Bedri Tokul
26 şiiri ve 153 yazısı kayıtlı Takip Et

Bir güreş öyküsü



BİR GÜREŞ ÖYKÜSÜ

Günün Yazısı
Okuduğunuz yazı 21.12.2010 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Tacettin YILDIRIM. Namı diğer TACO. 1966 yılında tanıdım onu. Bir tek sigarayı, bir dilim ekmeği paylaştım onunla... O benim devrem, arkadaşım,gardaşımdır. 45 yıldır beraberiz.

O da bende 30 küsur yıl görev yaptık Hava Kuvvetlerinde. O anılarını yazıyor, bizler de bazen göz yaşlarıyla, bazen kahkahalarla okuyoruz. Sonunda çıkaracak bir dersin olduğunu mutlaka fark ediyoruz. O öyledir yazdığını boşa yazmaz...
İnsanlar anılarıyla yaşarlar. Benim hiç mi anım olmadı ? Olmaz olur mu ? Ama ben ne kara kışta Aşık Veysel’i köyüne götürebildim. Ne de yaralı Yusuf Aslan ın elini tutabildim.
Şanslıydı O...
O yüksek tepelere kurulan radarlar da skopun başında uçak takip ederken, ben minderler de güreş tutuyordum. l968-76 tam sekiz yıl. O yıllarda kurumlar spora önem verirdi. Şimdi o destek kalmadı

Ben 48-52 kilolarının güreşçisi idim. Bu sıkletlerin güreşçileri dertlidirler. Müsabakalardan bir hafta önce başlar dertleri. Atarlar sıcak hamamlara, saunalara, fırına ekmek atar gibi. Güreşeceği kiloya inmek zorundadırlar. Yemek yok. Su yok. karnınız sırtınıza yapışır. Gıdanız bir günde bir göbekli marul dur sadece...
Aynı derdin tersi de yüksek kilolu güreşçilerin başındadır. Onların da kilo alması gerekir. Bir üst sıklete güreşebilmeleri için. Gözleri yuvalarından fırlayana kadar yemek, tatlı yedirilir. Su içirilir.
Onlar bize özenir, biz onlara...

Yıllar sonra tayinim İstanbul’a çıktı. Beni güreştiğim yıllardan tanıyıp taktir eden olduğu gibi, çekemeyenler de vardı.Kıskananlar;
" Şu ufak bünyeyle mi şampiyon olmuş ? Hayrett." Derlerdi.

Askerin değişmez görevlerinden biride nöbettir. Bir pazar günü nöbetçiyim. Nöbet tuttuğum yerde iki arkadaş daha var. Herkesin görevi ,sorumlulukları ayrı. Nöbet tuttuğumuz yerin çay ocağında oturuyoruz. Sohbet ediyoruz. Diğer arkadaşlardan birisi de Ulvi. Sevdiğim bir arkadaş. Devre arkadaşım. Diğeri de genç bir astsubay...

Laf döndü dolaştı. Benim güreşçiliğime geldi. Ulvi uzun boylu , iri yarı, vücutlu biri.

" Yahu Bedri bu vücutla mı güreştin sen ? Bir lokma adamsın. Seni sıksam suyunu çıkartırım."
" Ne sıkıyorsun Ulvi sen? Limon mu? O iş senin bildiğin kadar kolay değil. Sen hiç güreştin mi?
"Güreşmedim. Ama güreşçi dediğin biraz vücutlu olur.
Ulvi mesleğin de başarılı biriydi. Ama bilmediği bir konuda ahkam kesiyordu. Sinirlenmiştim.
" Senin gibi yani."
"Evet. Benim gibi."

