e d i b / a h m e t
63 şiiri ve 10 yazısı kayıtlı Takip Et

Niyeti bozduk bir kere



NİYETİ BOZDUK BİR KERE

Zeki, kırk beş yaşında kütüphane müdürüdür. Bu yaşa kadar hiç evlenmemiş günübirlik ilişkilerle yaşamış çapkın denilebilecek biridir. Belki de hayatını paylaşabilecek birine hiç denk gelmemiştir. Yaş ilerledikçe evlenme ümitleri günbegün erimiş yok olmuştur. Artık yeknesak hayattan o da bunalmış, yaşamından tat alamaz olmuştur. Kalabalıkların arasında yalnız biridir o… Oysa çevresinde hatırı sayılan sevilen biridir ya da maskeler o yöndedir.
Yine kütüphanede odasında düşünür bir halde:
- Off sessizlik hayatımın bir parçası gibi… Hayatım sessiz, işim sessiz, gönül dünyam sessiz… Yaşım da oldu 45… Nereye kadar Zeki, bu sessiz çığlıklarım… Off ki ne off! (…)
Çaycı Abidin içeri girer:
- Müdürüm çayınız…
Zeki:
- ?
Çaycı Abidin:
Müdürüm çayınız…
Kendine gelen Zeki gürler:
- Bir kez olsun şu kapıyı çal da gir be adam!
Çaycı Abidin:
- Efendim çaldım, herhalde duymadınız.
Zeki:
- Uzatma, çık dışarı!
Zeki kendi kendine konuşarak homurdanır:
- Kapıyı çalmışmış da girmiş, yalancı p.....k, kimi kandırıyorsun? Hadi çaldın diyelim, ben sana gir dedim mi hayvan oğlu hayvan! Bir tane adam olmaz mı ya adabı bilen! Bunlar bana kafayı yedirtecek! Yok yok… Bu böyle olmayacak, yıllık izni kullanıp bir yerlere gitmeli. İyi de bu kış ortasında nereye gideyim ki?
Birden kafasında bir şimşek çakar.
- Tamam, buldum, bir Uludağ bana iyi gelir. Yarından tezi yok Bursa’ya gitmeliyim. Dağ havası, kayak iyi gelir. Kim bilir belki güzel bir bayanla tanışırım.

