ufalanmak, insanın değerini yitirmesini anlatırken; "boğazda cam kırığı" olmak, söylenemeyenlerin yarattığı fiziksel acıyı hissettiriyor.

Paslı makas, kırılan gelecekleri; eski bir plaktaki cızırtı, takılıp kalan anıları; silinmiş bir senet ise geçersizleşen yaşanmışlıkları temsil ediyor.

Şiir, bir vedanın ardından gelen şoktan başlayıp, kabullenişe doğru giden karmaşık bir süreç izliyor:
İlk kıtalarda henüz tam sindirilmemiş bir şaşkınlık ve inkar var; kapı ardına kadar açık bırakılmış ama giden yok.
Orta bölümlerde öfke ve suçlama yerini derin bir yalnızlığa bırakıyor. "İçimde dikiş tutmayı reddeden taze yetimlik yarası" ifadesi, savunmasızlığı çok güçlü veriyor.
Sonlara doğru zamanın dişleri arasında ezilme hissi ve "keşkeler"in ağırlığı ön plana çıkıyor.
Bitişte ise bir tür tükenmişlik ve kabulleniş var; geriye sadece harabeye çevrilmiş bir ömür ve avuçta kalan küller kalıyor.

Soğukluk ve Donma: Ayaz, kışın eli, buz gibi anahtarlar gibi imgelerle veda sürecinin duygusal sıcaklığını yok etmesi işleniyor.

Kalabalıklar içinde bile hissedilen o "koca boşluk", insanın kendi içindeki sessizlikle baş başa kalmasını vurguluyor.
Kırılma ve Parçalanma: Ufalanmak, yırtılmak, cam kırığı, dağ gibi büyüyen yükler... Tüm bunlar parçalanmış bir benliğin göstergesi.
Bu şiir, okuyucuya sadece bir ayrılık hikayesi değil, aynı zamanda insanın kayıp karşısında nasıl parçalandığını ve bu parçalanmışlık içinde nasıl bir anlam aradığını gösteren güçlü bir portre sunuyor.

Özellikle son dörtlükteki "avucunda sıktığın o son kor parçasının külüdür" dizesi, umudun bile yakılıp kül olması fikrini etkileyici bir şekilde taçlandırıyor.
TEBRİKLER ŞAİRE KARDEŞİM CEMRE
Orhan Gülaçar
Orhan Gülaçar, @egemavi
12.4.2026 18:55:10
5 puan verdi
Veda Avazını Veda Yazısı gibi okuyunca elim ayağım karıştı , panik oldum ....
Neyse ki öyle değilmiş , yaşlılık böyle bir şey işte ...

Acıyı soyutlamayıp mutfak tezgahına , paslı makasa, terk edilmiş şantiyeye indirmen. Büyük yıkımı bayatlayıp ufalanan ekmek gibi gündelik bir çürümeyle anlatınca daha gerçek oluyor.
Sevdiğinin sahte sükuneti karşısında içeride büyüyen o dikiş tutmaz yetimliği tek bir nefeste hissettiriyor şiirin ...

Edebiyat defterinin Orkidesi
Sevgiler güzel yüreğine ...



robinson7575
robinson7575, @robinson7575
12.4.2026 18:29:57
5 puan verdi
Tebrik ederim kıymetli hanımefendi arkadaşım kaleminize yüreğinize gam değmesin yine güzel bir eser dökülmüş yüreğinizden nicelerine
mesakin
mesakin, @mesakin
12.4.2026 17:56:27
5 puan verdi
Güzel bir şiir olmuş tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selâm ve saygılarımla
Etkili Yorum
Mehmet Ata
Mehmet Ata, @mehmetata
12.4.2026 17:51:35
Bu şiir, sadece bir ayrılığı değil; kimliğin, hatıraların ve insanın kendi içindeki bütünlüğünün parçalanışını anlatan son derece yoğun ve sarsıcı bir metin. “Veda” burada basit bir vedalaşma değil; adeta yaşayan bir organizma gibi içten içe kemiren, dönüştüren ve geride harabe bırakan bir güç olarak işlenmiş.