Pazularını gösteriyordu. Anlaşılmıştı. Ulvi kaşınıyordu. Gereğini yapmakta bana düşüyordu...
" Var mısın...?"
" Neye var mıyım ?"
" Benimle güreşmeye"
" Seeennn... Benimle....? "
" Evet ben seninle. Bu arkadaşımızda hakemlik yapsın. Yapar mısın ?
" Yaparım ağabey. Az buçuk seyrediyoruz. İki puanı, tuşu biliyoruz."
Ulvi;
"Ben puan falan anlamam. Göbek güneş görecek."
Bu bir güreş terimiydi. Yoksa Ulvi güreş biliyordu da benden mi saklıyordu ? Ama ne olursa olsun. Ok yaydan çıkmıştı, bir kere.
Ulvi iyice sinirlenmişti. Hemen gazinoda üstünü çıkardı.
" Hadi gel... Hadi..."
Bu konuşmalar askerlerinde dikkatini çekmiş, bizi dinleyenlerin sayısı artmıştı. Ama hiç biri bana şans vermiyordu. Yürekleri benden yanaydı. Bunu hissediyordum.
Sporda kuraldır. Rakibini basite almıyacaksın. Ama gözünde de büyütmüyeceksin . Ulvi neredeyse benim iki katım.Yenilmem normal. Ama beni çekemeyenlerin sevincine ben dayanamam işte.
Çıktık dışarı. Geniş bir çimli alan. Sanki Edirne Sarayiçi... Askerler telefonlara bakacak sadece bir kişi bırakmışlar içeride. Diğerlerinin hepsi çember oldular etrafımızda...
Çimli bir alan ve seyredenleri görürsem, hele birde "Köroğlu" havası da çalıyorsa, hiç dayanamam. Hemen peşreve başlarım. Öyle de yaptım. Bir peşrev atıyorum ki, aman Allah. Ortalık alkıştan inliyor. Askerler hem alkışlıyorlar, hemde;
"Helal olsun Komutanım... Helal olsun..." diye bağırıyorlar.
Ulvi sinirden mormor. Fazla dayanamadı. Üstüme koştu geldi. Ulvi de güreşçiliğin "G" si yok. Bu benim işime geldi. Vurdum tırpanı. Küt ... Düştü. Çevirdim sırt üstü. Hakem düdüğü çaldı.
" Tuşşş"
Bir sevinç fırtınası koptu. Askerler keplerini havaya atıyorlar, gülüyorlar.
" Heyyyy" diye de bağırıyorlardı.
Ast , üst, Komutan kuralları kaybolmuştu. Ortama insani duygular hakimdi. Üç beş asker koşup beni omuzlarına almak istediler. İzin vermedim.
Ulvi bağırıyordu;
" Olmadı, olmadıki..."
" Niye olmadı Ulvi ?"
" Suç bende . Düdük çalmadan başladım."
" Peki ne olacak şimdi ?"
" Bir daha güreşeceğiz"
" " Peki Ulvi"
Ben rahattım. Ulvinin güreşi bilmediği kesindi. Yüz defa güreşsem yüzünde de yenerdim. İkinci güreş başladı. Bir tek kol. Ulvi yine yerde. Çevirdim . Düdük çaldı.
" Tuşşş "
Askerler yine kahkahalarla gülüyorlardı.
İnsanlara üç şeyi yasaklayamazsın. Hapşırma , kahkaha, bir de aşk var tabii. Ama şimdi onun sırası değil.
Ulvi;
" Olmadı"
" Haklısın Ulvi olmadı. Çimler yaştı ayağın kaydı değil mi ?
"Evet"
" Bir daha değil mi ?"
" Evet bir daha "
Ben kararımı verdim. Ulviyle kedi, fare oyunu oynayacağım. Ama roller değişik olacak. Bu sefer fare kediyle oynayacak...

Biz başladık üçüncü güreşe. Yalandan alta düştüm. Altta iken de yapılacak oyunlar var. Ulvi çekiniyor neremden tutacağını, ne yapacağımı bilmiyor. Yılan gibi kayıp çıktım üstüne. Kleyi taktım.Onu biraz yoracağım. Halk arasında "Kaz kanadı" derler. Teknik ismi Kle dir. Kollarını rakibin kollarının altından geçirir, elleri ensesinde kilitlersin. Yorucu ve yenici bir oyundur.
Ulvi bir zorladı. Kurtulamadı. İkinci hamle.. Sökemedi kleyi.
Üçüncü hamle...
Aman Allah’ım o da ne.? Ağustosun ortasında yağmur mu yağacak ki, gök gürlüyor ? Öyle bir ses. Evett... Doğru tahmin ettiniz. Ulvi yellendi.
Peşinden ortalığı bir koku sardı ki, dayanılır gibi değil. Ben kleden falan vaz geçtim. Sırt üstü düştüm. Koşup iki asker beni kaldırdı.
İçeri de telefonları bekleyen asker korkuyla dışarı fırlamış...
" Komutanım silah atıldı..."
Askerler yerlerde yuvarlanıyorlar. Kahkaha sesleri göğü tutuyor...
Girdik içeri. Bana ikram bol. Kimi asker çay getiriyor, kimisi meyve suyu...
Ulvi ateşi ateşine üç sigara içti. Konuşmuyor, yüzümüze bakmıyordu. Fazla üzerine gitmenin de alemi yoktu. Bir söz vardır. " Hırsızı evine kadar kovalamayacaksın."
Sonunda sessizliği Ulvi bozdu.
" Bu burada kalacak arkadaşlar. Tamam mı söz mü devrem ?"
" Tamam söz Ulvi..."
O günden sonra Ulvinin bana tutumu değişti. Sık sık yemek ısmarlıyor, arada birde pahalı sigaralardan alıyordu.
Genelde monoton geçen bir nöbet böylece neşe içinde bitmişti. O günden sonra nerde bir Ulvi ismi duysam, yada televizyonda güreşleri seyretsem kulakları sağır eden o ses ve insanı bayıltacak o koku gelir aklıma...

