0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
17
Okunma
Yine bir sabah vakti Üsküdar’da,
Sıcak bir simit kokusu çalınır burnuma tabladan.
Şarkı söyler içimde bir yerlerde, çoşku
Ben susarım, Kızkulesi bakar uzaktan…
Biraz hüzün, biraz isyan vurur karaya,
Martı sesleri dolar Sahil Yolu’na.
Çığlık çığlığa dönerler gökyüzünde,
Bir lokma ekmek mi, bir tutam özgürlük mü ararlar yoksa?
Sokak lambaları bir bir sönerken üstümüzde,
Boğaz’ın serin rüzgârı çarpar yüzüme.
Cebimde ellerim, aklımda yarıda kalmış sevdalar,
Bir cıgara yakarım, dumanı karışır martıların çığlığına.
Ah İstanbul!
Kaç sevdalıyı yuttun şu köpüklü sularında?
Kaç yalnızlığı demledin Üsküdar’ın çay ocaklarında?
Simitçi bağırır kıyıda, vapur yanaşır iskeleye,
Biz yine kalırız gidenlerin ardında…
Sıcak simit kokusu, martı sesleri ve deniz…
İşte böyle dostum,
Hayaloğlu giyinir bu şehir her sabah;
Bir tarafı çamur, bir tarafı bembeyaz bir deniz.
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.