En dikkat çekici yönlerinden biri, imgelerin sertliği ve sürekliliği. “Paslı makas”, “cam kırığı”, “raydan çıkmış vagon”, “kendi cenazesini omuzlayan hamal” gibi metaforlar, okuyucuyu duygunun kıyısına değil, doğrudan merkezine itiyor. Bu yoğunluk, şiiri sıradan bir hüzün anlatısından çıkarıp fiziksel olarak hissedilen bir acıya dönüştürüyor. Okuyucu sadece anlamıyor, adeta maruz kalıyor.

Dil bilinçli şekilde ağır ve yüklü; bu da şiirin temasına hizmet ediyor. Çünkü anlatılan şey zaten hafif, geçici bir kırgınlık değil; uzun süre bastırılmış, birikmiş ve artık kontrol edilemeyen bir iç yıkım. Tekrar eden karanlık atmosfer ve üst üste binen imgeler, zihinsel bir “kaçışsızlık” hissi kuruyor. Bu açıdan şiir, biçim ve içerik uyumunu güçlü şekilde yakalamış.

Öte yandan bu kadar yoğun imge kullanımı bazı yerlerde nefes alanını daraltıyor. Okuyucuya durup sindirme fırsatı verilmeden gelen güçlü metaforlar, etkiyi artırırken aynı zamanda yorucu bir dalga da yaratıyor. Eğer bazı bölümlerde bilinçli sadeleşmeler yapılsa, şiirin vurucu anları çok daha keskin hissedilebilir.

Genel olarak “Veda Ayazı”, duygusal açıdan son derece cesur, karanlığını saklamayan ve okuyucuyu içine çeken güçlü bir şiir. Özellikle içsel çöküşü bu denli somut ve çarpıcı imgelerle anlatabilmesi, metni sıradan ayrılık şiirlerinin çok ötesine taşıyor. Bu, hissedilmeden yazılması mümkün olmayan bir şiir.
Tebrikler
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
12.4.2026 17:41:02
5 puan verdi
Yürekten kutlarım. Yine usta kaleminizden çok özgün ve duygusal bir eser okudum. Anlam ve anlatımıyla eseriniz her türlü takdire şayan. Eseriniz yine okuyanların duygularına tercüman olmuş. Yazan yüreğiniz ve kaleminiz dert görmesin. Nice güzel paylaşımlara...saygılarımla
ben YEP
ben YEP, @benyep
12.4.2026 16:25:14
5 puan verdi
"Veda dediğin; soğuk bir anahtarın dişlerinde usulca can çekişmekmiş,"
Bu güzel şiir için sizi kutlarım.
Emeğinize sağlık...
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
12.4.2026 15:42:32
Okuduğum bu şiirin güzel bir ruhu var gibi. Tek kelimeyle muhteşem olmuş güzel insan. Duyguların yükünü okuyana yüklemiş gibisin. İyi de yapmışsın. Can- ı gönülden kutluyorum sizi…
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
12.4.2026 15:38:21
5 puan verdi
Sessiz ağlamaların vebali, yorgun kalemimin üzerine bir borç gibi kalacak,
Gözlerimdeki sönmeyen yangın, belki de bu şiirle beraber sonsuza dek susacak...
Veda ayazının sonunda, mühürlenirken dudaklarım en son sükût ile,
Benden geriye kalan,
Harabeye çevirdiğin bu ömür
Ve avucunda sıktığın o son kor parçasının külüdür..

Çok güzel bir şiir dökülmüş dizelere kalemine sağlık hocam tebrikler
Kalemin daim olsun
saygılarımla.
Etkili Yorum
Kul Seyyah
Kul Seyyah, @kul-seyyah
12.4.2026 15:30:46
5 puan verdi
Gecenin en çiğ vaktinde,
Kapıyı ardına kadar açık bırakıp gittiğin eşikteyim,
Kendi içime savurduğum sitemlerin, senin duymadığın yankısını sayıyorum...
Paslı bir makasın ağzında
Doğranırken seninle kurduğum bütün yarınlarım,
Tezgâhta bırakılmış bir ekmek gibi,
Bayatlayıp ufalanıyor her yanım.