-------------------------------------------

Taco sağ olsun. Her şeyi organize eder. Yılda iki sefer çeşitli kamplarda toplar bizi... Özlem gidermemizi sağlar. Öğrendiğime göre, Ulvi Tacoyu arayıp benim kampa gelip gelmeyeceğimi soruyormuş Taco dan
" Evet gelecek" cevabını alınca da gelmekten vaz geçmiş.
Ulviye Mesajımdır;
" Ulvi . Devrem sen çık gel kampa. Ben sırrımıza sadığım. Kimsele söylemedim. Bundan sonrada söylemem...


Beğen

Bedri Tokul
Kayıt Tarihi:20 Aralık 2010 Pazartesi 00:53:51

BİR GÜREŞ ÖYKÜSÜ YAZISI'NA YORUM YAP
"BİR GÜREŞ ÖYKÜSÜ" başlıklı yazı ile ilgili
düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi diğer okuyucular ile paylaşın.


YORUMLAR
eminebilal
9 Mart 2011 Çarşamba 16:08:34
nasılsın kardeşim iyisindir inşlh bende sana bi hikaye anlatayım çok hoşuma gitti paylaşmak istedim
BİR GÜN BİR KADIN ÇOCUĞU İLE BİRLİKTE TARLAYA ÇALIŞMAYA GİTMİŞLER ÇOCUK ACIKMIŞ ANNESİ ONA SÜT İLE EKMEĞİ KARIŞTIRIP ELİNE VERMİŞ ÇOCUK YERKEN TAM O SIRADA BİR YILAN SÜTÜN KOKUSUNU ALMIŞ ÇOCUK YILANI FARK ETMİŞ AMA SES ÇIKARMAMIŞ YILAN SÜTÜNDEN İÇERKEN ÇOCUK ELİNDEKİ KAŞIKLA YILANIN KAFASINA BİR TANE GEÇİRMİŞ -EKMAAANEN YE !! EKMAAANEN- DEMİŞ :):):):)
tarihi ve doğal güzellikleriyle dolu elmasıyla ve bamyasıyla ünlü amasyadan sevgilerle ....

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 10 Mart 2011 Perşembe 06:31:08
Teşekkürler abiciğim...Hikayeyen de güzeldi.. Sende güzelsin...
Selam ve hürmetlerimle elleriden öperim...
Oya gedik
20 Ocak 2011 Perşembe 01:43:28
Evet komutanımız''
Silah arkadaşlığı çok kutsal bir arkadaşlık.Bu dönemde olan tatlı ve enteresan ve hatta olmaması gereken acı hatıralar dahi, bu Dünya'yı terk edene kadar, hafızaladan silinmediği gibi; dost toplantılarında devamlı da gündeme getirilir.Eşim de eski bir Ordu mensubuyken çokça anılar biriktirmiş başbaşa kaldığımızda anlatır ve ben çok keyifle dinlerim...
Yazının eskisi olamaz, çok kalabalık bir site yetişememek...
Saygılarımı sunuyorum ...

Cevap Yaz
Ağyar
24 Aralık 2010 Cuma 22:48:05
" Ulvi . Devrem sen çık gel kampa. ben sırrımıza sadığım. Kimselere söylemedim. Bundan sonrada söylemem..."


Söz Bedri bey bende sırrınıza sadık kalacağım, kimselere anlatmayacağım. Bir feysbukta, bir tivitırda, bir de yutupta yayınlayacağım o kadar :-)

Tebrikler, selamlar, saygılar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 24 Aralık 2010 Cuma 23:22:25
eferdim... Ulvi diye birimi varmış...? Güya ben onu yenmiyim öylemi...?

Hatta yenmekle kalmayıp daha değişik olayla rmı olmuş..._
kesinlikle yalan... Kesinlikle...
Değilmi Ulvi sende şahitsin ...
Bak ulvi de şahit...

Öptüm gözlerinizden..
Cinok
22 Aralık 2010 Çarşamba 20:21:42
Sayın Tokul; şu anlattığın olay hayatı doya doya yaşayan biri olduğunu ortaya koymaktadır.Şiirlerine yapılan yorumlar bile beni duygulandırıyor.Taco ile Toynağı güreştirecek gibisin..Ancak ben sana başka bir şey öneriyorum.İkisine karşı sen tek başına güreş. ikisine birden dış kazık çak.Çimenlere mıh gibi oturt.Onlar zaten biribirleri ile atışmaktan da yorgun düşecekler,sonuçta kisbetine vurup pes edeceklerdir.Kazanacağın koçu,Ansızın sen ben yiyelim.Onlar da uzaktan seyretsinler.Ancak senin yüreğin biraz yufka durumlarına acıyabilirsin.O zaman da son günlerin modasına uyar koçun yumurtalarını atarsın. Onlar da kebap yaparlar.Toynak dışında kalanları tanımıyorum ancak hepinizi çok seviyorum.İyiki Edebiyat Defteri ailesinin bir ferdiyim.Hepinize selam ve sevgilerimi sunarım.

