SEMİH SEYYİD
210 şiiri kayıtlı

İkinci İskenderiye'dir Burası

SEMİH SEYYİD
  0,0 / 0 kişi ·0 beğenme · 4 yorum · 875 okunma
İkinci İskenderiye'dir Burası

İkinci İskenderiye'dir Burası




I

Habib Neccar dağının üzerinde
Takla atıyor bir grup güvercin
Gösterişi seviyorlar ya
Kimsenin umurunda değil.

Dağın yamaçlarında bir kilise vardır önemsenir
IV.yüzyıldan beri ayinler süregelir.

Antakya’ya ilk kez geldiğinde Aziz Petrus
İlk konuşmasını burada yapmıştır
O zamandan beri güvercinler
Zerafet taşırlar gökyüzüne
Ve o zamandan beri
Dağın bu yüzünde melekler!

II

Habib Neccar dağının yamaçlarında
Taa Büyük İskender’den beri surlar
İnsanlık ve uygarlık tarihine gösterir
İskender oğullarının ne denli hizmetkar olduğunu!

O hizmetkarlar ki bilirler binlerce yıldır işlerini
Sefa içinde yüzerken hizmet üretirler
Bilirler en güzel şekilde insan kullanmasını!

III

Amik ovasında üretir Hataylı çiftçi
Binlerce yıldır turunç, mandalin
Portakal ve limon
Zeytin, İncir ve üzüm
Getirir ve satar alnının terini
Küçük bir bedel karşılığında !

Uzun yollardan yorgun gelmiş tüccarda
Geçtiği dağ, çöl ve bozkırdan sonra
Soluklanabildiği yegane yer bilir burayı
Limanlarından gemilerle taşır mallarını
Uzak ve yabancı diyarlara.

IV

Amik ovası dedikte
Onu usul bir çocuk gibi
Sulayan sudur Asi
Anti-Lübnan vadilerinden doğup
Baştan başa yıkar yaratır ovayı
Ve deli bir aşık gibi
Akdeniz’in tuzlu sularına karışır, kaynaşır!

V

Doğu’nun bu ilginç yurdu
Kimler görmemiş ki? Kimler?
Hatiler’ki hem ad
Hem tarih vermişler Hatay’a
Sonra Hititler ki Hatiler’in
Mirasçısı kılmışlar kendilerini
Ondan bu güzel adı
Yüceltmişler dönemlerinde
Hurri-Mitanniler gelmişler sonra
Sanat ve ticaretle sürmüşler sefalarını
Urartu ve Geç-Hitit dönemi devamı.

VI

Daha bitmedi neler, kimler gelmemiş ki?
Asur, Pers ve Büyük İskender dönemi.

Selevkos, Roma, Bizans ve Kilikya,
Ermeni, Arap, Haçlı ve Selçuk,
Osmanlı ve daha neler görmemiş ki Memluk,
Kısa bir dönem de Fransız yönetimi!

VII

Verimli topraklarda 3 kez ürün alınır yılda
Yüksek dağlara çıkıldığında karlar altında
Akdeniz’e doğru inişe geçtikçe yumuşar iklim
Sıcaklık artar
Toprak kararır
İnsanlar renklenir!

Sahi Antakya bölgesi insanı
Nereden kimlerdendir?
Hıristiyan, Müslüman, Yahudi
Arap, Türkmen, Çerkes’dir,
Orta Asya’dan aşiret olup iskan olandan
Yarımada içlerinden ta Arabistan’dan
Zırha haça bürünüp Uzak-Avrupa’dan !

Firavni burunludur bir kısmı Mısır’dan
Fas’tan, Tunus’tan, Cezayir’den
Ta Yemen içlerinden, Dağıstan dağlarından!

Suriye çölleri ve Lübnan dağları
Bu bölgeye göç veren pınarbaşları.

VIII

Cami kiliseyle yan yanadır burada,
Katolik ile Ortodoks, Yahudi ve Arap!
Sünni ve Alevi iç içedir
Ne mutlu Ya Rab !

