0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
91
Okunma
Kapı pencere dört duvardı
içerisinde ölü ümitler doğardı
perdesinde bir gülücük unutuldu
yokluğu ile bakışan aynanın gözleri doldu
daracık merdivenlerinde ter damlaları
güneşin dargın sarısı
köşe koltuğun üşüyen dizinde ayrılığın yası
kapının dışında onun ayak izini öpen paspası
bir ev ki
ocağı bundan böyle onsuz yanacak
çay demlenecek tek başına yudumlanacak
parkede ayak sesi, sıcacık nefesi olmayacak
saray olsa ne fark eder kulübe olsa ne
kuş tüyü olmasa yere hasır serilse
iki gönül bir araya gelse
aranmazdı ne koltuk ne de sandalye
evin tamamı idi onun kokusundan ibaret
şimdi ruhsuz , mutsuz , huzursuz , gudubet
hatıralar yavan, başrol oyuncusuz son perde
vicdan gardiyan, kalp mahkûm, onsuz hücre...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.