3
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
211
Okunma

Kelimelerden uzak bir mekansız hayatın gözbebeğinde
bensiz bizlik denizinde temiz bir damlacıktaki güneşin ışıltısı
içteki dünyanın sonsuz boşluğunun gökkuşağında sessizlik
dalgaların derinliğine saklanmış bir okyanusun yunus şefkati
aklının kaçtığı her adımı kovalayan dikkatli şuur yorgunluğu
güzellikleri kapayan göz kapağının üstündeki kalın kir tabakası
otoyolda direksiyon hakimiyetini kaybettiren sarsıcı öpücük
yardımsız yalnızlık duygusunu bilmeyen sahte kahkaha sesi
zalim olunabilirlikteki günahsızlık kadar gerçeğin ta kendisi
iyi ve kötünün can ciğer kuzu sarması kadar saçma sapanlık
sözler de davranışlar da bakışlar ve duruşlardaki sıradanlık
yıkasalar sarı tarlalarla kalbin içini dışını arınmışlık sabunuyla
gelinciklerin vurdum duymazlığını verseler alıp karamsarlığı
söyledikleriyle yaptıkları farklı mıydı sanki minicik sincabın
dağ mavi deniz yeşil tabiatın her bir zerresi ne saf ne yalın
ağlamak temizler mi içteki zindanın katmanlaşmış zifiri kirini
şaşır dışına kahır saçıp aslında mutluyum huzurluyum diyene
sanki dünyanın merkezinde oturmuş Allahı bile almış tekeline
yok yok çaresizlik gibidir dinlemeyenle konuşmaların beyhudeliği
onunla varlığın yok olmuştur çoktan ararsın nereye kaybolduğunu
o üzülmemelidir incinmemelidir dikkat edilmeli itina gösterilmelidir
dolar dolar dolar yolladığı negatiflik çuvalı çöker bağrına inletir
nerde peki nerde o yok habersiz iyi sanıyor seni oysa iyi misin gerçekte
ağzın bozulur duyguların alt üst olur kötü sözcükler dudağından dökülür
anında pişmansındır kötü söz günahtır gıybettir lakin kaçanı tutamamışsındır
şaşmışsındır bi de üstelik dersin ağzım bozuldu kalbim kirlendi ne yapacağım
kim düzeltecek bozulan duygularını kim tamir edecek pislenen ağzını
eyvah yok olsan kurtulurdun belki kızsan pişmansın kızmak hakkın değil
hep olumlu olmak iyimser yapıcı olmak çabaların bir anda yerle bir
eyvahlar ve yazıklar arasında gidiş gelişler çıldırtıcı gıcırtıyla dönen silindir
sepete doldur üzüm yeşili umutlarını al bi tek kendi canını kaç
çık yüce bir dağın ucuna bütün kirletilmişliklerini gökyüzüne saç
fikri sabit çengelli iğnesini batırırken neşeni kanatışındaki gizli zevki
bir sen bilebilirsin söylesen inanmazlar sorarsın kendine doğrusu ne
delirten tekrarlar dizisi bitmeyen ızdırabın acıdan ibaret tortusunu atar
atar daima en yakınındakinin en mahrem en savunmasız en narin yerine
senin hayatın diye bi şey olmaz olamaz yerleşir beyninin komuta merkezine
insan insanı yok eder mi üzüntüsünü sana boca edip huzurluyum der mi
akıl tutulması hafıza kaybı dalgınlık garip gülmeler ardından ağlayan kim
kurtaramaz bu açmazdan yol yöntem tavsiye teselli etkili ilaç veren hekim
yara ruhuna açılınca kimse görmez kalbinin gözü kanar mütemadiyen
kurtulayım dersin daha fazla dolanırsın düşüncelerin yumağına çırpınırken
işine yaramayanı verir yemediği giymediğinden kurtulması tek yaptığı
ah ne cömert bilirler evet evet hayat hikayesinin kapkara yükünün çöplüğüsün
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.