4 cevap yazılmış Cevap Yaz


tacettin yıldırım 23 Aralık 2010 Perşembe 08:21:52
sevgili ağabey......yalnız toynağı tanımış olman senin için çok büyük bir kayıp...anlaşıldı toynak tartaftar topluyor bedri ansızın.toynak..cinok...tabi....sitedekiler bilmiyorki bedrinin güreş hocası benim....şimdi bedros bana kızacak ama açıklamam gerek....pehhhhh toynak benimle güreşecek...tuzlayımda kokmaya....abi bu durumda sende tarafını belli ettin....sıkı durasın...daaaaa
Bedri Tokul 23 Aralık 2010 Perşembe 09:16:21
Tacettin abi dediğine göre sizde benim abimsiniz... Abiciğim onlarla güreşmeyi ben kariyerime yakıştıramam... Benim güreşten aldığım madalyaları terazinin bir kefesine diğer kefesinede ikisini koysak yine madalyalar ağır gelir... Tacettinin benim güreş hocam olduğu doğrudur.
Ana boynuz kulağı geçer derler güveniyorsa kendisine çıksın çayıra...

Hürmetlerimle abiciğim....

Toynak 23 Aralık 2010 Perşembe 22:14:44
demek öyle bedri abi..
sen yandın....))))
Cinok 24 Aralık 2010 Cuma 02:26:30
Sayın Tokul;üçünüzün de kişilikleri,meziyetleri bahsettiğin madalyalara yedi minare boyu fark atar.Ancak ben yine senden yanayım.Güreşinizin hakemliğini yapamam sanıyorum.Biraz daha çalışırsam benden mükemmel bir cazgır olabilir!Selam ve sevgiler.
Mehtap Yıldız
21 Aralık 2010 Salı 20:19:41
Güne gelen yazı ve çok değerli yazarını kutluyorum

dua selam üzre....saygılar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 20:21:26
Teşekkürler kardeşim... sağ olun var olun......


Hoş geldiniz sayfama.....
Toynak
21 Aralık 2010 Salı 19:49:41
hayrılı olsun bedri ağabey

bu arada ben varım:

ilk edebiyat defteri etkinliğinde Tacettin yıldırmla güreş tutmaya varım...Öyle atıp tutmaya benzemez
çıkar çatır çatır çalarım yere onu.Bedri ağabey bana antrenörlük eder ama etmese de ben onu alt ederim
bu işin bir ödülü olur ve tarafsız bir jürisi bulunursa dünyanın her hangi bir yerinde
yağlı yağsız
nasıl diyorsa güreşmeye varım...
ödülde mesela kocaman bir koç olsun...yakar ateşi geçiiririz çatala çevirme yapar edebiyat defteri ailesi ile birlikte yeriz
Var mısın Tacettin ağabey???

(Biraz fazla mı attım bedri ağabey:)) adam yüz okka es kaza üstüme düşşe falan aayağa kalkamaz ölürüm sen ona çaktırmadan bana bir kaç numara öğret) o duyamsın ama:)))

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 20:15:54
Sana canım kurban Toynak... Oyunda öğretirim... Sonra ben hakem olurum.. Sizin güreşinizde.... Elini tutsa calarım düdüğü FAUL yaptın yat aşağı... Kesin yenen sen olacaksın öyle veyahut böyle... Sen kafanı takma.. şimdiden koç parasını biriktirsin Taco...

Gözlerinden öpüyorum...
tacettin yıldırım 21 Aralık 2010 Salı 20:27:25
sahtekarlıkta nasılda buluşmuşlar.....biri şıracı diğeri bozacı.....yok öyle hakem .....ansızın......seni ulviden beter etmessem....çok attım galiba....gardaş ben güreşi bıraktım ulvi sana rakip


Fikret TÜRKER
21 Aralık 2010 Salı 18:01:22
Bedri kardeş ; senden gerçekten iyi sırdaş olur . baksana Ulvi'ye verdiğin sözü nasıl da tutmuşsun. halâ kimseye söylemiyorsun. Yoksa sen söyledin de ben mi duymadım ?

Şaka bir yana ama bu defaki anı bambaşkaydı. Senden başka ,okuyanların da hafızalarında yer edeceği kesin..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 19:04:14
Ulvi diye biri mi var...? Ben onunla güreşmişmiyim...?

Allah... Allah.. Ben öyle bir şey hatırlamıyorum...

Sen böyle bir şey duydun mu Fikret kardeşim... ?...

