ide
14 şiiri kayıtlı

GÜNEBAKAN GÜLÜŞLER

ide
  0,0 / 0 kişi ·0 beğenme · 7 yorum · 1989 okunma

GÜNEBAKAN GÜLÜŞLER




Günebakan gülüşlerini sevdim

Sarı renkli, yeşil gözlü

Memleket yürekli çocuklarımın.

Gündöndü tarlasına gömdüler düşlerini…

Düşleriyle gün döndükçe

Güneşe döndü yüzleri:

erik dallarından kovardı Macır İsmail
-rahmetli-
bir de İsmet teyzenin yasaklıydı bahçesi.
buğdaylar dövülürdü
mahalledeki tek dibekte –sırasıyla-
çarpışınca tokmaklar havada
saçılırdı gülüşler ortalığa.
künkçeşmeden su taşınırdı küplere
kireçliydi suyu
kütür kütür yapardı turşuyu.
karadumandı adı ayçekirdeğinin
-hem de öyle bildiğiniz
çizgili çekirdekler gibi de değil
kapkara billahi, dopdoluydu içleri-

Hey gidi Marmara’mın suyuyla ayrılan

Ve üç denize de kıyılanan

Her daim kendisine

“göçmen misin” diye sorulan

Boz tüylü, çakır gözlü

Memleket yürekli çocukluğum:

pek severdik hem Karaoğlan’ı
hem de karadumanı.
hiç unutmam
orta ikideydim o zaman
karaduman çitleyerek okurduk Nazım’ı
“Memleketimden İnsan Manzaraları”
bir yıl sonra da
çingene sobasında yakıldı…
sormayın nedenini: 1980 yılı.

Ah benim günebakan gülüşlü

Memleket toprağım…

Doldur düşlerini avuçlarına

Büyüdü çocukların umut dolu…

efsanelerimiz olmadı
futalıların kavgalarından gayrı.
bir de Elmalı Kalesinde
hazine varmış diye duyardık –lanetli-
büyük büyük laflarımız da yoktu
yere göğe sığmayan.
ekerdik
biçerdik
-lise bir-
ilk göz ağrımın yarı bacağını
biçer dövere verdik…
-yanık yanık kokardı mektupları-

Gün döndü

Başladı güneşe akın…

Zamanıdır

Dokuz sekizlik marşların…

kasapların Nazmiyânımla
Işıkların Elmas’ın
kulakarkası taktıkları
çiçekleri vardı –meşhur-
“pek değerli olmuş” derdi Nazmiyânım
hakkından demlenince çay.,
kuyuya atmıştı kendini kocası.
Elmas’ın kocasıysa
-yani benim hiç görmediğim rahmetli dedem-
mutaflık yapar, dokurmuş çadır,
boydan boya gerilirmiş
keçi kılından burmalı ipler,
bir ucuna ince belli bardağa konurmuş rakı
tam karşısındaki uca da yerleştirilirmiş aynısı.
gelir bir yudum alırmış okkalı
geri geri döndüğünde mutaf dedem
öbür uçtakini de yudumlar
dokurmuş anasonlu çadırları…

-diyorum ya, öyle uzun boylu efsanelerimiz yokmuş bizim-

Büyüdüm

Yüzümü güneşe döndüm

Kucakladım güneşin çocuklarını


Şeyda Işık... ide damgalı şiirler

Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
GÜNEBAKAN GÜLÜŞLER şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

GÜNEBAKAN GÜLÜŞLER şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
27 Ekim 2007 Cumartesi 22:15:15
Büyüdüm

Yüzümü güneşe döndüm

Kucakladım güneşin çocuklarını

kutluyorum seni.
26 Ekim 2007 Cuma 07:53:50
Çok hoş bir anlatım ve güzel bir şiirdi...Kutlarım.Selam ve Sevgimle...
25 Ekim 2007 Perşembe 18:58:14
bu günün şiiri secilmez ise,
tanımam artık bunlardan başka dize!

okudum ve derin düşüncelere daldım cok güzel olmuş...
25 Ekim 2007 Perşembe 17:09:04
Yüzümü güneşe dönük
güneşin çocuğu

aldım bu dizeleri
sakladım İDE yi kendime

güneşe birlikte
sevgiyle


25 Ekim 2007 Perşembe 17:07:10
Büyüdüm
Yüzümü güneşe döndüm
Kucakladım güneşin çocuklarını ''

Çokkk güüüzel olan dizelerinizi kutluyor, güzel gelecekler diliyorum.RABATLI

25 Ekim 2007 Perşembe 17:00:16
İyiki dışarıya çıkmamışım ki böyle güzel bir şiiri okumaktan mahrum kalacakmışım.
O kadar güzel resmetmişiniz ki yöremizin hikayesini. Bütün yüreğimle sizi kutluyor
ve bu hünerli kaleminizin asla mürekkebi bitmesin diyorum.

Çok duygulandım
bildiğiniz gibi değil. Tarif edemem
Sonsuz sevgi ve hürmetlerimle
Macır Ismayıl mezarında rahat uyusun
ne güzel bir şiirdi

Bugün okuduğum şiirlerin en özeliydi

kardanadam tarafından 10/25/2007 5:01:26 PM zamanında düzenlenmiştir.
25 Ekim 2007 Perşembe 16:57:41
buğdaylar dövülürdü
mahalledeki tek dibekte –sırasıyla-
çarpışınca tokmaklar havada
saçılırdı gülüşler ortalığa.
künkçeşmeden su taşınırdı küplere
kireçliydi suyu
kütür kütür yapardı turşuyu.
karadumandı adı ayçekirdeğinin
-hem de öyle bildiğiniz
çizgili çekirdekler gibi de değil
kapkara billahi, dopdoluydu içleri-

Biz soku derdik o buğday döğülen taşa.
Tokmaklar çarpıştığında havada
Anamın Parmakları yaralanmıştı o gün.
İlgiyle ve beğeniyle okudum.
ellerimizden kayıp giden o günleri.

Tebrik eder, selamlar, saygılar sunarım.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.