Abdullah Çevik
15 şiiri kayıtlı

KASIM

Abdullah Çevik Kimlik Onaylı
  5,0 / 1 kişi ·3 beğenme · 39 yorum · 3232 okunma

Günün şiiri
Okuduğunuz şiir 27.10.2007 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.

KASIM




gri ve sarı
rüzgar ve hüzün
şiirini yazdırır şiirin
ağlayarak
sonra düşer
sözü şairin
son söz niyetine
’’güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak’’

düşün
ki hayat
mutluluğu yitik bir hazine gibi
en kuytu karanlıklarında saklar
inatlaşarak
sana kalan
savaşmak değil
sana kalan
yine bir sürgünü yaşamak
yorulmak
kurulmak acının örsüne
ateşte kıvamını bulmak
sonra düşer
sözü şairin
yargılar üstüne mim
’’şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim’’

neden
diye sorduğun herşey
sorgulanmıştır
yaşanmıştır ne varsa kasım renginde
ve bil
ki yaşanır yinelenerek
şimdi sen
bilinmeyen öykünü
en sıcak dil
ile yazmaya öykün
sonra düşer
sözü şairin
imgelerden süzülerek
’’Yaş otuzbeş yolun yarısı eder
Dante gibi ortasındayız ömrün’’

Abdullah Çevik
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
KASIM şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

KASIM şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
, 5 puan verdi
10 Temmuz 2009 Cuma 20:07:36
bir temmuz akşamı bu şiiri okumak, zaten gri ve sarıya bulanmış psikolojimi iyice yerle bir etti...
aslında okumadım değil, öncesinde de yüzlerce kez okumuşumdur ama ilk defa yorum yapabilecek kadar ( ya da en azından ben öyle düşünüyorum) net anladım diyebilirim...

gri ve sarı
rüzgar ve hüzün
şiirini yazdırır şiirin
ağlayarak
sonra düşer
sözü şairin
son söz niyetine
’’güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak’’

..................................
karamsar başlamış şair, sarıdan, griden, külden, pustan dem vurarak. ankaranın kasveti ve melankolikliğinden midir bilinmez, bu şehrin şairlerinin karamsar ve kasımvari bir halet-i ruhiyesi vardır zaten. şair de bu psikoloji ile başlamış yazmaya. kimbilir belki şiir onun için sonbahar demek, tıpkı içinde bulunduğu ruhsal durum gibi...ya da sonbahar şiir demek, yazmak istediği gibi, yüreği gibi...şiirin şiirini yazmak mükemmel bir ifade bence..ayrılığın, aşkın, özlemin, savaşın vs vs kısacası herşeyin şiirini yazan biri şiir yazdığı zaman herşeyin şiirini yazmış olmaz mı bu bağlamda?
gerçekten bu dizeyi ayrıca beğendim

ama beğenmediğim ifade, şairin son sözünü düşürmesi şiire:(
neden? hç bir şair yapmamalı bunu, ne kadar karamsar, umutsuz ve sonbahar mağduru olsa bile...düşmemeli o son söz, ya da düşen her son söz , yeni başlayacak bir önsözün habercisi niteliğinde olmalıdır...ama maalesef şair o kadar buruk ki, hazan gibi, düşen yapraklar gibi, kışa teslim olan bir mevsim gibi şiirin son sözlerine bırakıvermiş kendini...ve ilk bölümü de büyük üstad Hilmi Yavuz'a ait ve sanki bu şiir için yazılmış gibi şık duran bir dize ile noktalamış...

’’güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak’’

tanrının felsefesi de belki ademoğlunu, tercihlerine ve bizim için yazdığı kadere bırakmak değil midir?
güz bunun için varoldu, şayet o yapraklara hükmedecek güçte olsaydı, belki böylesine sarı ve yapraksız bir mevsim olmayacaktı asla...