Teşekkürler... Selamlarımla ... Hoşca kal...
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
21 Aralık 2010 Salı 17:31:50

özü güzel yurdum insanından keyifli anılar..:)
kutladım günün yazısını hayata kattığınız eşsiz güzellikleri değerli Bedri Tokul dost...
sevgim saygımla hep..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 19:00:49
Çok teşekkür ederim kardeşim sağ olun...
handan akbaş
21 Aralık 2010 Salı 09:22:04
Beğenerek okuduğum bir askerlik anınızdı.Güne gelmesine çok sevindim, tebrikler.
Yeni hatıralarınızı bekliyoruz, selam ve saygılarımla.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 10:23:55
Sağ ol kardeşim... Bundan sonra da yazarım heralde. madem beğeniyorsunuz...
Selamlarımla...
N. B. Ç.
21 Aralık 2010 Salı 08:51:33
Güne gelen yazıyı ve çok değerli yazarını kutluyorum.

Sevgi ve selamlarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 10:22:47
Teşekkürler.. ... Sizler olduğu sürece ben hiç tuş olmam ... Bacım benim...
Fikret TÜRKER
21 Aralık 2010 Salı 08:50:52
Tebrikler Bedri kardeş. Yazını kısmetse akşam okuyabileceğim. Yorumum o zaman.

Cevap Yaz
Nermin Kaçar
21 Aralık 2010 Salı 08:41:33
Tebrikler Bedri abi güne düşeceğini, biliyordum, hissetmiştim. Yazmaya devam, hiç bırakma kalemi elindeni yakışıyor. Saygılar abim

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 10:21:31
Sağ ol benim can bacım
-IspartaGülü-
21 Aralık 2010 Salı 07:57:34
selam..hemşerim.güzel ve güne damgasını vuran insanı gülümseten yazınızı severek okudum tebrik ediyorum..kalem elinden.sıcacık sevgi yüreginden eksilmesin

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 10:20:08
Teşekkürler. Sağ olun
erolabi
21 Aralık 2010 Salı 00:43:23
Ağabey bu anı'ya bir kurdale yetmez ben en afillisinden bir çift böcük ve bir de en tavlısından kınalı koç seriyorum yazının alt kısmına..
Hadi " Bismillahi Allahü Ekber"
Sahi yaa kıble ne tarafta bu sayfada..

Tebrik eder saygılarımı sunarım..


1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 00:55:18
Sana bu gün bu saatte cevap vermiyeçeğim Erolobi...

Bir müsait zamanda, mesela saat onda...

Yarın görüşürüz.....

Seni çok sevdim beeee (Deli) ....
Öptüm gözlerinden...
Aysel AKSÜMER
21 Aralık 2010 Salı 00:19:37
Çok beğendiğim ve güne gelmesini istediğim güzel bir çalışmanızdı. Tebrik ederim. Saygı ve selamlarımı sunuyorum.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 00:47:49
Sağ olasın benim kardeşim. Beni takibiniz beni mutlu ediyor .. Gerçek edibayat dostsunuz biz...
selam ve saygılarımla...
Aynur Engindeniz
21 Aralık 2010 Salı 00:15:17
Çok başarılı bir anlatım. Veben askerlik anılarına bayılırım. Tacettin Beyin anıları da o yüzden hep ilgimi çekmiştir. Sizin anınızı okumakta eğlenceliydi. Tebrik ediyorum.
Saygılarımla.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 00:59:24
Saygı benden büyük kalem .. Bizlerde senin yazılarını zevkle okuyoruz..

Bana her zaman destek olmuşsunuzdur.. Unutmamm..

Selem ve saygıyla...
Aynur Engindeniz 21 Aralık 2010 Salı 12:54:53
Estafurullah efendim, büyüklük sizlerde...Saygılar.
Bedri Tokul Yazının sahibi
21 Aralık 2010 Salı 00:14:35
Eyvalahhh.. Eyvallahhh. .. Tutayım "Kör oğlu " nağmeleryle bir peşrev... Allah Allah illallah... Bedrosta bu gün kurdele aldı... Ve sübahan Allah..

Bana yorum yazanların gözlerinden öpüyorum....(Haydı bismillah)

( sİMDİ PEVŞREV ATIYORUM KİMSE GÖRMÜYOR...)

Cevap Yaz
tacettin yıldırım
21 Aralık 2010 Salı 00:09:46
güne düşmek senin kalemine yakışıyor gardaş.....sevgiler

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 01:07:30
Sana bir şey yazmıyorum ... Sen benim gardaşımsın ...
ayhansarıkaya
21 Aralık 2010 Salı 00:06:57
Ağabey,sen gel Kırkpınar ağalığına da aday ol derim.

Kutladım.

Sevgilerimle...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 01:10:47
Valla Ayhan düşünmüyor değilim ... Ahh bende para olsa... ?

