2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma

-Küller bazen kendi ışığını taşır-
hüzün
bu sabah erken uyandı
bense geç
sessizlik her akşam
aynı yerinden büyüyor içimde
gidenlerin sesini unuttum
gölgesi hâlâ bir kapının kenarında-
ne açılıyor
ne kapanıyor
durdukça çoğalan
bir şey var içimde
adı yok
belki tortu
belki içimde kalmış bir rüzgâr
umut
bugün ince bir çizgi
düşsem kırılır
tutsam incinir
anka’yı düşünüyorum
yanmak ağır
ama yanmamak
daha zor
eksilmek istiyorum biraz;
fazlalıklarım gece ses çıkarıyor uyutmuyor
çay buğusunda
yüzüm çözülüyor
dünya sessizce üzerime kapanıyor
doğmak
büyük bir şey değil
eski bir acının kabuğunu
kimse duymadan
kaldırmak kadar
sonra
yavaşça kalkıyorum-
kendi içimden geçer gibi
hafifliyorum
bir kanadın eşiğinden geçmiş
bir gölgeye dokunmuş gibi
içimde adını bilmediğim
bir telaş var
belki başlangıç
belki de yeniden yanmayı öğrenmek
bir gün
kimsenin göremediği
bir aralıkta
küçük bir kuş
kanat çırpacak içimde
o an
dünya biraz duracak
ben biraz susacağım
çünkü bazı dönüşler
külden yükselen
adını kimsenin duymadığı bir başlangıçtır
Meltem Kınıc
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.