...............................................
düşün
ki hayat
mutluluğu yitik bir hazine gibi
en kuytu karanlıklarında saklar
inatlaşarak
sana kalan
savaşmak değil
sana kalan
yine bir sürgünü yaşamak
yorulmak
kurulmak acının örsüne
ateşte kıvamını bulmak
sonra düşer
sözü şairin
yargılar üstüne mim
’’şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim’’


bu ikinci bölümde şair ipuçlarını çoğaltmış bizim için yarattığı hazan fikrine ilişkin...neden hazan, çünkü murtluluk yok, çünkü hayat onu en kutsal derinliklerine sakladı. çünkü gerçek mutluluğa erişmek dünyanın en zor ve en imkansız görünen yolculuklarından birine atılmak demek...ara ara sarıldığımız, yüzümüzü güldüren lakin sahte olan sevinçlerden dem vurmuyor şair...onun demek istediği henüz belki kendisinin de net bir anlam yükleyememiş olduğu gerçek ve kusursuz mutluluk...bunu çözümleyememiş olmanın sancısı, ve bu arayışın getirdiği yorgunluk ve düş sanrısı şairi hazana belki de daha fazla yakınlaştırmakta...

burada kader olgusu sorgulanıyor bence. şair sesleniyor kendisine ya da kendisi kadar umutsuz bir kariye bilinmez...savaşma diyor, inatlaşma hayat karşısında ki hayattan kasıt da o mutluluğu en derinlere gizleyen yaradanın kendisi olsa gerek...evet tanrıyla savaşma, sükutla kaderine boyun eğerek, senin için biçilmiş olanı yaşa...başka çıkar yolun yok belki de...acılarını yaşa, yan, yakıl, kavrul çünkü bunlar senin alnının yazısı ve belki de seni olgunluğa, dahası arınmışlığa götürecek yegane olgulardır...evet tüm yargıları ve durumları bir mimle sonlandırıyor şair...hükmü yok çünkü, kim ne derse desin hiç bir söylemin hükmü yok...
burada da bir başka zenginliği ekliyor şiirine İsmet Özel dizeleriyle...onu hiç tanımayan birileri hakkında nice yorum türetecek, onurlu, cesur diyecekler oysa onun ruhundaki azabı, hazanı ve suskunluğu hiç biri bilmeyecek...

................................................
neden
diye sorduğun herşey
sorgulanmıştır
yaşanmıştır ne varsa kasım renginde
ve bil
ki yaşanır yinelenerek
şimdi sen
bilinmeyen öykünü
en sıcak dil
ile yazmaya öykün
sonra düşer
sözü şairin
imgelerden süzülerek
’’Yaş otuzbeş yolun yarısı eder
Dante gibi ortasındayız ömrün’’



ve son bölümde şairin kendisiyle hesaplaşması son raddeye tırmanıyor...sorgulamış evet herşeyi lakin bu sorgulamaların bile geçersizliğinden dem vuruyor...çünkü bu kader, ona has yazılmadı belki...daha önce milyon kez sorgulandı ve kendisinden sonra da defalarca sorgulanacak...çünkü herşey bir kasım renginde, çünkü her yazı bir parça hazan alında biriken...
ama şair yine de öğüt vermekten kendini alıkoyamıyor..
sen yine de yaz diyor öykünü en sıcak, ve belki de kasımlardan en uzak dillerle, düşüncelerle, henüz hazanın sarartamadığı bir yürekle yaz öykünü diyor. bunu okuruna söylemiş olabilir, ancak kendi kendine de telkin etmiş olabilir emin değilim...orası şairin bileceği iş...
şiirinin son dizesini de zaten bir diğer üstad olan Cahit Sıtkı ile tamamlayarak şiirini noktalamış...
acaba ömrün sonbaharı şaire göre otuz beş yaş ile mi başlıyor, yoksa yolun yarısı kavramı, ona hazanı mı anımsatıyor?
bilinmez...

mutlaka gözümden kaçan, ifade edemediğim ya da tam olarak anlatmak istediğiniz şekilde idrak edemediğim pek çok nokta olmuştur ama benden bu kadar:)
gerçekten çok ama çok güzel bir çalışmaydı
her dizesi emek, her dizesi sonsuz zenginlik olan...
sayenizde Hilmi Yavuz'un ve İsmet Özel'in bu iki mükemmel şiirini de tanıma fırsatyı buldum ve bana çok şey kazandırdı...

siz de biliyorsunuz ki hayat zaten dört mevsimin kısır bir döngü ile bileşiminden oluşmuştur...ne varsa yaşayacağız.sarı hazanı, en sert zemherileri, kavurucu yaz sıcağını ve içimizde bin güneş açtıracak ılık baharları...
asla sararmasın hayalleriniz
grileşmesin yüreğiniz
bu kalem renklerin en güzle tonlarını hakeden eşsiz bir kalem...