Öptüm gözlerinden...
Eser Akpınar
21 Aralık 2010 Salı 00:04:24
Okumaktan büyük keyif aldığım bir anıydı. Güne geldiğini görmek, çok mutlu etti. Kutluyorum Bedri Bey.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 01:05:57
Sağ olasın bacım.. Sağ olasın...
Fethi
20 Aralık 2010 Pazartesi 23:51:17
Sevgili Bedri,Bende diyorum Ulvi neden aramıza katılmıyor....meğer bir sebebi varmış...
Haklı aslında, böyle bir durumda başka türlü hareket etmesi beklenmez.Tabii ki yemekler ısmarlıycak..Yarısı kadar birine yenilmiş,kolay mı..
Anı çok güzel ,hoş, bir o kadar da sevimli.Anlatım desen, bir çırpıda okudum.Ben artık bu anıyı kimseye söylemem !!! Bir Edebiyat defterine girenler bilir, Birde ben bunu sitemize aktarırım.devrelerimiz bilir okadar !!!!
TV.de yayınlanmadı ya !!!
Beni 45 yıl öncesine götürdün..Teşekkürler Bedri ..kalemine ,eline ,fikrine sağlık.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 21 Aralık 2010 Salı 01:18:12
Sana cevap vereceğim Fethi biraz beke ... yada bizim sidede görürsün..
Seni sevmiyen ölsün... İyiyim ben iyiyim.. Merak etme sen
Gözlerinizden öpüyorum...
Nermin Kaçar
20 Aralık 2010 Pazartesi 19:46:53
Abi iyi ki sırdaşmışsın ha :) Haa ha ha gülmekten yerlere yattım valla. Güzel bir anıydı hem de eğlencesi bol. Bence siz de anılarınıza ağırlık verim. Kimbilir neler çıkacak daha. Tebrikler abim. Saygılarrrrr top mu patladı :)

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 20:04:42
Canımmm bacım benim... bende Nermin bacım nerde kaldı diye merak ediyordum. yeni işten geldin heralde...


Aman kulaklarını kapa, kapıyı pencereyi ört ... Çünkü Ulvi Bolu da oturuyor...

Şakaydı.. Şaka...

selam ve sevgilerimle aslan bacım benim...
Mehtap ALTAN
20 Aralık 2010 Pazartesi 19:29:19
Yazıyı büyük bir keyifle okudum ...

Etkili anlatım yazının her satırının içine çekti bizi çekerken de gülümsetti...

Kutladım...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 19:40:38
Mehtap hanım... Çok teşekkür ederim.. beğenmeniz beni mutlu etti inanın...
N. B. Ç.
20 Aralık 2010 Pazartesi 18:39:44
Sen söylemedin, bizler de okumadık Bedri Ağabey.
Geçmişi biraz kurcalasanız kimbilir daha ne anılar vardır, kâh düşündüren, kâh güldüren.

Yüreğinize sağlık.

Sevgi ve selamlarımla...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 18:51:06
Hahhhh... İşte edebiyat defteri müdavimleri böyle olur değlmi bacım... Sana ulvi kimmiş diye sorsalar... Eminim
"AAAA Ulvide kimmiş " dersin değilmi...?
" Hatta bedri abi diye birini tanıyormusun ? diye sorsalar
" Benim "B" ile başlayan bir abim yok dersin değlmi...?

Aslan bacım benim...

Teşekkürlerrr. Sağ ol...
incidal
20 Aralık 2010 Pazartesi 13:12:15
hocam çok güzel.Duygusallık derken nedense içimizi yakan şeyleri düşünüyoruz yada yazıyoruz.Çok yeniyim ama ilk kez kahkaha ile gülerek bir yazı okudum.Umarım aynı tattaki yazılarınız devam eder.Teşekkürler.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 15:08:57
Sevgili kardeşim .. Sitemize hoş geldin. Zamanla çok güzel yazılar okuyacağına ve yazacağına eminiz... Bu site başka bir site...

Selamlarımla...

Yorumun için çok teşekkürler...
nasya
20 Aralık 2010 Pazartesi 12:47:45
GÜZEL BİR HATIRAT YAZI OLMUŞ.

TEBRİKLER VE TEŞEKKÜRLER.
SAYGILAR.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 13:00:40
Çok teşekkür ederim. Sağ olun kardeşim...
Engin Tatlıtürk
20 Aralık 2010 Pazartesi 12:29:44
Komutanım; güzel bir yazıyı kaçırmışım dün.

Neyse ki bu gün okudum.

Çok güzeldi ama Tacettin komutan gibi içine ağır duygular da sıkıştır.
Tamam sen Deniz'in elini tutmadın ya tuttuğun bir el de mi olmadı. :))

Yenge okumuyor diye rahatça yazıyorum yoksa hayatına kastım yok haaaa.

Sevgi,saygı ve selamlar. Kalben kutlarım.

2 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 12:59:31
Engin kardaşim sana bir şey soracağım... Ben yazımı gün gece yarısından sonra 0l.00 de girdim benim yazım bu güne dahil deği mi ?

Yorumun için teşekkürler...
Engin Tatlıtürk 21 Aralık 2010 Salı 07:39:18
Geç farkettim cevabınızı.