Dediği gibi yapar ve bir gün sonra yıllık iznini kullanarak Uludağ’a gider. Uzun bir yolculuktan sonra varabilmiştir Bursa Uludağ’a… Hatay nere Bursa nere… Yaklaşık 1030 km’lik yolculuktan sonra kendini bir otele atar ve yarına zinde kalkmak için duştan sonra o yorgunlukla deliksiz bir uykuya dalar… Memurluktan gelen alışkanlıkla erkenden uyanır, kahvaltısını yapar ve kayak takımlarını alarak kendini bembeyaz karların koynuna bırakır. Tertemiz havayı ciğerlerine çeker ve Allah’a teşekkürlerini sunar…
Usta sayılırdı kayak sporunda, adeta rüzgârla yarışırdı… Otelden epey uzaklaşmış, koca dağda ıssız bir yere gelmişti. Biraz da yorulmuştu. Vakit de ilerlemiş akşam olmak üzereydi. Otelin yolunu tutmak artık yerinde olacaktı. Otelin yolunu tuttu ve nihayet oteline vardı. Kendince güzel geçirmişti ilk gününü… Yine memurluk hayatından kalan bir alışkanlıkla erkenden kalktı, kahvaltısını yaptı ve lobiye geçip ajanslara bir göz attı. Önemli bir havadis yoktu, odasına çıktı ve kayak takımlarını alarak otelden ayrıldı. Gözüne biri ilişti. Kayak yapmaya çalışan her seferinde de yere düşen birine… Son düşüşü kötü bir düşüştü. Yıldırım gibi yanına vararak ellerinden tutup onu kaldırdı. Elini tuttuğunda bir şeyler hissetti…
Zeki:
- Geçmiş olsun hanımefendi, acemisiniz galiba.
Bayan:
- Evet efendim.
Zeki:
- İsmim Zeki, yıllık iznimi kullandım attım kendimi buraya. Ara sıra gelirim Uludağ’a…
Bayan:
- Teşekkür ederim Zeki Bey, çok naziksiniz. Benim adım Ayşe, İngilizce öğretmeniyim. Yarıyıl tatilimi geçirmek için geldim.
Zeki:
- Memnun oldum Ayşe hocam. Sana kayak konusunda arkadaşlık edebilirim, tabii isterseniz…
Ayşe:
- Memnun olurum efendim.
Zeki:
- Öncelikle şu kayak işine el atmak lazım, şu düşmelere bir son vermek lazım…
Gülüşürler. Zeki, kayak sporunun inceliklerini öğretir genç öğrencisine. Her gün buluşup kayak sporu yaparlar, sohbet ederler, güzel zaman geçirirler.
Ayşe öğretmen artık daha az düşüyor, eskiye nazaran daha iyi noktaya geliyordu kayak sporunda…
Ayşe öğretmen de bunalmış, yeni biten ilişkisinin ardından kendini Uludağ’a atmıştır. Zeki Bey’i limanına sığınacak bir büyük, bir çınar ağacı olarak görüyordu. Oysa Zeki Bey, duygusal bağlamda Ayşe öğretmenden çok etkilenmişti. Elini her tuttuğunda dünyanın tüm renkleri değişiyordu adeta… Acaba ona evet der miydi?
Yine uzaklaşmışlardı kalabalıklardan… Zeki, kararlıydı. Ayşe’ye hislerinden bahsetmeliydi artık:
Zeki:
- Ayşe, seninle zaman su gibi akıyor adeta, iyi ki seni tanıdım. Dünyanın başka renkleri de varmış, hayatıma renk kattın, anlam kattın.
Ayşe, şaşırmış sadece dinliyor, anlamaya çalışıyor…
Zeki, Ayşe’ye daha da yaklaşır, ellerini tutar, başını göğsüne dayayarak:
- Zor bir ilişki yaşamışsın ve tüm kafandakileri atmak için ta İzmir’den buralara kadar gelmişsin.
Ayşe, şefkatli yaklaşan bu adama daha sıkı tutunur, gözlerinden akan yaşlara mani olamaz.
Zeki, Ayşe’nin elini dudağına götürüp öper. Ellerini vücudunda gezdirir, Ayşe vücudundaki ellerden rahatsız olur, karar veremez bu adamın yaklaşımına: Şefkat mi şehvet mi? Birden dudaklarına yapışınca olabildiğince hızla kendini çeker:
- Kendinize geliniz Zeki Bey!
Zeki:
- Seni seviyorum, seni seviyorum.
Ayşe:
- Ben yirmi dört yaşındayım, kendinize geliniz.
Zeki:
- Yaşın ne önemi var, seviyorum işte…
Ayşe:
- Ben sizi hep bir büyüğüm olarak gördüm, lütfen efendim… Ben gidiyorum.
Zeki:
- Gitmek mi zor, kalmak mı?
Ayşe:
- Benim için gitmek kolay, zaten kalmak istemiyorum. Bir daha da karşıma çıkma.
Zeki:
- Ayşe, Ayşe! Gitme… Gitme Ayşe…
Ayşe gitmişti, Zeki sinirlenen uzuvlarını ve tüm vücudunu kara gömdü, ancak soğurdu tüm bedeni…

Beğen

e d i b / a h m e t
Kayıt Tarihi:18 Şubat 2012 Cumartesi 15:47:57

NİYETİ BOZDUK BİR KERE YAZISI'NA YORUM YAP
"NİYETİ BOZDUK BİR KERE" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
DemAN
8 Mart 2013 Cuma 12:19:07
Tam edebice, ve ustaca...

Her dizesini gıpta ile okudum, akıcı anlatımı ile bir elit hikaye okudum, teşekkürler hocam

Saygımdasınız her daim

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 8 Mart 2013 Cuma 12:59:58
Güzel kalem, elit kalem hoş geldiniz, şeref verdiniz...

Teşekkürler...

Saygılar...
DemAN 8 Mart 2013 Cuma 13:06:36
Sizi okumak benim için büyük bir şanstır. Güzel övgülerinizle beni onurlandırdınız. Oysa benim yazdıklarım sizin yazdıkları yanında ancak gölge olur, hürmetlerimle hocam


Sizi okumak keyifli ve inanın cevap yazmak için güçsüz kalıyorum çalışmalarınıza çünkü edebice yazıyorsunuz, affola

Selamlarımla
Mimi Canoğlu
5 Mart 2013 Salı 03:04:00
bu gönül işleri böyledir ya aradığını bulamazsın
yada aradığını bulduğunda geç kalmışsındır
.......Zeki beye yeni denemelerinde başarılar diliyorum hoş bir yazıydı
...................teşekkürler Aziz dost Ahmet kardeşim

Cevap Yaz
gülnur15
19 Aralık 2012 Çarşamba 21:21:07
Demek ki öyle her hacıya hocaya inanmayacaksın Ahmet hocam :)) Tebriklerimle hoş bir hikaye idi
selam ve saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Aralık 2012 Çarşamba 21:23:23
Okuyan gözlerinize sağlık Gülnur hanım, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz...

