1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
30
Okunma
Yorgunluk dediğin sıradan bir sızı değil ki bedende,
Asıl fırtına kopar, kimsenin görmediği o en derin yerde.
Bazen insanın sevinci çekilir, hevesi yorulur içten içe,
Gündüzün gürültüsü susar da dertler birikir her gece.
Umut dediğin narin bir kuştu, kanadı kırıldı sessizce,
Zaman bir değirmen gibi öğüttü hayalleri ince ince.
Ne adımlar atacak derman kaldı ne tutunacak bir dal,
Yürekte biriken bu suskunluk, cevabı olmayan bir masal.
Denizin çilesini, yükünü git de coşkun dalgaya sor,
Karanlığın ağırlığını, kimsesiz kalan o yalnız yüreğe sor.
Sırtında dünyayı taşıyan kişinin yükü görünmez gözle,
İçindeki yangın öyle büyüktür ki anlatılamaz bir tek sözle.
“Sabır her derdin ilacıdır.” derler, duyar durursun her yandan,
Sen onu bir de sabrederken ömrü tükenen insandan dinle.
Yılları bir teselli uğruna harcamak kolay mı sanırsın?
Her gün biraz daha eksilir, her gün biraz daha yanarsın.
Ne heves kaldı dünün heyecanından ne de derman dilde,
Ağır ağır tükenir insan, fırtınaya tutulmuş bir gülde.
Gözlerin dalar uzaklara, bir teselli ararsın belki de,
Fakat sığınacak tek bir liman bulunmaz bu ıssız kentte.
Yine de yürünür bu yollar, dizlerde derman kalmasa bile,
İnsan kendi yükünü kendi taşır, düşürmez kimsenin diline.
Söylenecek çok şey var aslında ama anlatmak boşuna,
Kaderin yazdığı çizgi gitmez bazen insanın hoşuna.
İşte böyle dostum, kelimeler de tıkandı artık boğazda,
Ne bir sitem kaldı içimde ne de bahardan kalma bir arzu.
Yorulur umut da sabır da, geçip gider koskoca bir ömür,
Arada bir derin bir nefes çekip dersin ki sadece:
Öyle işte...
Kadir TURGUT
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.