0
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
86
Okunma
Zaman her şeyi değiştirir; aşkları söndürür, insanları tanınmaz hale getirir, mekânları yok eder. Suçlu elbette o değildir; ama değişimin ölçü birimidir. Ne kadar geçerse, o kadar dönüşür her şey acımasızca.
Bu yüzden yavaştı öpüşlerim. Acele eden, varacağı yeri merak edendir; oysa benim varmak istediğim bir yer yoktu, yalnızca bir an vardı kalmak istediğim.
Yürürken adımlarını sayınca yol bitmez ya hani; ben de senin yanında dururken nefeslerimi sayardım. Yarına verecek hiçbir sözüm yoktu; çünkü geleceğe sızan her duygu, bugünün saflığını lekeler. Üstelik sözler tutulmazdı genelde. Bu yüzden sen de verme.
Herkes bir yerlere yetişmeye çalışırken, biz durmanın o muazzam ağırlığıyla sessizleşiyorduk. Sanki zaman, zamansızlığı doğuruyordu çatladığı yerden. Teninin sıcaklığında yavaşlarken anladım ki; insan ancak bir yere varmaktan vazgeçtiğinde gerçekten mevcuttur. Dünyanın bütün takvimleri dışarıda mevsimlerce dönebilirdi; bizim takvimimiz ise dudaklarımızın birbirine değdiği o uçsuz bucaksız saniyeden ibaretti.
Öpüşlerim yavaştı; çünkü dudakların, bu gelişigüzel fırlatılmış asırda sığınabileceğim yegâne yerçekimiydi. Bırakalım dönsün dünya aşağıda; biz sonsuza dek düşelim bu yerçekimsiz boşlukta.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.