3
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
997
Okunma
Hayatı nefes alarak yaşamak
Umutlara yolculuklar başlar
Hayal gücün rotan olur
Yolun beyinle yürek arası sefere çıkar
Bazen dolu bir namlu
Bazen boş bir kovan
Barut kokusu siner
Dikenli engebeli yoluma
Aslında tetiği çeken ben vurulan ben oluyorum
Molalarım oluyor hayata dair
Her molada yitik yanlarım kalır
Candan bir parça yürekten bir tutam
Vicdan isyanların eşiğine gelir
Safi olur duygular hiç kirlenmemiş
Tıpkı bir gelincik gibi, yada dağ gülü gibi
Rüzgar değer safi duygularıma
Kirli emeller taşır rüzgar
Hüzün döşek kurar yüreğime
Misafir olur safi duygularıma
Küser gözlerim Dünyadan
Ayaklarım bilinmedik mekanlara
Yolculuğa başlar
Dikenler batar ayağıma
Badireler setler örülür yollarıma
Sabır derim sabır dilerim
Sukut’a boğarım dilimi
Sessizlik boğmaya başlar bedenimi
Cüsem de ayaklanma başlar
Grev başlar asilik başlar
Namluya verilir son bir mermi
Mermiyi hak eden bulunmaz
Ucsuz bucaksız bir yol olur
Kah patika, Kah çakıl yüklü, Kah alsfat
Hangi yöne gidersem gideyim
Yönüm hep aynı ortaya döner
Bilinmedik demde yolculuğum başlar
Gelecekten geçmişime
Üç şekerli çayımı kırtlama olarak içmeye başlarım
Ciğerlerimi boğan bir nefes sigara çekerim
Alemi dinlerim
Bahşedilen nefes boşa tüketilir
Cahil ile alim aynı kefeye konulur
Çakal ile delikanlı aynı safta yol bulur
Aslan kediye yenik düşer
Ellerimde barut kokusu yer bulur
Vicdanım benim tarafımdan vuruldu
Faili meçhul olmadan teslimyet veriyorum
Çakıl taşına tekme sallar gibi
Bu dünyaya da tekme vuruyorum işte
Üryan benliğimi istiyorum
Hiç lekelenmemiş hiç kirlenmemiş
Safi duygularımı istiyorum
Katıksız vicdanımı
Ruhi derecede ki aklımı
Kısacası sesim çıksın diye
Ebemin kıçıma vurduğu tokat halimi
Dünya ya ilk seslendiğim yaşımı diliyorum
Bebeklikten çocukluğu
Emekleyerek ayakta durmak için tutunduğum
Zamanı istiyorum
Dünya kirlendi ben kirlendim
Nefsim büyüdü vicdanım küçüldü
İstek ve arzular çoğaldı insanlığım öldü
Ben büyüdükçe şeytan ile aynı yaşa varıyorum
Alim ile yarışmak ister iken
Şeytan ile hırslı bir yarışa girdim
Dem, demi kovaladı
Kıçıma yediğim tokatı unuttum
Oysa o tokattan sonra hep ğalamak
Yer aldı hayatımda
Ben direndikçe gözlerim boşaltı yaşlarını
Zalimi gördüm hükmü ile ezen
Şerefsizi gördüm şerefini pazarda satar iken
Namusluyu gördüm sokakta pazarda iken
İtibarlı dilleri gördüm kan kusarken
Oysa ben hayat yolculuğundayım
Bir yerden bin yere ve son noktaya giden
Geliş noktam belli duraklarım belediye otobüsünden çok
Varış noktam toprak olacak
Zalimin zulmünde kalana yandaş oldum
Ezilen hor görülene gardaş oldum
Haksızlığa boyun eğmedim haklıdan yana oldum
Çakalların sofrasına tekme vurdum
Mazlum için göz yaşı döktüm
Garibe garibana gariban oldum
Vicdanım titretti bedenimi
Asla namussuz dan şerefsiz den yana olmadım
Ezan sesinde salavat getirmeyi
Yüzümü kabeye çevirmeyi
Anlınmdan seccademin öpmesini
Lokmamı paylaşmayı
İnsan ola insanı baş tacı etmeyi
Öğrendim bu yalan dünyada
Bir gün giderim bu yalan alemden
Geriye kalan adım olur
Yada bir kaç kelamım olur
Lakin unutulmaması gereken tek şey
Ben:
O mert yiğit babamın oğluyum
Dogruluktan ayrılmayan
Düşenin elinden tutan
Ekmeğini paylaşmayı bilen
Evini yüreğini insan olan insana açan
Ben yüreği büyük olan
Babamın oğluyum
Doğru yoldan beni hiç kimse çıkaramaz
Çünkü ben o doğru olan babamın oğluyum...
5.0
100% (11)