4
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
153
Okunma
Şehrin kalp atışı
boğuktu.
Kuşlar,
coğrafyanın doruk noktasını
aşıp gittiler.
Korku,
her saniye
biraz daha büyüyordu.
Savaşın terzisi,
göğün üzerine
kül rengi bir gömlek
dikiyordu;
atkısı da,
çözgüsü de
dumandı.
Pencereler,
kırık gözleriyle
sessizce
çoğalıyordu.
Şehir,
dumanın ağırlığına rağmen
derinlerinde
bir su
akıtıyordu.
Paramparça bir orkestra:
Varım...!
Yokum...!
Şehrin meydanında,
bir çocuk
öylece duruyordu;
küçük sırt çantası
renkli kalemlerle dolu,
masmavi gökyüzleriyle doluydu.
Savaşın terzisi,
iğnesini
onun kalbine
sapladı.
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.