:)))

Düne dahilmiş.

Senin bilmediğini ben nereden bileyim dost.

Kutladım kurdaleyi, yakışmış.

sevgiler.
Hatice Dökmen
20 Aralık 2010 Pazartesi 11:55:41
Vallahi Ulvi nin mağlubiyetini kimse duymamış..
ne varki şurada sadece edebiyat defteri duydu o kadar..
naklen yayın gibi içten ve samimi bir paylaşımdı..
selam ile efendim.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 12:55:40
Ben size Ulvi yi anlattım ama aramızda kalacağını biliyorum. Edebiyat defteri yazan ve okuyanları sır saklamasını bilirler değilmi...?

Selam ve hürmetlerimle...
Teşekkürler...

Okuduğunuz yorum yazar tarafından etkili yorum olarak seçilmiştir.
erolabi
20 Aralık 2010 Pazartesi 10:27:34
Saygıdeğer Bedri Ağabey,
Askerlik anılarını sivillerden dinlemek oluyor da, eski askerlerden bir başka zevkli oluyor.
O zaman insan içinden " O sinirli adamlar da aslında çocuk yüreği taşıyorlar göğüslerinde".
Be de üniversitedeyken böyle bir afete maruz kalacakken,son anda sıyırmıştım.
Bizim fakültenin 63,5 kilosu olmadığından takım kurucusu arkadaşım bana " Ya gel hafta sonu fakülteler arası güreş müsabakaları var sen de bizden güreş". aman bayıldım, kuvvetime de güveniyorum.
Neyse Müsabaka sabahı beni tartıya götürdü, tartıldık kırmızı mayomu verdi, bir de bez mendil almamı istemişti benden, herhalde güreş esnasında burnumuz akarsa silmek içindir diyerek en yenisinden bir tane aldım yanıma.
Güreşlerin yapılacağı salona gittiğimde arkadaşım yanıma gelerek " seni rakibinle tanıştırayım" dedi.
İlahiyyat birinci sınıf öğrencisi benden kısa ve cılız bir çocuk gösterdi ve yanına gittik. Giderken de "Allahım sana şükürler olsun, tribünlerde kız arkadaşlarıma mahçup olmayacağım,şöyle bir iki numara ile atarım bu delikanlıyı" dedim içimden.
rakibimle tanıştım, hemşehrim çıkınca ayrıca mamnun oldum.
Bir ara " Sakın korkma , fazla ezmeden yenecem seni" dedim Gülüştük,yani ben güldüm de onun bu kadar fokurdayarak gülemsine bir anlam veremedim.
Sonra aklıma geldi " Hiç güreş yaptın mı?" diye sordum.
Bana " Abi ben Rize çay-Kur da başladım, 1983 de Türkiye gençler şampiyonu oldum, sonraki yıl ikinciliğim,Almanyada bilmem kaçıncı...Saydı durdu..
O sayarken ben kendimi minderde düşünüyordum.
Sıra bizim müsabakaya gelmeden ayağım burkuldu diyerek sekmeye başladım.soğutucu,ısıtıcı, Lasonil,Ben gay derken o ayağı iyileştirirmiyim.
Yok olmadı ve ben müsabakadan çekildim.
Ulvi bey'in durumuna düşmedim.
Bu yaz memlekette o arkadaşla karşılaştık. Bana bizim bir maç eksiğimiz var abi seninle dedi.
Bir de Değerli Bedri ağabey bir sözünüz dikkatimi çekti diyorsunuz ki "Ast , üst, Komutan kuralları kaybolmuş, ortama insani duygular hükmediyordu" birkaç defa okudum.
İnsani duygular hükmeden ortam ile hükmetmeyen ortam arasındaki farkı da vurgulamışsınız.
:)))
Saygı ve sevgilerimle ellerinizden öperim.
Ast , üst, Komutan kuralları kaybolmuş, ortama insani duygular hükmediyordu

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 11:07:09
Erolabim benim.... Gözlerinden öperim senin....

Sen ne yürekten, candan bir gardaşsın ?

Sağ ol var ol....
Toynak
20 Aralık 2010 Pazartesi 10:06:14
sen asıl tacoyu çalacaktın yere o zaman sana bir maaş ikramiye ayarlayacaktım bedri ağabey.
güreşçiliğini biliyorum da bu kadar yaman olduğunu bilmiyordum..hani bir resim koymuştun sayfana
samuraya karşı tüy siklet biri
işte benim koçum sen olacaksın
bu tacettini bir yere çalayım ki bütün site kurtulsun ondan.
valla o zaman o ağır cüsseyi gör sen..kokusundan türkiye ayağa kalkar
gök gürlemesi neki ortalık leş kokar..güzel bir öykü ağabey

5 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 11:09:25
Sağ ol Toynak gardaş sağ ol... Biliyorsun ben hep senden yanayım....

