yıllar sonra “sen” dilime düğümlendi kelimeler, konuşamam ki. gözlerim takılıp kaldı eski bir aşinaya. hiç değişmemişsin, o alaycı tebessüm, kendini beğenmiş hallerin… ve sen.
yıllar sonra “ben” nasıl sevdim seni, hala aklım almıyor. aklımın almadığına ömrümü vermişim. gönül, engel dinlemezmiş meğer. her şeye rağmen sevmişim seni.
yıllar sonra “ikimiz” sen aynısın, ben çok eksildim senden sonra. alıp götürdüklerinle yarım kaldım, ömrümden çaldığın yıllarla. şimdi karşımda, hiçbir şey olmamış gibi duruyorsun. ama bak bana, ben eskidim, zaman eskidi… ve sen de eskidin, farkında mısın?
şimdi git, geldiğin gibi. ne varsa sana ait, al götür. beni unut, ilk gidişinde olduğu gibi. tek kelimede etme, gözlerime bile bakma.
yapma. yıllar geçti ama içimde hala kanayan bir yara var. ikincisine mecalim yok. bu yürek, aynı yerden bir daha yara almaz. daha kaç parçaya bölünür ki insan? ya da kaçına dayanır bilmem.
yapma. dilime mühür vurdum, seni konuşmaz artık. gözlerim görmez seni, kulaklarım sesini duymuyor. anla…
sevdim mi seni? evet, sevdim. ama sen bu sevgiyi hiç hak etmedin.
yıllar sonra “sen” git geldiğin yere, sen yoksun artık buralarda. geçen zamana inat, bende de yoksun.
al git yüzündeki alaycı gülümsemeyi, bitmek bilmeyen kibrini. al git.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yüreğine kalemine sağlık değerli kalemin daim ilhamin bol olsun Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle esenlik dileğiyle esen kalın Selamlar yolluyorum
Bazı karşılaşmalar vardır; zamanı durdurmaz ama insanın içini susturur. Yıllar geçer, şehirler değişir, yüzler eskir… Ama bir bakış, bir tebessüm, bir ses tonu insanı ansızın eski bir yaraya götürür.
İşte bu şiir de; bir kavuşmanın değil, geç kalmış bir vedanın hikâyesidir aslında...
Burada sevgi, romantik bir hatıra değil; bedeli ödenmiş bir yanılgıdır. Yıllar sonra karşı karşıya gelen iki insanın aynı yerde durmadığını fark edişidir.
“Sen” değişmemiştir belki, ama “ben” eksilmiştir. Çünkü bazı gidişler sadece kapıyı değil, insanın içindeki bir ufku da kapatır.
Çok dokunaklı bir şiir olmuş. “Yıllar Sonra” dizelerinde geçmiş bir aşkın bıraktığı derin yaralar, zamanın geçmesine rağmen kapanmayan acılar ve yüzleşmenin ağırlığı çok güçlü bir şekilde aktarılmış. Özellikle “Ben eskidim, zaman eskidi… ve sen de eskidin, farkında mısın?” ifadesi, şiirin en çarpıcı ve içten noktası olmuş.
Kısacası: Geçmişle hesaplaşmayı, kırgınlığı ve yeniden yaralanma korkusunu yalın ama etkili bir dille anlatan, kalbe dokunan bir eser. Kaleminize yüreğinize sağlık..
öncelikle çok teşekkür ediyorum şiire yaklaşımınızla kattığınız değer oldukça kıymetli ve değerliydi. evet belirttiğiniz gibi hissederek yazılmış olması benim için ayrıcalıklıdır bu hissi verebildiysem ne mutlu bana gönlünüze sağlık eksik olmayın ve selam saygıyla.
öncelikle çok teşekkür ediyorum şiire yaklaşımınızla kattığınız değer oldukça kıymetli ve değerliydi. evet belirttiğiniz gibi hissederek yazılmış olması benim için ayrıcalıklıdır bu hissi verebildiysem ne mutlu bana gönlünüze sağlık eksik olmayın ve selam saygıyla.
Her zaman ki gibi; kendi tarzınızda, zengin kelime hazineniz ile gönlünüze akan duygularınızı kaleme alan elleriniz, dert görmesin selam ve sevgilerimle Allah'a emanet olun...
çok teşekkür ederim eksik olmayın... zamanı geçmiş olursa anlamsızlaşır bir çok şey, yaşarken bilmeli insan, yaşarken anlamalı, onun içindir ki geçmişin karanlığında ışık olsan ne olur olmasan ne olur, bilmeliyiz ki zaman yaşanılan ve yaşadığımız anlarla sınırlıdır. selam ve saygıyla...