Teşekkürler, hürmetler...
AYSE KAVAK
29 Temmuz 2012 Pazar 14:03:14
Cok guzeldi anladim zeki bey neden evlenmemis , yureginiz ve kaleminiz dert gormesin cok guzeldi...icinde ayse varsa guzeldir saygilar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 29 Temmuz 2012 Pazar 14:10:59
:))) Okuyan gözlerinize sağlık Ayşe hanım... Sevgilerimle, saygılarımla, şükranlarımı sunuyorum...
sumaysat1
1 Temmuz 2012 Pazar 17:46:04
ileri yaşa kadar evlenmemek, çok ciddi sıkıntılar ve ruhsal tahribatlar oluşturuyor,
bana göre bir erkek, kesinlikle 30 yaşından evvel evlenmeli,
hüzünle biten bir son...adeta toplumumuzdan örnek olmuş güzel bir hikaye....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 1 Temmuz 2012 Pazar 17:57:57
Okuyan gözlerinize sağlık Haluk Bey, değerli dostum...
Sami ASLAN
9 Mart 2012 Cuma 11:16:24
HAYAT BÖYLE OLUMLU OLUMSUZ YAŞANMIŞLIKLARLA DOPDOLUDUR. KARDEŞİM. TEBRİKLER..SEVGİLER

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 9 Mart 2012 Cuma 11:19:52
Sami hocam, göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık...

Çok teşekkürlerimle...
osman aksoy
4 Mart 2012 Pazar 21:23:20
Hayat böylesi olumsuzluklarla dop dolu zeki ayşeyi ister ayşede bir başkasını
ister,bu yüzden hüzünlü buluşma ve kavgalı uzaklaşmalar,zaman zaman
baş gösterir.kutlar saygılar sunarım
Selamlarımla Osman AKSOY

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 5 Mart 2012 Pazartesi 11:16:37
Osman hocam, göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık efendim... Çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum...
TÜLİN ÖZTUNÇ
26 Şubat 2012 Pazar 21:07:31
Ay, çok tatlı bir yazı. Ayrıca bayıldığım CAHİT Sıtkı TARANCI'nın bu şiirinin varlığını da sayenizde öğrendim. Kocaman Teşekkürler. Tebrikler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 27 Şubat 2012 Pazartesi 13:38:04
Tülin Hanım, göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık...

Şen ve esen kalınız...
hale hekimoglu
26 Şubat 2012 Pazar 13:30:05
senin gibi gençlerin yazdığı öyküler beni mutlu ediyor... keyifle okudum, devam derim ...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 26 Şubat 2012 Pazar 15:07:24
Hale yazarım; güç veren ve şevklendiren yorumunuza çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum...
Saynur Baysal Öztürk
22 Şubat 2012 Çarşamba 14:48:48
"Niyet ettim, tez vakitte evlenmeye..." demiş de, gariban, davul bile dengi dengine çalarmış.
Güzel bir hikaye olmuş, elinize sağlık diyorum. Selam ile...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 22 Şubat 2012 Çarşamba 15:40:25
Saynur hanım, göznuru döken gözlerinize sağlık efendim... Çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum...

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
yaban böceği
19 Şubat 2012 Pazar 22:23:55
Bir kız bana emmi dedi diyor türkülerimiz. Aradaki 21 yaş akla yatan bir şey değil, kız da sevseydi sevgiye saygının hatırına bir söz söylenemezdi elbet...
Her şey zamanında güzel, şartlar uygun olduğunda insanın aklında evlilik olmalı ve evlilik uğruna da şartlar zorlanmalı zira evlilikte keramet vardır demiş eskiler...
Zeki bey gibiler zamanında kim bilir kaç kalbin hayallerini ağlattılar. Sevmenin adı gönül eğlendirmek değil ki!
Bekarlık sultanlıktır, biraz hayatımı yaşamalıyım, evlenmek için daha çok gencim gibi kendince bahaneler üretip evliliğe soğuk bakanlara ilanen duyurulur diyen bir yazıydı. Kendini okutturan akıcı anlatımıyla ve sosyal içerikli verdiği mükemmel mesajıyla paylaşımınızı kutluyor, gönül dolusu selam ve sevgilerimi sunuyorum...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 20 Şubat 2012 Pazartesi 18:42:20
Ahmet hocam; harika yorum ve göznuru dökerek sabırla okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

Saygılarımla efendim...
AYSE 09
18 Şubat 2012 Cumartesi 22:24:44
güzel anlatmdı
güzel yazımdı
saygılarımla

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:18:16
Göznuru döküp okuyan gözlerinize sağlık efendim, çok teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum...
masal_o
18 Şubat 2012 Cumartesi 20:57:53
kaleminiz daim olsun hoş bir yazı okudum , duru bir anlatım güzel bir öyküydü tebrikler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:19:26
Göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık, güzel yorum ve ziyarete teşekkürlerimle...
defnemlk
18 Şubat 2012 Cumartesi 18:53:30
Naptınn ahmet ya başka şekilde bitirseydin şu hikayeyi)))

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:20:20
Göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık, güzel yorum ve ziyarete teşekkürlerimle... Bitiş biraz mizahî olsun istedim efendim.