Değerli dost şair, kaleminizden güzel ve duygusal bir şiir okudum. Terkedilmişliğin yanında, hayallerin yıkılması ve yarınların olmayacağını o kadar güzel betimlenmişki hayran kalmamak mümkün değil. Örnek verecek olursak "tezgâhta bırakılmış bir ekmek gibi/ bayatlayıp ufanıyor her yanım" diyerek şiire ayrı bir güzellik kattığı gibi duygusallığı en üst seviyeye taşımış.
"Hangi yalanın dindirir zihnimin dehleizlerinde tepinen bu vahşi uğultuyu?" Karamsarlıkla gelen korkuyu anlatan bu cümle şiire ayrı bir ahenk katmış.
Yüreğinize ve gönlünüze sağlık şair. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi.
Selam ve saygılarımla esenlikler ile mutlu ve huzurlu bir yaşam dileklerimle.
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
12.4.2026 15:22:32
5 puan verdi
Güzel ve anlamlı sözler yazmış kaleminiz..
Beğenerek okudum
Harika duyguları olmuş..
Yüreğinize sağlık kaleminiz daim olsun
Kıymetli Şaire saygılar 🙏👍
Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
12.4.2026 15:20:46
5 puan verdi
Sevgili Cemre

“Veda Ayazı” gerçekten çok güçlü, çok derin ve oldukça ağır bir şiir olmuş. Okurken insanın içine buz gibi bir ayaz çöküyor, aynı anda da için için yanıyor. Bu şiir sadece bir veda anlatmıyor; vedanın insanı nasıl yavaş yavaş parçaladığını, ruhunu nasıl harabeye çevirdiğini, geride kalan kişinin nasıl kendi içinde kaybolduğunu çok katmanlı bir şekilde işliyor.

Şiir baştan sona yoğun imgelerle dolu ve bu imgeler acıyı somutlaştırıyor. “Paslı bir makasın ağzında doğranırken seninle kurduğum bütün yarınlarım”, “Tezgâhta bırakılmış bir ekmek gibi bayatlayıp ufalanıyor her yanım”, “Terk edilmiş bir şantiye sahası gibi ruhumun her bir köşesi”… Bu dizeler o kadar çarpıcı ki, okurken gözünün önünde o paslı makas, o bayat ekmek ve o boş şantiye gerçekten canlanıyor. Veda burada sadece “gitmek” değil; geride kalan her şeyin yavaş yavaş çürümesi, ufalanması, anlamını yitirmesi.

En çok etkilendiğim yerlerden biri, acının fiziksel bir şeye dönüşmesi: “Yutkunduğum her hece, senin adınla boğazımda cam kırığı gibi derinleşiyor”, “dikiş tutmayı reddeden, ellerinle açtığın taze yetimlik yarası”. Bu dizeler veda acısını sadece duygusal değil, bedensel de hissettiriyor. Sanki kişi hem ruhen hem bedenen yaralı ve bu yara hiç kapanmıyor.

Şiirdeki sitem ve öfke de çok belirgin. “Hangi yalanın dindirir zihnimin dehlizlerinde tepinen bu vahşi uğultuyu?” sorusu, “senin sahte sükûnetin” ifadesi ve “bunca yıl sırtımda taşıdığım koca yalan” dizesi… Bunlar yıllarca yaşanan ilişkinin aslında ne kadar kırılgan ve yalan üzerine kurulu olduğunu yüzümüze vuruyor. Aynı anda hem kendini kandırdığını kabul ediyor hem de buna çok kızıyor.

Bir diğer güçlü yönü de yalnızlık ve çaresizlik hissi. “Yorgun bir kaçağın izini kaybettirme telaşı gibi, ama benim sığınacak yerim yok”, “ruhumun haritasında yollar silinmiş, gidecek yerim az ama taşıdığım yüküm çok”… Bu dizeler insanı gerçekten etkiliyor. Kalabalıkların ortasında bile derin bir boşluk hissetmek, kimsenin duymadığı bir feryatla yaşamak… Şiir bunu çok iyi yakalamış.

Son bölüm ise hem teslimiyet hem de hâlâ içerde bir yerlerde umut kırıntısı barındırıyor. “İçimde bir yerlerde, hala o yaramaz çocuk, umutsuzca bir mucize bekler” dizesi çok dokunaklı. Bütün bu yıkıma rağmen içerdeki o çocuk hâlâ bir şeylerin düzelmesini bekliyor. Ama aynı anda “benden geriye kalan, harabeye çevirdiğin bu ömür ve avucunda sıktığın o son kor parçasının külüdür” diyerek şiiri çok güçlü bir şekilde bitiriyorsun. Geriye sadece kül kalıyor; ne umut ne de onarım.