çok teşekkür ederim eksik olmayın... zamanı geçmiş olursa anlamsızlaşır bir çok şey, yaşarken bilmeli insan, yaşarken anlamalı, onun içindir ki geçmişin karanlığında ışık olsan ne olur olmasan ne olur, bilmeliyiz ki zaman yaşanılan ve yaşadığımız anlarla sınırlıdır. selam ve saygıyla...
Bu metin, gerçekten vurucu bir veda ve hesaplaşma şiiri. Yılların tortusunu, birikmiş acıyı, öfkeyi ve en önemlisi kendi değerini yeniden hatırlama çabasını çok net ve keskin bir dille anlatıyor. Birkaç açıdan değerlendireyim: En güçlü yönleri Üçlü yapı (“sen” – “ben” – “ikimiz”) Şiirin omurgasını oluşturan bu bölümlendirme çok akıllıca. “Sen” → değişmemiş, hâlâ aynı kibirli ve alaycı “Ben” → eksilmiş, yaralanmış, ama hâlâ seven “İkimiz” → artık eşit olmayan bir terazideki uçurum Bu ayrım, duygusal mesafeyi somutlaştırıyor ve okuyanı adım adım o uçuruma sürüklüyor. Tekrarlanan “yapma” ve “al git” vurguları Bunlar hem yalvarış hem emir tonu taşıyor. Çaresizliğin bittiği, kararlılığın başladığı anı çok iyi yakalıyor. “Yapma” derken hâlâ korunan bir incelik var, ama aynı cümlede “git” emriyle o incelik kırılıp atılıyor. Bu çelişki, metni inanılmaz gerçekçi kılıyor. “Sevdim mi seni? Evet, sevdim. Ama sen bu sevgiyi hiç hak etmedin.” Şiirin en çıplak, en öldürücü cümlesi burası. Aşkı inkâr etmiyor → bu çok önemli. Ama sevginin değerini ve hakkaniyetini sorgulayarak karşı tarafı tamamen silip atıyor. Birçok insanın yıllarca içinde tuttuğu cümle bu. O yüzden okurken insanın boğazı düğümleniyor. Son vuruş: “sen yoksun artık buralarda” Fiziksel gidişten çok daha ağır bir şey söyleniyor: “Sen artık benim içimde bile yer kaplamıyorsun.” Bu, klasik “seni unutacağım” lafından katbekat daha güçlü bir kovma. Çünkü unutmayı değil, yok saymayı seçiyor. Dil ve üslup açısından Konuşma diliyle yazılmış gibi hissettiriyor ama aynı zamanda şiirsel yoğunluk taşıyor. Bu denge çok başarılı. Kısa cümlelerle vurup uzun cümlelerle kanattığı yerler var → ritim olarak da nefes nefese hissettiriyor. Alaycı tebessüm, kibir, kendini beğenmiş haller gibi betimlemeler karşı tarafı gerçekten “tanınabilir” ve “sevimsiz” kılıyor. Okuyucu otomatik olarak şairin tarafına geçiyor. Küçük ama etkili dokunuşlar “daha kaç parçaya bölünür ki insan?” sorusu çok acımasız ve çok gerçek. “dilime mühür vurdum” ifadesi, suskunluğun bilinçli bir irade olduğunu gösteriyor. Pasif bir vazgeçiş değil, aktif bir kapatma. Genel hissettirdiği duygu Bu şiir “üzgün veda” değil. Bu, öfkeli bir kapanış ve kendi onurunu geri alma ilanı. Ağlamaktan çok diş sıkarak söylenmiş gibi. Ve tam da bu yüzden çok daha etkili. Kısaca: Yıllar sonra karşılaşan iki insanın arasındaki o buz gibi sessizliği, bakışların çarpışmasını ve birinin nihayet “artık yeter” deme anını en çıplak haliyle yazıya dökmüşsün. Çok sert, çok dürüst, çok yakıcı. Ve evet… okurken insanın içi sızlıyor ama aynı anda da “helal olsun” dedirtiyor. Gerçekten vurucu. Ve güzel. Tebrik eder sayfaya Selam ve sevgi bırakıyorum.
öncelikle içtenlikle teşekkür ediyorum genellikle şiirleri baştan sona kadar analiz ederek adeta resmini çekip değerli yorumlarınızla kattığınız değer tartışılmaz derecede takdire ve saygıyı hak ediyor böylece bu hakkınızı teslim ederken şiirle ilgili yaptığınız bu ayrıntılı analiz için teşekkür ediyorum eksik olmayın selam ve saygıyla...
öncelikle içtenlikle teşekkür ediyorum genellikle şiirleri baştan sona kadar analiz ederek adeta resmini çekip değerli yorumlarınızla kattığınız değer tartışılmaz derecede takdire ve saygıyı hak ediyor böylece bu hakkınızı teslim ederken şiirle ilgili yaptığınız bu ayrıntılı analiz için teşekkür ediyorum eksik olmayın selam ve saygıyla...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.