Oğuz Can Hayali
697 şiiri kayıtlı

BAĞBOZUMU/2 (*)

Oğuz Can Hayali
  5,0 / 1 kişi ·3 beğenme · 1 yorum · 111 okunma

BAĞBOZUMU/2 (*)


İsatanbul Kültür ve Sanayi Fuarı adının ilk harfleri
"İHKÜS" olunca,
Latince bağbozumu Tanrısı’nın ismi
"Bachus" kelimesini anımsattı bana,
"Dianisos" ise yunanca.
Baş Tanrı Zeus ile Semele’nin oğlu.
Tüm eski Antik Yunan Söylenceleri’nde olduğu gibi,
tabiki
hepsi bence uyduru.

Yinede
bir rivayete göre;
Dev ve Titan’lar onu kaçırmişlar,
keserek parçalamışlar.
Bu parçaları ninesi Rhea
-aynı zamanda Büyük Tanrıça-
bulup-yapıştırarak onu yeniden doğurtmuştur
ve ismide Yunanca’dan
"İki kere doğan" olan
Dianisos koymuştur.

Varsın o iki kere doğsun,
bizimki her yıl olsun;
Her yıl yeni bir şehir
"kendi özelliğine göre,
iki yılda yöresel, her dört yılda evrensel
bu Fuar’da görev verir.
Haydarpaşa Garı arkasındaki alamnda;
Köy ve Tiren Müzesi,
Bağ-Bostan ve tarla,
El sanatı, resim ve fotoğraf sergisi,
Müzik-Tiyatro-Sinema
görsel ve duysal eserler şenliği var burada.

Üzüm-pekmez-şarapçılık-bağcılık,
Sabun-Zeytin-Salamura-Yağcılık,
Balmumu-Arı-Koğanı süzme ve doğal balçılık
kurulsun-sergilensin,
görerek-öğrenilsin;
"Bu gar’ın Alanı mı dar?
Al sana; Kadıköy koyu, Şilep rıhtımı, Silo’lar,
Kızkulesi, Kalamış iskelesi,
Selimiye Kışlası, Haydarpaşa Lisesi,
ver elini Üsküdar.

Sallama bre o kadar
Yetti, orada dur,
atma böyle ne olur!
Ama bu şairin bir huyudur;
Ya hayal eder-bulur,
yada uydurur-durur."

Benim yurdumda
Bağbozumu varoluşuna saygı vardır.
Güzel ve tatlı olan bozulmaz asla,
kaybolup-bitmez-tükenmez,
yok olupta gitmez.
Birlik ve berekettir herşey,
yitirilmez hiç bir şey,
Üzüm-şıra-köpük-Pekmez ağızı tadlar,
bu coşkuyla,
bu neşeyle,
bu şükürle uğurlanır sonbahar.

Konya’da
Şakalağan Köprü’deki büyük bostan ve bağımızda,
Bağbozumu başkadır.
Bir hafta, yada aylar öncesi hatta;
Dibi düz bakır-büyük-leğen kalaylanır,
Bağ Bıçak’ları bilenir ve paslanmasın diye yağlanır,
ağaç ve çalılardan budanan çırpı toplanarak-bağlanır,
kurusu pekmez kazanını ısıtsın diye, 1 yıl sonraya saklanır.

Bağlamayla, saz ile
-belkide çalgının adı burdan gelşir-
sepet ve küfe delikleri örülür,
ağızları gerilir
çuval yırtıkları dikilir keten ipliğiyle,
eski çapıt , yani artık çuval bezi
yamalar yenisini.
Doğal sabunla yıkanır, toprakta güneşlenir çuvalllar,
-toprak bizim için ne çamurdur, nede pis-
kuruyanları çeviririz biz,
kuru yere yatırırız yine;
"Her iki yüzü bereketlensin!" diye.

En anlamlı hazırlık belki,
Bağbozumu’nda söylenecek sözün tesbitidir ki;
Geline-kaynanaya, kou-komşuya,
akraba-yakına, tanıdığın hasmına
gönderilecek "Değdirme-estirme, atma
usulünce sözlerdir;
"Bağbozmu’nda kızmaz buna-gocunmaz hiç kimse!" denir.
Hani her bayramın cuma namazına giderken Hünkar’a halkın;
"Mağrur olma Padişah’ım,
senden büyük Allah var!" Dediği gibi
vardır Bağbozumu’ndada böyle ince tenkit serbestliği.,
Niçinmi yapılır bu kinaye?
Üzüm kendi tadı içinde boğukup, sirkeye kaçmasın diye!

Ben küçük olduğumdan,
aklım ermezdi o zaman
bu anlatılara,
yalnızca kız ve kadınların,
birde sünnet olmamış çocukların
katıldığı toplantılara.
Aslında kimin yarası varsa,
yada kapanmışsa, kanıyorsa için-için hala,
birde kendisi bu yaraya bulamıyorsa deva;
Hasmına "Haberin olsun!" diye gönderilecek öğütlerdir,
ki bu değdirme-laf atma
sürülür şifa niyetine üstüne
-böylece yara delinir-deşilir-
ağrısı belirginleşir,
ve belkide iyileşir.

Araya sokulan,
geçmelerde kullanılan
şarkı türkü ve ağıtlar;
...
"Bağa girdim üzüme, çubuk değdi gözüme.
Uyma dedim uydun, sen ellerin sözüne."
...
Yine geldi bağa yar, üzüm kestim bağlarım.
Kış gönlümde bahar var, yar elinde ağlarım.
...
Taşa verdim yanımı, toprak aldı canımı.
Ezrail’e can vermezdim, o yar aldı canımı."
...
"Ah dağlar sümbüllü bağlar, ellerim elindedir.
Bunca yıldır ağlarım, hep senin derdindedir."
...
Gibi
üzüm ve bağ şarkıları söylenir
gülünür-eylenilir.

Dün inanın
İnternet’teki bir Video’da (**)
çok tuhaf şey yaşadım;
Konya’daki bağda
sanki 7 yaşındaydım
ve Bağbozumu başındaydım.
O kinayeli sözler,
o türkükler,
o şarkılar,
o maniler,
o ağıtlar ve değdirmeler
tıp-a-tıp 65 yıl öncesi gibi
aynen oradaydılar;
Havva Ana’m, Nedime bacı’m, Ayşa kız, komşular...
Vallahi;
Benzerliğin bu kadarı da olmaz ki,
şaşa kaldım,
eski günleri andım.
Gerçek olması nedeninden
vede can-ı gönülden
bu Video’yu görmenizi tavsiye ederim;
"Kalemin gücü,
böyle bir anlatıma yetmez çünkü"

Şimdi;
"Konumuz süt, tereyağ, yoğurt, yayla peyniri.
Sahne; Yaylada Çiflik Evi.
Figüranlar; Eşşek, Tavuk, Horoz, çivciv, at,
Bostan Beygiri’ni bir yana bırak!

Ses yayıcısından musik Kırşehir yöresinden geliyor,
Neşet Ertaş saz çalarak-söylüyor;
"BAHÇADA GÜL AĞACIı"
Hayda;
"GüZELİM HAYDI-HAYDI"
Süt dövüyor yayıkta;
"AMAN NİDELİM!"
Başörtüsü oyalı,
şalvar nazilli basma;
"DİBİNDE İKİ BACI."
Çalkalaryaylada tahta yayığı;
"NERE GİDELİM?"
Çıkıyor üste yağı;
"GÜZELİM HAYDI-HAYDI"
Haydin bizde
yağ değilde,
bugün peynir çekelim!

Ağaç yörükte çalalım süte maya,
azcık bekletelim ama,
süt kesilsin-dibe çöksün çökerek,
üsteki suyu gelerek
türbeni sarmalı, yazmalı yörük bacı,
kepçelesin dışarı,
dibinde tortusu kalsın.
Tortuyu doldurur keten bir torbaya,
gözenekleri su, sızısı damla-damla
"Terler!" de denir,
Ya yoğurt olur yenir,
yada peynıre dek beklenir;
"Oh beeee!"
" "Şimdi karşıda,
kol ve bacakları eğri,
parmak ve elleri tahta,
meşin menteşe eklemleri ile,
yalan söylemekten uzamış havuç burnuyla
sadece
Pinokyo kaldı geriye.

Bu yalancı kukla;
İki yana açtığı el ve kollarıyla,
yaklaştı Makinist Hidayet’in torunu Aliye’ye
ve bilinçli bir şekilde,
tek-tek basarak harflerin üstüne;
"B-i-t-t-i "
dedi.

Aliye;
"Biten ne dede?"
Sorusunu sorunca,
Makinist Hidayet onun kulağına
eğilerek usulca;
"M-a-s-a-l D-i-y-a-r-ı-!"
diye fısıldadı.


(*) Yana yatık/içerik dizeler HAYDARPAŞA GAR OTELİ 10 şiirkayelerinden alınmıştır.
"**) Kırşehir Tokumen Kasabası yöresinden TRT’nin çektiği "Bağ Bozumu Geleneği Nedir?" kuşaktan-kuşağa Video’su
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
BAĞBOZUMU/2 (*) şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

BAĞBOZUMU/2 (*) şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ , 5 puan verdi
29 Ekim 2019 Salı 16:21:08
Bilge Dost;

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN…
Tebrik ederim…

.................................................... Saygı ve selamlar..
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.