Burada Süleyman’ın yıldızı
Hilal ve yıldızla barışık!

IX

Tarihle uygarlık kolkoladır burada
Ta Fenike’den beri, ticaret ve denizcilik
Su yolları bitiştirmiştir insanları
Akıtmıştır aynı verimlilik okyanusuna!

İkinci İskenderiye’dir burası
Denizin karşı tarafından sonra!

Habib Neccar dağının üzerinde
Takla atıyor bir grup güvercin!
Burada, işte tam burada ilk kilise kuruldu
İlk vaftiz yapıldı ruhani atmosferinde
İznik konsül kararlarına burada karşı çıkıldı
Nasturiler burada
Ayrılma kararı aldılar
Bizans kilisesinden !

X

Mekke’den, İstanbul’dan
Kudüs’ten esintiler vardır
Şam’dan, Bağdat’tan
Kahire’den buraya.

Buranın ruhani zenginliğinde pusula
Nereyi göstereceğini şaşırır
Unutur rüzgar ne yöne eseceğini
Kah Medine olur ona Kıble
Kah Roma kah ta Beyrut
Ortadoğu dersek işte tam burası
Akdeniz dersek kültürlerin buluştukları!

Bölge etnik köklerinde
Mavi gözlü
Sarı saçlı
Slav kölelerin
Torunları da var
Latin ve Türkmenler kadar
Hıristiyanlığının temelinde
Aramiler kadar
Yahudi kökenli Nasturiler de!

Bu çeşitlilik bir karmaşa gibi
Gözükse de bizlere
Mutfakta dönüşür
Muhteşem ziyafetlere

Sofra çok zengin Doğu Akdeniz
Deniz ve çölün tüm enstantaneleri
Et ve tatlı çeşitleri birer harika
Kilo almamaya dikkat etmeli!

XI

Dilce belli ki
Arap ve Türk lisanları sivrilmişse de,
Onlarca dilin kalıntıları içinde
Yüzüyor yaşayanlar kültür içinde !

Nusayri Aleviler çokluk gibi gözükse de
Yabana atılmaz bir kesafet yukarılarda
Son yüzyıl içinde Yörükan aşiretler
Beslemiş oldukça bölge nüfusunu
Halep Türkmenler’i açmış ağartmış
Nüfusun teninin rengini !

XII

Habib Neccar dağının üzerinde
Takla atıyor bir grup güvercin
Gösterişi seviyorlar ya
Kimsenin umurunda değil.

Güvercinler!
Bu kuş gribi mevsiminde ne tuhaf
Yakarken çatır çatır barbarca insanlar
Ağızlarında dünyaya
Defne dalı taşıyorlar!

Habib Neccar dağının eteklerinde
Yeşil pelerinini atmış üstüne Antiokya
Ve gel diyor insanlara
Çeşitliliğimi ve güzelliğimi keşfet!..

Hatay - 2006

FOTOĞRAF: SEMİH HAZAR
Şiiri Değerlendirin
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
İkinci İskenderiye'dir Burası şiirine yorum yap
Okuduğunuz şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?

İkinci İskenderiye'dir Burası şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
4 Nisan 2007 Çarşamba 22:42:28
Yüreğine sağlık dost sevgiyle........
4 Nisan 2007 Çarşamba 18:49:48
TEBRIKLER
KALEMIN DAIM OLSUN
SAĞLICAKLA KALIN...
4 Nisan 2007 Çarşamba 16:31:23
Kutlarım sevgili Seyyid çok güzel bir şiir tarihiyle kültürüyle bir şehir ve istisna bir şehir Hatay insanları da (ki tanıdığım dostlarım var çok sıcakkanlı)..Keyifle okudum yüreğine sağlık sevgiyle ve sevdiklerinle kal her zaman sevgilerimle..

Çınar GÖLE
4 Nisan 2007 Çarşamba 12:25:36
Ne özenli ve bilgi yüklü bir şiir :)
Yüreğine sağlık
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Edebiyatdefteri.com'u kullanarak Çerez Politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.