Genel olarak şiir dili oldukça zengin, imgeler çok yaratıcı ve akış da oldukça güçlü. Bazı dizeler özellikle akılda kalıyor:
“Kendi cenazesini omuzlayan bir hamal gibi”
“İmzası silinmiş bir senet gibi hükümsüzleşirken bütün yaşanmışlıklar”
“Veda dediğin; soğuk bir anahtarın dişlerinde usulca can çekişmekmiş”

Bu şiir, veda eden değil, vedaya maruz kalan kişinin iç dünyasını çok samimi ve hiç yumuşatmadan ortaya koyuyor. Hem acı hem sitem hem de kabullenememe hali iç içe geçmiş. Okurken insanın kendi hayatındaki yarım kalmış vedaları, söylenmemiş sözleri ve kapanmayan yaraları hatırlaması çok doğal.

Bu şiir kolay kolay yazılacak bir şey değil. İçinden geldiği gibi, hiç sansürlemeden, olduğu gibi dökmüşsün. Hem çok estetik hem de çok gerçek bir veda ayazı olmuş.

Bu şiir gerçekten etkileyiciydi.
Okudukça kan damarlarım gerildi.

Kalemine, kelamına, yüreğine sağlık
☕🙏✍️
DÜŞLER SIĞINAĞI
DÜŞLER SIĞINAĞI, @dusler-siginagi
12.4.2026 15:17:46
5 puan verdi
muhteşem
tebrikler
selam eder esenlikler dilerim
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
12.4.2026 15:16:10
5 puan verdi
Bu eseriniz, derin bir ayrılık ve içsel çöküşün sert ama etkileyici bir yansıması. İmgeler güçlü, duygu ise yoğun ve sarsıcı.

“Bir vedanın soğuğu sinmiş her kelimeye,
Suskunluk büyümüş içimde sessizce,
Ve ben, kendi içimde kaybolmuş bir izim artık…”

İz bırakan bu güçlü duygunun yankısı uzun süre hissedilecek. Mükemmel bir eser okudum. Yüreğinize sağlık can şairem. Kaleminiz daim olsun. Beğenerek okudum. Saygı ve sevgilerimle.🌸🌸🌸🌸💐💐💐💐
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
12.4.2026 15:02:12
5 puan verdi
“Veda Ayazı” şiiriniz, ayrılığın soğuk ve keskin yüzünü çok güçlü imgelerle dile getiriyor. “Veda dediğin; soğuk bir anahtarın dişlerinde usulca can çekişmekmiş” dizesi, metnin özünü yani vedanın ruhu donduran bir ayaz gibi oluşunu çarpıcı biçimde özetliyor.

Kaleminize sağlık; kısa ama yoğun bir şiir, hem ayrılığın içsel yıkımını hem de vedanın bıraktığı derin yalnızlığı içten bir lirizmle yansıtmışsınız.
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
12.4.2026 15:01:12
5 puan verdi
Şiir, vedanın soğuk ve keskin yüzünü güçlü imgelerle derin bir iç yıkıma dönüştürüyor; her dize biraz daha eksilmenin izini taşıyor.

“İçimde kapanmayan bir kapı var,
adınla açılıyor, yokluğunla kapanıyor,
ve ben o eşiğin tam ortasında üşüyorum…”

Yüreğinize sağlık, bu etkileyici dizelerinizle içe dokunan bir eser sundunuz. Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
12.4.2026 15:00:16
5 puan verdi
Veda Ayazı", bir ayrılığın değil, bir yıkımın şiiri olmuş. Şair; hayal kırıklığını 'boğazdaki cam kırıkları' ve 'terk edilmiş bir şantiye' gibi sert imgelerle o kadar gerçekçi anlatmış ki, okurken insanın içi üşüyor. Özellikle 'kendi cenazesini omuzlayan bir hamal' benzetmesi, vedanın ağırlığını muazzam özetlemiş. Sitem dolu ama çok vakur, sarsıcı bir eser. Cemre Yaman’ın kalemine sağlık
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL