Bedri Tokul
32 şiiri ve 209 yazısı kayıtlı Takip Et

Kuş bekir



KUŞ BEKİR

Aleykümselam. Geçmiş olsun. Araban arızalandı herhalde. Gel otur şöyle. Yok, yok, oturmadan önce beğendiğin bir karpuzu kopar da gel. Acıkmışsındır, şu haşlanmış yumurtaları soyalım. Bak orada yeşil soğan da var. Bir iki kök ondan da al gel. Koy şu yufka ekmeğinin arasına. Bunlar köy yumurtası, şehirde bulamazsın. Hele bir de tereyağında pişirilirse, gör o zaman sen lezzeti. Ama böyle de güzel olur. Önce karnını doyur. Karpuzu sonra keseriz. Buradaki bütün yiyecekler, ne denir ona? Yok, yok natürel değil, evet doğal da deniliyor, hah şimdi oldu organik organik…

Evlat madem sordun anlatayım. Kuş Bekir derler bana. Gençliğimde benim arkamdan; “Bekir mi? O iki tepeyi bir tepe diye atlar, kuş gibi uçar” derlermiş. Kuş Bekir adı oradan geliyor senin anlayacağın. Şimdi ihtiyarladım. Bir senedir namazı camilerdeki taburede kılıyorum. Atmış mı? Çık çık yetmiş mi dedin? Dahası da var. Evlat yetmiş dokuz benim yaşım. Sana da Maşallah ömrün çok olsun. Ben sağlığımı bu temiz havaya, bu sağlıklı gıdalara borçluyum. Şehirde olsaydım ya ölmüştüm ya da hastaydım.

Postacıydım ben. On sene köylülerin mektuplarını, telgraflarını dağıttım. Daha sonra şehir içi dağıtıcılığına geçtim. Şehirliliği de bilirim, köylülüğü de. Emekli olduktan sonra, şu yukarıda gördüğün YOLÜSTÜ köyüne kutu gibi bir ev yaptım. Sonra da bu tarlayı aldım. Her sene buraya kavun karpuz ekerim. Satmak için değil, gelen geçen yesin diye… Haklısın yoldan gelip geçen nereden bilecek? O dediğini de yaptım. BU TARLADAKİLER PARASIZDIR. YİYENE HELALDİR diye yazdırıp, yol kenarına gündüz diktiğim levhayı, gece söküp atmış, tarladaki bütün kavunu karpuzu ham, olmuş demeden toplayıp gitmişler. Bu benim çok ağrıma gitse de, bostandan vaz geçmedim. Arada bir köyün gençleri traktörün kasasını doldurur ev ev dağıtırlar kavun karpuzu. Yakın köylerden de gelip götürenler olur.

Çok şükür geçinip gidiyoruz. Köylük yerleri şehir gibi değil. Paraya fazla hacet kalmıyor. Devletin verdiği bol bol yetiyor. Zaten hanımla ben buradayız. Oğlum öğretmen oldu. Bir öğretmenle evlendi. Onlar şehirdeler. Sık sık gelip bizi yoklarlar. Günü gelince emekli maaşımı da bankadan çekip getirirler. Kızım bir Jandarma Astsubayıyla evli. Onlar uzaktalar. Allah’ıma şükürler olsun çocuklarım mutlular. Ne onların bana, ne de benim onlara bir muhtaçlığımız yok. Olmaz olur mu? Allah bağışlarsa iki çocuğumuzdan da ikişer torunumuz var.

Hatıra mı? Sorduğun soruya da bak be evlat. Otuz sene köylerde, şehirde postacılık yap. Hatıran olmasın. Yüzlerce var yüzlerce…
Tamam. O zaman sana Zeynep Hala’yla, Ali Dayı’nın hikâyesini anlatayım:

Yıllar önce posta dağıtıcılığını yaptığım köyün birinde Zeynep Hala’yla, Ali Dayı vardı. Bir tek oğulları askerdeydi. Onlara oğullarından gelen mektupları götürürdüm. Hangi gün geleceğimi bilirler, toprak damlarının üstüne çıkar beni beklerlerdi. En çokta Zeynep Hala. Bana postanenin verdiği kırmızı Java motorla köye girince, Ali Dayı olmasa bile Zeynep Hala damda beni bekliyor olur, uzaktan bağırırdı.
“Bekirr… Buradayım oğul buradayım.”
Oğullarından mektup varsa basardım Java’nın kornasına. Zeynep Hala anlar, sevinerek damdan iner bana koşardı. Çantadan çıkardığım mektubu sallayarak yanına vardığımda, gözleriyle gülerdi. Elimden aldığı mektubu koklar, öper Ali Dayı’ya seslenirdi.
“Gel herifim gel. Oğlumdan mektup var…”
Dizlerini kırar yan yana kıpırtısız otururlardı. Yüzlerine sinek konsa bile kovmak için ellerini kaldırmazlardı.
Mektuplarının olmadığı günlerde:
“Hala çok işim var. Sonra uğrarım” derdim.
Anlardı.
Java da Java’ydı hani… Dağ taş, yokuş, iniş demez, beni yolda bırakmazdı. Şimdi de bir motorum var. Hem de en iyisi, en yenisi. Köye onunla gidip geliyorum. Fakat Java’nın zevki bunda yok. Onun sesi türkü gibi gelirdi bana. Ne diyordum? Haa mektup. Zeynep Hala öptüğü, kokladığı mektubu bana verir:
“Hadi oku bakalım oğul” derdi.

Mektup “ Çok muhterem anama, babama mahsus selam eder o mübarek ellerinden öperim ”diye başlar, sonra diğer selamlara geçilirdi. Muhtara, köyün öğretmenine, komşu Fadik Hala ’ya, ahırdaki eşeğe, kapıdaki köpeğe kadar selam gönderilmemiş canlı kalmazdı. Bir iki satırla da asker arkadaşlarından bahsederdi. Gelen mektuplar üç aşağı, beş yukarı böyleydi. Her mektubun bitiminde Zeynep Hala başını sağa sola sallayarak ağlar, gözyaşlarını ak yemenisine siler:
“ Oğul, oğul kara gözlü oğul. Tarlalarda doğurduğum, ak sütümle doyurduğum oğul. Neden böyle dersin. Bulup buluşturup harçlığını, üşüme diye kışlığını göndermedim mi?” diye ağıtlar yakardı.
Ali Dayı, sesinin en yumuşak tonuyla:
“Sus karı sus, vardır bir sebebi. Canı sağ olsun. Elbet bir gün izine gelecek, o zaman sorar öğreniriz. O şimdi asker kim bilir ne sıkıntısı var” der, saçlarını okşar, O nu teselli ederdi.
Dayanamadım bir gün sordum:
“Ali Dayı Zeynep Hala oğlunuza niye üzülüyor ki? Ne güzel mektuplar yazıyor işte.”
“ Sorma Kuş Bekir’im sorma, üzülmesine ben de üzülüyorum ama avradım daha fazla üzülmesin diye bir şey diyemiyorum. Hani bize selam yazarken MAHSUS diyor ya o bizim zorumuza gidiyor.”
“ Ali dayı bunda bir şey yok. Oğlan sizi özellikle sevdiğini söylemek için öyle yazıyor”
“ Yahu Bekir sen de bizi zır cahil yerine koydun. Biz MAHSUS’u, ESSAH’ı bilmiyor muyuz? Selam gönderecekse adam gibi ESSAH’tan göndersin.

Demek ki üzüntülerinin sebebi buydu. Biliyordum, ne kadar anlatsam da anlamayacaklardı.

Sıra mektuba cevap yazmaya gelmişti. Onu da hep ben yapardım. Yazılacakları neredeyse ezberlemiştim. Okudum. Okumadığım cümlelerde ise;" Bu yazdıklarımdan annenin, babanın haberi yok. Onlar MAHSUS’u yanlış anlıyorlar, bir daha yazma. Ben postacı Kuş Bekir"" yazıyordu. Sonraki mektuplar MAHSUS la başlamıyordu artık. Neşeleri de yerine gelmişti.

İşte böyle evlat. Bak senin yoldaki arabanın yanında bir araba durdu. Tamirci geldi herhâlde. Hadi bakalım işin rast gelsin. El öpenlerin çok olsun. Sen de, gelenler de arabalarınıza kavun karpuz doldurun. Afiyetle yiyin. . Ben de ikindiyi kılar, gölgelikte biraz kestiririm.

YOLUN AÇIK OLSUN…


Beğen

Bedri Tokul
Kayıt Tarihi:13 Ocak 2021 Çarşamba 01:45:14

KUŞ BEKİR YAZISI'NA YORUM YAP
"KUŞ BEKİR" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
Davidoff
19 Ocak 2021 Salı 19:19:05
Yazınız bir öykünün, anının ne kadar güzel kalemle çizilebileceğini gösterdi Sn. Ağabeyim.

Kuş Bekir gerçek bir insan öyküsünün resmiydi. Sadece beğeniyle okumadım, şöyle uzun uzun baktım ona.

Tebrik ederim hem kendisini, hem çizerini.

Saygımla.



1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul Yazının sahibi 19 Ocak 2021 Salı 19:54:56
Okuduğunu biliyordum.
Beğenip yorumlaman da ayrı bir onur benim için.
Ben de sana teşekkür ediyor selam ve Saygılarımı gönderiyorum.
Canım Kardeşim benim...
Suat Zobu
13 Ocak 2021 Çarşamba 19:29:04
Vay Koca Adam vay..

Kuş Bekir'in özü sensin anlamadık mı?

Vay gani gönüllüm, Kel'im vay..

Kavun karpuz tarlası senin o koca yüreğinde.

Gene yazmışsın. Gene yaşattın VAR OL..

O koca yüreğinden öptüm. Sağlıklı günler dilerim.

Saygımla..

Suat Zobu tarafından 13.1.2021 19:31:42 zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul Yazının sahibi 13 Ocak 2021 Çarşamba 20:32:16
Can Suat, candan Suat...
Senin bu samimi, yürekten tespitinden sonra
param olsa ne yaparım biliyor musun?
Kuş Bekir gibi yol kenarından bir tarla alırdım.
Karpuz değil ,sadece kavun ekerdim.
Her kavun alana da bir şişe benden...BEDAVA
Ne uzun kuyruk olurdu değil mi?

Şu kurduğum hayallere bak !
Fakire, fukaraya dağıtırım demiyorum da
neler düşünüyorum.
Niye yalan söyleyim gardaşım benimde Dünyam bu işte...
Gardaşım benim... Öptüm Dost gözlerinden.
Alibaba
13 Ocak 2021 Çarşamba 19:24:35
Temadan hiç kopmadan, hikaye içinde hikaye yazmak ayrı bir sanattır.
Hele ki aktörleri bu kadar canlı sunmak... Bu kadar olur.
Kısacık bir yazı okumadım. "Yolüstü köyü"ne gittim sanki yıllardır tanıdığım o insanları birebir izledim okurken.

Kalemin, yüreğin dert görmesin ağabeyim.
Mükemmel bir yazı. Hep var ol...
Saygı ve hürmetlerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul Yazının sahibi 13 Ocak 2021 Çarşamba 20:16:49
Alibaba'm
Şiirin KOCA Ustası.
Senin gibi Ustalardan böyle övgüler almak benim en büyük kazancım.
Sağ ol, var ol KARDEŞİM benim...
Selamlarımla öptüm KOCA yüreğinden...
İsabella
13 Ocak 2021 Çarşamba 15:33:27
Mektuplaşmak çok nostaljik. Benimde bir mektup arkadaşım var. Senelerdir onunla mektuplaşırız. Halbuki internet üzerinden iletişimimiz var ama mektubun keyfi tadı ayrı. Bazen içerisine küçük hediyeler de iliştiriyoruz mektuplarımızın.

Bende postacı olmak isterdim. İnsanları mutlu etme gibi garip bir huyum vardır. Ama eskiden olmak isterdim. Şimdilerde neyin tadı kaldı ki.
87 li olsam da ruhum 60lar 70ler.

Bedri babadan yine güzel bir hikaye dinledim. Teşekkürler ☺

3 cevap yazılmış Cevap Yaz


İsabella 13 Ocak 2021 Çarşamba 19:37:39
Dinledim demişim, nasıl kaptırdıysam kendimi artık, sizi okumak büyük keyif.
Bedri Tokul Yazının sahibi 13 Ocak 2021 Çarşamba 19:59:14
Ne güzeldir mektuplaşmak.
Yazmak, cevabını beklemek ne güzel duygulardır.
Sakladığım, mektupları arada bir okur o günlere giderim.
"İnsanları mutlu etmek, duyguların en asili en insancası.
Çok teşekkürler.
Hele yorumundaki BEDRİİ BABA ifadesi.
O kadar çok mutlu oldum ki...
Sağ olun. Var olun...




Bedri Tokul Yazının sahibi 13 Ocak 2021 Çarşamba 20:06:30
"Dinledim " demenizde yoruma ayrı bir güzellik katmış.
o ifade de beni çok mutlu etti.
Selam ve Sevgiyle...
Ahmet Zeytinci
13 Ocak 2021 Çarşamba 11:39:37
Belki de bir postacıya ''Kuş Bekir.'' o yıllarda verilebilecek en güzel lakap. O yıllarda ne cep telefonu var be de İnternet. Kuş gibi uçarak, kaçarak getirip götürmüştür mektupları... Kim bilir sevdiklerinden, oğullarından, kızlarından gelmiş, gelecek mektuplar insanlar için ne kadar değerlidir. Ben de en son mektubu 1984 yılında askerdeyken yazmıştım. Biz de tanımız olduk Kuş Bekir'i... Kutlarım Bedri Abim içtenlikle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul Yazının sahibi 13 Ocak 2021 Çarşamba 12:43:58
Kıymetli Kardeşim.
Aslında mektup bir edebiyat dalıydı.
Bu teknoloji onu da yok etti.
Selam ve Saygıyla.
Teşekkürler...
robinson7575
13 Ocak 2021 Çarşamba 02:33:39
Tebrik ederim saygı değer Bedri ağabeyim yine etkileyici bir yazı okuduk kaleminizden var olun anadolu insanı merttir temizdir kuş bekirle teyzede òyle Anadolunun özeti aslında keyifle okudum azda olsa kafam dağıldı var olasın Bedri ağabeyim

robinson7575 tarafından 13.1.2021 02:40:14 zamanında düzenlenmiştir.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul Yazının sahibi 13 Ocak 2021 Çarşamba 03:21:44
Uyku tutmadı. Aklıma sen geldin KOCA ŞAİR.
Kalktım. Benim canım kardeşim uğramıştır mutlaka diye düşündüm.
Baktım.
Yanılmamıştım.
O senin vefalı yüreğinden öperimmm...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.