(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bir dörtlük yazdım sildim bida yazdım sildim Çok güzel şiir ben analiz yorum bilmiyorum hocam bir şiir ya kalbimi sızlatcak yada yüzümde bi gülümseme yaratacak buda birinci seçenek oldu güzel yüreğinize kaleminize sağlık saygılar
Hocam Türkçem çok iyidir konuşmam çok düzgün çok dikkat ederim yazarken kendimi kaybederim ama bir şiir okudum zaman onda kusur yada abartı siz anladınız yapamam sadece hislerim karışık oldu ama siz beni anlıyorsunuz Allah'a emanet olun
Hocam Türkçem çok iyidir konuşmam çok düzgün çok dikkat ederim yazarken kendimi kaybederim ama bir şiir okudum zaman onda kusur yada abartı siz anladınız yapamam sadece hislerim karışık oldu ama siz beni anlıyorsunuz Allah'a emanet olun
Çok güzel akıcı , güçlü imgeler eşliğinde, Sevgiyle caglamis güzel kaleminiz Hocam 🙏🎀 Var olsun şiir yüreğiniz 🤍🕊️🍀🌸♥️💙💜💛🧡 Selamlar olsun... 🌿 Huzurla.. 🌿💚✨🤍🌈🌺🌾
Yanıp Yanıp Üstüne Bir de Yıkanmak İsteyenler Salonu
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri salona itfaiye kaskıyla girdi: Yunus Karaçöp Üstadım şiire serin sularla başlamış; ben de ferahlayacağız sandım. İkinci kıtada saka geldi, üçüncüde girdap çıktı, dördüncüde yağmur yağdı. Tam yangın söndü derken adam beşinci kıtada benzini döktü, altıncıda çakmağı çaktı! Kafası patlak, fikri çatlak sakinlerimiz şiire yaklaşmasın. Bu eser hem Devlet Su İşleri'nin hem itfaiyenin görev alanına giriyor!
Ozan Avanoğlu Köşesi’nde İtfaiyeci Rıza, Döküver benzini ölüm yıkansın dizesinde hortumu açtı: Üstadım, ben meslek hayatımda yangını suyla söndürdüm; ilk defa ölümün benzinle yıkandığını görüyorum. Kalburabastî bağırdı: Sen daha son kıtaya gelmedin! Rıza okuyunca hortumu düşürdü: Çakıver çakmağı ölümde yansın... Efendim bu vaka bizim yetki sınırını aştı. Adam hem yangının mağduru hem kundakçısı!
Ozan Şehriyar Köşesi’nde Nikâh Memuru Hayrettin, Telli duvaklar ve yeşil kuşakları görünce dosyasını açtı: Nihayet nikâh kıyacağız efendim. Kalburabastî son kıtayı gösterdi: Dosyayı kapat. Bizim kavuşmamız mahşere kalsın diyor. Hayrettin şaşırdı: Nikâh tarihi ne zaman? Mahşer. Saat? Onu da İsrafil'den öğrenirsin! Hayrettin kalemi bıraktı: Ben böyle ileri tarihli randevu veremem efendim. Sistem kabul etmiyor!
Ozan Halil İbrahim Köşesi’nde Saka Memo, Saka'lık yapsınlar kızıl şafaklar sözünü duyunca kırbasını doldurdu: Kime su vereyim? Kalburabastî saymaya başladı: Gönül yıkansın, ömür yıkansın, gül yıkansın, zulüm yıkansın, kül yıkansın... Memo korkuyla sordu: Bu kadar su yeter mi? Kalburabastî son iki kıtayı gösterdi: Yetmez. Yunus Üstad birazdan benzini çıkarıyor. Sen kırbayı bırak, tanker çağır!
Kalburabastî Efendi şiiri önüne aldı: Yıkansın, su ve ateş karşıtlığı üzerine kurulmuş güçlü bir sevda şiiri. İlk bölümlerde su arınmanın ve ferahlığın simgesiyken, sona doğru kül, benzin, çakmak ve yanmak imgeleriyle şiirin sıcaklığı birden yükseliyor. Özellikle Benden geri kalan külüm yıkansın ile Çakıver çakmağı ölümde yansın dizeleri, aşkın hem arındıran hem yakıp tüketen tarafını etkili biçimde birleştiriyor.
