3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma
Her renge bulandım ben, peki ne renk oldum? Kendi renginden bile olan bir fırça. Rengârenk olma umuduydu bizi güzel kılan oysa; renklere bulandıkça göz dikti her renk diğerine. Anladım ki bu renklerin savaşıydı ve fırça; savaş alanı. Savaş bitti, ben eksildim.
Ne renklerim vardı, esir düştü başka renklere. Ne renklerim vardı, canından oldu başka renkler elinde. Sarı gitti önce; en çabuk teslim olan hep en açık olandır. Kırmızıyı kaybettiğimi anlamam yıllar aldı, çünkü kırmızı giderken bağırmaz, asilce koyulaşır sadece.
Duydum ki bazıları tinerde bekletmiş, silmiş geçmişini. Ben kıyamadım. Silinseydim tertemiz olurdum, evet — ama hiçbir şeye batmamış olurdum. Temizlik, hiç dokunmamışlıkla aynı yere düşüyor sonunda.
Şimdi bakıyorum da, üstümdeki hiçbir renk artık kendi adıyla anılmıyor. Karıştıkça kimliğini yitirmiş hepsi; birbirinin içinde eriyip tek bir şeye dönüşmüşler. Palette yan yana dururken ne canlıydılar oysa.
Rengârenk olacaktım ben, koruyamadım hiçbirini. Bütün renkleri aldım da, kalmadı bende biri.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.