evet şair...
günün şiiri olmakla zaten yeteri miktarda hak ettiği yerde olan bu anlamlı ve özel çalışmayı ben de arşivime saklıyorum
takdirim çokça
saygılarımla

aysegulguncan tarafından 7/10/2009 10:57:12 PM zamanında düzenlenmiştir.
14 Haziran 2009 Pazar 14:17:24
uzun aralar vermişken yazmaya, okumaya, bu şiir ,haksızlık ettiğimi hatırlattı.
benim öyküm kadar tanıdık, başkasının öyküsü kadar tuhaf ve ilgi çekici geldi.
kutlamak için geç, olsun.
3 Haziran 2009 Çarşamba 23:39:00



ekim solmuş aşkın tebessümü
kasım sancılı zamanların büyüsü...

şiir merhaba!



16 Kasım 2008 Pazar 21:42:57
aldım "kasım"ı kasımın 8 ine.)
şiiri neden sevdiğimi hatırlatacak kadar güzeldi.

tebrik ettim.

biraz geç oldu ama, özürle..
18 Ekim 2008 Cumartesi 16:54:00
Son söz niyetine:
’’güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak’’
Denetimi zor hayatlar gibi.

"Hayat mutluluğu yitik bir hazine gibi en kuytu karanlıklarında saklar"

Kalan kasım ayları gibi savurur buruk, elemli...

Ve:
’’şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim’’

Oysaki.
"Suskun ve kederliyim"
diye yakınması şairin, Cahit Sıtkı ruhunda Şad eden hüzünlü neşedir gizliden.

Abullah Çevik usta şair. Beyefendi bir edebiyat adamı.
Şiirlerini okumak her zaman ayrıcalıktır.

11 Aralık 2007 Salı 22:13:35
Selamun Aleyküm Kardeşim

Şiirinizi beğeniyle okudum,yüreğinize sağlık.

Saygılar..
29 Ekim 2007 Pazartesi 14:44:24
harika harika harika.... son sözler hep şairlere bırakılsa,anlamsız bitişler olmazdı heralde,şair anlamı daha duru daha temiz ve daha samimi aktarırdı heralde,tüm şairleri gönülden kutlarım=)
28 Ekim 2007 Pazar 23:17:29

oldukça uzun bir aradan sonra okuduğum, en mükemmel şiir...

tema ve kurgu...

zekice, ustaca!

yürekten kutlarım günün şairini.

saygılarımla.



28 Ekim 2007 Pazar 22:38:46
insanın gözlerini acıtan bişey var bu şiirde,boğazına takılan bişey.
ama iyi ki var.olmasa eksik kalıcaktı bizde adını koyamadığımız o şey...
28 Ekim 2007 Pazar 22:17:41
söylencek sözler bitmiş sanırım ...
şimdi tek yapmamız gereken bu şiiri yazana teşekkür etmek...
yüreğine sağlık ...
28 Ekim 2007 Pazar 21:50:27
Kurul'a ve yorumlarıyla katkıda bulunan şiir dostlarına teşekkür ederim.
28 Ekim 2007 Pazar 16:40:54
yorulmak
kurulmak acının örsüne
ateşte kıvamını bulmak
yüreğine sağlık...
28 Ekim 2007 Pazar 16:13:53
şiirdi...

kutlarım şairi

sevgilerimle...
28 Ekim 2007 Pazar 15:58:31



kutluyorum bu güzel şiiri yazan yüreği

saygımla




28 Ekim 2007 Pazar 14:37:39
...
''''güzün felsefesi
yaprağı akarına bırakmak''''
...
''''şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim'''
...
''Yaş otuz beş yolun yarısı eder
Dante gibi ortasındayız ömrün''

üstadlardan el almış güzel kaleminize ve pırıl pırıl yürek sesinize selam olsun.kutlarım.her zamanki gibi çok güzeldi şiiriniz.kurulumuza da bu değerli seçki için teşekkürler ederim.

Saygıyla,

28 Ekim 2007 Pazar 13:54:16
kutlarım .
günün şiiri ve şairini.
28 Ekim 2007 Pazar 13:33:37
doğduğum, kimbilir daha nelerin olacağı ay...şiir ise muhteşem, tebrikler.....
28 Ekim 2007 Pazar 12:49:53
Günün şiir ve şairini kutluyorum...

