4
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma
Sarı Yaprağın Ölüm Dansı
Gökyüzü koyulaşıyor.
Mavi, turuncuya;
turuncu, sarıya dönüşürken
güneş ağır ağır süzülüyor.
Ağacın yaprakları
birbirine fısıldıyor:
“Gidelim…”
Rüzgâr onları duyuyor,
usulca ayırıyor,
göğe doğru kaldırıyor.
Sarı yaprak,
toprağa varmadan önce
kısa bir an
havada kalıyor.
Kısa bir an
dans ediyor;
rüzgârın parmaklarında
ince bir çıtırtı bırakarak.
Sonra
sessizce
toprağa dönüyor.
Ölümün
en güzel dansı bu.
Yollar
sarı yapraklarla örtülüyor.
Ayaklarımızın altında
ince bir hışırtıyla
konuşuyorlar.
Her adım,
geçmişten kalan
bir anının üzerinden geçmek gibi.
Ben de oturuyorum
kendi kökümün yanında.
Ellerimde
geçmişin uykusu kalmış.
Sakallarımın beyazı,
rüzgârın getirdiği tozla
karışmış.
Güneş batıyor.
Yer
sarı yapraklarla doluyor.
Rüzgâr hâlâ
ağacın son yapraklarını
raksına çağırıyor.
Sarı yaprağın
ölüm dansını
şimdi daha iyi anlıyorum.
Kendime söylüyorum:
Dallar ve kökler yerinde.
Üzülme Ahmet…
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.