Saygılarımla...
Gülsen Tunçkal
18 Şubat 2012 Cumartesi 18:40:04
akici ve güzel bir øykü...ama yas farki ve zeki beyin ne oldugu belirsiz duygusu hic de hos degildi ...zaten baltayi tasa vurdugunuda kendiside anlamis...kizi yerindeki bir hanima seni seviyorum ,demesi gibi...sevmek ulvi bir duygu ... bir bilinebilse sevgunin degeri...gencecik bir kizla orta yastaki biri...ne olursa olsun gitmez diyorum...kutlarim yazinizi ahmet bey saygilarimi gønderiyorum size...selamlar üstad

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:21:30
Gülsen hanım, Göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık efendim... Güzel yorum ve ziyaretinize teşekkürlerimle...
canandemirel
18 Şubat 2012 Cumartesi 18:05:40
Bazen yalnızlık duyguları yanlış kararlara sebep olabilir. Kahramanımızda birini bulma umuduyla genc bir kıza sarılmış. Anlatım, ifade çok çok güzel, tebrikler
Selamlar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:22:00
Göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık, güzel yorum ve ziyarete teşekkürlerimle...
Numan DİNGİL (Gazeteci)
18 Şubat 2012 Cumartesi 18:05:38
Ahmet kardeşim döktürmüşsün, kalemine saglık, eserlerin sanıyorum hep okunacak ve anılacaktır. Gönlün açık, hayatta önün açık olsun bizde yazı ve şiirlerine tanık olalaım. saygılarımla esen kal.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:22:13
Göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık, güzel yorum ve ziyarete teşekkürlerimle...
CemalettinGÜRPINAR
18 Şubat 2012 Cumartesi 17:58:59
Çok güzel bir yazı okudum kalemin ve yüreğin var olsun tebrikler...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:22:49
Cemalettin hocam, çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum...
Mevlüt GÖZDE
18 Şubat 2012 Cumartesi 16:37:41
Türkçenin her geçen gün katledildiği günümüzde sade,duru ve doğru bir Türkçeyle yazılmış olması öykünüzün en belirgin yanıydı benim için.Bu da Türk diline ve okuyucuya duyulan saygıydı aynı zamanda...

Kutluyorum anlatımınızdaki ustalığı ve yazımındaki başarınızı efendim...

Saygılarımla...

gözde-i mevlid tarafından 2/18/2012 4:39:16 PM zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:23:13
Mevlüt hocam,göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık, güzel yorum ve ziyarete teşekkürlerimle...
Çerkez Kızı
18 Şubat 2012 Cumartesi 16:28:15
SEVGI GUZEL EGER KARSILIK BULURSA , BURDA TEK TARAFLI BIR HIS VAR VE KARSINDAKI HENUZ BU SEVGI ADINA BIR HIS DUYMADIGINDAN VE YASI DA KUCUK OLDUGUNDAN BIRAZ BUYUK OLARAK GORDUGU KISIYE SEVGI ADINA HIS DUYMAMIS BASKA GOZLE BAKMIS .EGER KARSILIKLI BIR HIS DUYULSAYDI DAVRANIZ FARKLI OLABILIRDI .AMA SU AVAR EGER KADERLERI ORDA BIRLESMIS VE KARSILASTIRMISSA BUNDAN KACILAMAZ YANI KADERLERINDE ALINLARINA YAZILMISSA BIRBIRLERI ICIN
BIR SEKILDE BIRLESECEKLERDIR .EGER DEGILSE O ZAMAN O NOKTALANDIGI SEKILDE BITMISTIR.KADERLERI BASKA YERDEDIR DIYEBILIRIZ .BAKALIM NE OLURSA SONUC KADER KISMET ALIN YAZISI ISIDIR.BULURSTURUR DA AYIRIR DA .

Cevap Yaz
zaralıeren
18 Şubat 2012 Cumartesi 16:08:55
YAŞAM NELER GETİRİR BİLİNMEZ EMEĞİNE SAĞLIK SELAMLARIMLA

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


e d i b / a h m e t 19 Şubat 2012 Pazar 11:23:26
Göznuru dökerek okuyan gözlerinize sağlık, güzel yorum ve ziyarete teşekkürlerimle...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.