Sevgilerimle...
28 Ekim 2007 Pazar 12:37:57
kutluyorum şairi
saygımla..
28 Ekim 2007 Pazar 12:28:10
şiirinin neresinden tutayım
kızarmış bir şiin neresinden tutarsan yakar
tebrikler...
28 Ekim 2007 Pazar 11:03:54
Akıcı bir şiir ama bana göre finalde bir şeyler var sendeleten...

şimdi sen
bilinmeyen öykünü
en sıcak dil
ile yazmaya öykün
sonra düşer
sözü şairin
imgelerden süzülerek
---

"her şey"

sevgiyle
28 Ekim 2007 Pazar 09:41:55

Çok çok güzell

Her zamanki gibi.

kutluyorum saygımla...
28 Ekim 2007 Pazar 09:19:48



güzün felsefesi...
sarı ve gri


oysa felsefe yapmak karnı tok olanların işi idi
üşüyen elleri kınalı şimdi
akarına bırakılan yaprak ardından

yaş otuzbeş yolun yarısı...
da yol nerede?
ve neden?.../neye göre...



sevgimle kalın...
28 Ekim 2007 Pazar 08:31:52
kutlarım...

sevgiler...
28 Ekim 2007 Pazar 04:52:44
düşün
ki hayat
mutluluğu yitik bir hazine gibi
en kuytu karanlıklarında saklar

Merhabalar duygusu yoğun şiire ve şaire tebriklerimle...

Sevgi ve saygı sizinle olsun.
28 Ekim 2007 Pazar 03:15:11
bu gecemin siiri oldu tesekürederim, böyle yürekten bir siir icin...cok sey hissetirdi...saygilarimla
28 Ekim 2007 Pazar 01:28:34
Bu muhteşem dizelere yetiştiğim için çok şanslıyım.
Kutluyorum gönülden günün şairini ve ustaca yazılmış şiirini...
Saygılar...
28 Ekim 2007 Pazar 00:56:02
şiiri sondan başa doğru okuduğumda daha net olarak gördüm, gösterilmek istenenleri...
teşekkürler güzel parça için..

godot tarafından 10/28/2007 12:59:46 AM zamanında düzenlenmiştir.
28 Ekim 2007 Pazar 00:25:29
ne yaratıyorsanız, ortaya ne koyuyorsanız koyun, içinde tarzınız yoksa o 'o' değildir!

yani derim ki, siz 'O'sunuz, ta kendisisiniz...

tebrikler!
28 Ekim 2007 Pazar 00:21:29
tebrikler ..kutlarım şairi ve güzel şiirini..

yürekten
28 Ekim 2007 Pazar 00:18:20
Tebrikler..Kurdele yakışmış şiire...
28 Ekim 2007 Pazar 00:08:51


Günün şiiri ve şairini kutluyorum.
Sevgi ve saygıyla...
28 Ekim 2007 Pazar 00:07:58
Ben sadece teşekkür ediyorum.

Sizi tanıdığım ve şiirlerinizi okuyabildiğim için mutluyum.


Sevgimle...
27 Ekim 2007 Cumartesi 14:09:38
ki hayat
mutluluğu yitik bir hazine gibi
en kuytu karanlıklarında saklar..'' sağımız solumuz ardımız önümüz karanlık.. kandil kayıp..
çayıma düştü bu şiir..teşekkürler..
27 Ekim 2007 Cumartesi 03:36:41
tam puan....tebrikler
27 Ekim 2007 Cumartesi 01:52:37
Kutlarım çok güzeldi
27 Ekim 2007 Cumartesi 01:48:37
Kasım hayata göz açtğım ay ,kasım gerçek aşkı tatğım ay sonbahar aşkımı yitirdiğim mevsim ,ne çok şey gizler benim için kasım

geceme düştü şiirin yüreğine sağlıkkk
27 Ekim 2007 Cumartesi 01:27:39


Şiirin örsüne yatırsın beni Kasım.
Saygılar.
27 Ekim 2007 Cumartesi 00:39:12
neden
diye sorduğun herşey
sorgulanmıştır
yaşanmıştır ne varsa kasım renginde
ve bil
ki yaşanır yinelenerek
şimdi sen
bilinmeyen öykünü
en sıcak dil
ile yazmaya öykün
sonra düşer
sözü şairin
imgelerden süzülerek
''''Yaş otuzbeş yolun yarısı eder
Dante gibi ortasındayız ömrün''''

çok kuvvetli bir kaleminiz var kutlarım

saygılarımla...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.