Senin o gülen gözlerinden hasretle öperim....
tacettin yıldırım 20 Aralık 2010 Pazartesi 12:34:30
Bak yine kaşınıyorsun buradan sesleniyorum....ilk etkinlikte yağlı güreş teklif ediyorum benim kiom yüz kara okka...sen anca sineksiklette güreşebilirsin....tamam dersen vasiyetini yazda gel çünkü en azından kötürüm olacaksın
Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 15:56:04
Toynak yüreğin yiyorsa , Bedriyle güreş desene şuna...
Aynur Engindeniz 21 Aralık 2010 Salı 00:16:43
Sizin bu tatlı atışmalarınız sitenin tebessüm kaynağı. Var olun..
Toynak 21 Aralık 2010 Salı 19:42:05
ben varım:

Tacettin yıldırm ile yapılacak ilk etkinlikte güreş tutmaya varım...
Benim antrenörüm berdi ağabey
o isterse reşit karabacak'ı getirsin..

ama bir ödülü olmalı bu güreşin
Bunu da ansızın bir jüri kursun 8-10 kişilik..Adam yüz okka imiş ödülüm enaz bir kara koç olmalı...
ben seni yenerim ağam
hiç kusura bakma o koçu da edebiyat defteri ailesiyle birlikte hem mangalda hem çatalta çevirme ile yweriz
varmısın?
Eser Akpınar
20 Aralık 2010 Pazartesi 09:57:51
"Altta kaldım diye yerinme, üste çıktım diye sevinme" Yanılmıyorsam bu söz bir güreş deyimidir. Cazgır pehlivanlara çekilen bir ihtar cümlesidir. Aynı zamanda hayatın pek çok alanında kullanılabilecek bir deyimdir. Hele hele siyasette..:-)))

Sizin ve Tacettin Bey'in anılarınızı okumak; büyük keyif veriyor. Heybem dolu ayrılıyorum sayfalarınızdan. Saygılar.

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 11:14:07
..... Alta düşersen apış, üste cıkarsan iyi yapış...

Yağmurdan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmezzz...Babayı hayırsız evlat, memuru süslü avrat batırır..

Daha çok vardır... Eser hanım... Teşhisiniz çok doğru ...
Teşekkürlerimle....
handan akbaş
20 Aralık 2010 Pazartesi 09:31:59
Sizin de yazdığınız gibi hiç bir zaman rakibi küçümsemek doğru değildir.
Çok güzel bir anlatım,bir solukta okudum.
Paylaşım için teşekkürler, sizde malzeme çoktur, yeni yazılarınızı bekliyoruz.
Selam ve saygılar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 11:16:31
Çok teşekkür ederim Handan kardeşim... Her insanın anısı vardır mutlaka...

Ama bizimkiler mesleğimiz gereği biraz daha değişik oluyor galiba...

Teşekkürler...
tacettin yıldırım
20 Aralık 2010 Pazartesi 08:18:31
o kadar etkili bir anlatımki.....bizde o güreşi seyreden askerlerin yanındaydık....sanki....bu yazınla sen görünüşe aldanmamalı ....ve rakibini küçümseme....diyorsun...yeri geldikçe bu türlere anlayana kabul edene kadar dersini vereceksin...güne gülümseterek başlattın bedros...dostluğun bana herdaim onur vermiştir bunuda bilesin...yüreği dolu kardeşim...yüzündeki gülümsemelerin eksik olmasın....sevgiler....saygılar

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 11:19:05
Benim has gardaşım....

Sevgi senden, Saygı benden....

Diktiğin, suladığın fidan gelişiyor mu ne dersin...?

Hasretle öpüyorum seni....
ayhansarıkaya
20 Aralık 2010 Pazartesi 07:45:07
Ben de seni gözüme kestirmiştim Bedri ağabey. Bu saatten sonra yanına değil ,çevrene bile uğramam.Ya tek dalıp tuş edersen beni rezil olmakta var,sonunda.

Güldürdün beni sabah sabah...
Selamlar...

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 11:21:45
Ayhan hemde seninle Batıkent Mesa pazarında güreşelim ki... Bütün pazarcılar görsünler...

Ama sana kıyamam... Yalandanda olsa sana yenilirim.. . Pazardaki havan bozulmasın diye....

Öptüm gözlerinden sağ ol...
Aysel AKSÜMER
20 Aralık 2010 Pazartesi 07:21:03
İnanılmaz dereceede güzeldi. Ulvi'ye iyi ders vermişsiniz. Anılar insanın en güzel hazinesi. Paylaştığınız için teşekkürler. Saygılarımla..

1 cevap yazılmış Cevap Yaz


Bedri Tokul 20 Aralık 2010 Pazartesi 07:39:32
Aysel Hanım yine ilk yorum sizin... Ne mutlu bana...

Teşekkürler...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.