Kondukça içime adın,
Aşka dönüşüyor her nefesim.
Sabırım ince bir ip gibi,
Kopacak sanıyor herkes…
...
Devamını oku »
kanatları kesik bir martı düştü içime
adı, çocukken unuttuğum bir dua kadar kırık
ve sesinin yerinde
paslanmış bir keman var şimdi,
kanıyor telleri.
...
Devamını oku »
Beklemek, bir eylem değil, bir oluş biçimi. Sanki bedenin her hücresi, gelecekteki bir ana doğru gerilmiş bir yay gibi. Önümdeki soğumuş kahve fincanı, bu bekleme halinin en dürüst kanıtı. Tıpkı fincanın içindeki buharın yitip gitmesi gibi, her saniye, umudun sıcaklığından bir parça eksiliyor. Ama yine de gitmiyorum.
Çünkü bekleyenler, bilirler ki, asıl mesele gelip gelmeyecekleri değil; asıl mesele, sen oradan kalktığında o ihtimalin de kalkıp gitmesidir. Bu yüzden, gölgemi duvardan ayırmadan oturuyorum. Gözlerim kapıya değil, kapının eşiğine takılı.
Beklemek, aynı zamanda bir tür hatırlama biçimidir. O bekleme süresince, zihin, gelmesini beklediğin kişinin tüm küçük ayrıntılarını tekrar tekrar inşa eder. Sesinin tonu, yüzündeki o anlık şaşkınlık ifadesi, elinin dokunuşu. Ve sen, bu parçaları bir araya getirirken, beklediğin kişinin aslında her an seninle olduğunu fark edersin.
Masa boş, fincan soğuk, ama sen her an daha da gerçeksin. Ve ben, bu boş masanın başında, tüm bu gerçekliği kabul ederek bekliyorum. Çünkü burası, zamanın durduğu ve tüm dünyanın sadece bir ihtimalden ibaret olduğu yer.
...
Devamını oku »
Bekleyiş
Yalnız gecelerin sessiz tanığıyım, Her adımda seni arıyor gözlerim. Uzak diyarlarda bir umut beslerim, Belki bir gün çıkageleceğin hayaliyle.
Beklemenin acısını bilir misin? Zamansız bir limanda demirlemek gibi, Ne gidebiliyorsun, ne kalabiliyorsun, Sadece bekliyorsun, hiç bitmeyen bir sabırla.
...
Devamını oku »
Gökyüzünden gelmiş gibi çıktı geldi .
Bir bakışıyla salladı yürek teknemi .
Dağ gibi dalgalandı kalbim .
Engin mavisiyle sardı sarmaladı .
...
Devamını oku »
Gönlümde açıldı bir ince yara,
Ne tabip bilir de ne ilaç sarar.
Sensiz geçen ömür yokluğa çare,
Aşkınla yandıkça dumanım tüter.
...
Devamını oku »
Her yer yanmış, çocuk eti kokuyor insanlık.
Başta Mezopotamya, paramparça adeta;
Darmadağın, kan gölü, Ortadoğu berzahta.
...
Devamını oku »
Temel atmama töreni, halkla alay ediyor,
Yapılan metro istasyonuna çakıl taşı döküyor,
Ondan hizmet bekleyenler, kuyruklarda bekliyor.
Gavuristan’dan borç aldım diye seviniyor,
...
Devamını oku »
Başa gelenlerde çekiliyor can bedende olduğu
sürece düşe kalka ağlaya sızlaya hayata tutunmaya
çalışmak zorundayız bizlerin dediği değil Onun
dediği olmaktadır O dilediği anda ne dert kalır
nede bir keder Ona boyun eğenler onun eşiğinde
...
Devamını oku »
Ne giden geldi, ne bekleyen vazgeçti
Ne giden geri dönmeyi düşündü,
Ne de bekleyen yoruldum diyebildi.
...
Devamını oku »