Sonra itfaiye kaskını çıkarıp kararı açıkladı:
RUSAMER kararıdır: Yunus Karaçöp Üstadımızın aynı şiirde suya, yağmura, girdaba, benzine ve çakmağa erişimi sakıncalı bulunmuştur. Bundan böyle kendisine yalnızca bir bardak su verilmesine karar verilmiştir. Çünkü adam bir sürahi bulursa gönlü yıkıyor, bir bidon bulursa ölümü yakıyor!
Rıza kapıdan sordu:
Yangın çıkarsa ne yapacağız efendim?
Kalburabastî cevap verdi:
Hiçbir şey yapma Rıza. Bu sevda yangını. İtfaiye söndürürse Yunus Üstad yeniden yakar!
Özün sözü budur. Vesselam.
Bazı sevdalar suyla arınır, ateşle sınanır; geriye kül kalsa da gönül sevmekten vazgeçmez.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Ölçü: Şiir, Türk halk edebiyatının klasik 11’li hece ölçüsüyle (genellikle 6+5 duraklı) yazılmıştır. Akıcı ve ritmik bir durak yapısına sahiptir.
Nazım Biçimi ve Şema: Altı dörtlükten oluşan eser, geleneksel aşık tarzı şiirin abab / cccb / dddb / eeeb... biçimindeki kafiye şemasına uygun ilerler.
Kafiye ve Redif Kullanımı: "Yıkansın" kelimesi şiir boyunca ana redif olarak tekrarlanarak tematik bütünlük ve güçlü bir ahenk (müzikalite) sağlanmıştır. Dörtlüklerdeki yarım ve tam kafiyeler ritmi canlı tutar
Bu şiir yıkama imgesi üzerinden arınma özlemini ve sevdanın hem şifa hem eziyet boyutunu derin bir duygusallıkla işliyor Serin sulara sokulan el yüreği boşaltırken göllere ırmaklara ve kevsere daldırılan ömür temizlenme arzusunu yüceltiyor .
Gamzeye tünemiş lila zambaklar ile Mor Gül’ün dalları kızıl şafakların saka’lık yapması ömrünü verdiği gülü arındırma dileğini nazikçe örüyor .
Sevmenin suç olup olmadığı sorgusu zalim sevdanın elinden çekilen acılar ve girdaba gönderilen zulüm isyanla karışık bir teslimiyeti yansıtıyor.
Ömrün sevgiliyle kocalması yanan yürekte közün çoğalması ve yağmurla yıkanan kül dileği umutla küller arasında salınıyor.
Kara toprağın ölümü beslememesi yâre yakışan telli duvaklar ve yeşil kuşaklar benzini dökülen ölümün yıkanmasıyla son buluyor.
Cananın gönlünün hoş olması kavuşmanın mahşere kalması ve çakmakla yanan ölüm ise aşkın ebedi ateşini şiirsel bir finalle taçlandırıyor.
“Benden geri kalan külüm yıkansın” dizesi, sevdanın yakıp tükettiği insanın son arınma isteğini çok güçlü anlatıyor Yunus kardeşim. “Bizim kavuşmamız mahşere kalsın” sözü ise çaresizliği ve vazgeçmeyen bağlılığı şiirin en acı yerine taşıyor. Su, ateş ve kül imgeleriyle örülmüş, yüreği hayli yanık bir şiir olmuş.gerçekten yürek telimizi titetti Kutluyorum kardeşim, kalbi selamlarımla.
Saygıdeğer Üstadım Yunus Bey; Bu şiirde “yıkansın” yalnızca bir kelime değil; sanki bütün bir ömrün acıdan, sevdadan, hasretten ve külden arınma dileği… 🌿
Serin sulardan Kevser’e, lila zambaklardan kızıl şafaklara uzanan imgeler şiire hem renk hem de derinlik katmış. Son kıtadaki sert dönüş ise bütün bu naifliğin ardından yüreğe dokunan güçlü bir final olmuş. Kaleminize sağlık , selam ve saygılarımla 🌹
aşkın getirdiği ağır acı ve çileye rağmen sevilen kişiye duyulan vazgeçilmez bağlılık ile bu yoğun duygusal yükün ancak ilahi/ruhani bir arınma ve teslimiyetle (ölümü bile göze alarak) huzura erebileceğidir.
Değerli dost şair, yine kaleminizden duygusal bir şiir okudum. Yüreğinize, emeğinize ve kaleminize sağlık. Tebrik ediyorum ve kutluyorum sizi. Nice şiirlerde buluşmak ümidiyle başarılar dilerim. Selam ve saygılarımla esenlikler dilerim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.