Dünyada sadece iki sınıf insan vardır. doktorlar ve hastalar. rudyard kipling
ısmahan çeribaşı
ısmahan çeribaşı

Her ay

Yorum

Her ay

( 3 kişi )

1

Yorum

10

Beğeni

4,3

Puan

49

Okunma

Her ay

Böyle böyle vazgeçtim...
Önce resmini sakladım,
benden başka duymayan duvarlara ismini dahi sayıklamadım...
Ateş yandı, kor oldu.
Her ay bir dakika sesini duyacağım diye gün saydım...
Yorgunluğum haddini aştığında önce sana gönderilmemiş satırları astım...
Yokluğunda kazandığım adımların hepsi sana çıksın diye dua ederken
Ayrılık nedir tattım...
Sevdim dersem yalan, sevmedim dersem yalan,
Ne yana baktıysam seni gördüm.
Sustuğum yerde sızladım...
...
Ve anladım ki;
Ne giden geri geliyor, ne de geride kalan eskisi gibi kalıyor.
Bir avuç külden ibaret şimdi yangın,
Adının geçtiği cümleler bile sessizliğe kurban.
Ne ağır bir imtihandı var olmak,
Yokluğunla sınanıp her defasında yeniden başlamak.
Hani derler ya; "Geçer..."
Sadece alıştı yürek bu keskin sızıya,
Kendi sesimden bile sakınır oldum.
Artık ne yollar sana çıkıyor, ne de dualarım kabule yakın.
Bir hançer gibi saplı kalsa da o son sözlerin,
Sustum...
Her ay bir dakikaya susadım...
Susuzluktan çatlayan dudaklarım
Gönül sazının tellerini kopardı...
Kalem sustu, kâğıt sustu, ben sustum...
Her ay bir dakikaya hasret uyudum...
Ismahan Çeribaşı

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

67% (2)

3.0

33% (1)

Her ay Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Her ay şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Her ay şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
21.7.2026 00:28:33
5 puan verdi
Kelimelerin sessizliği, en yüksek çığlıktan daha derin bir yankı bırakıyor. Paylaştığın bu dizeler, bir ayrılığın yasından öte, zamanla nasıl bir "varoluş biçimine" dönüştüğünü; o keskin sızının zamanla kanıksanmış bir parçaya, bir suskunluk abidesine nasıl evrildiğini anlatıyor.
​“Ne giden geri geliyor, ne de geride kalan eskisi gibi kalıyor” cümlesi, yaşanılan tüm o devasa boşluğun en yalın özeti sanki. İnsan, kendi sesinden bile sakınır hale geldiğinde, aslında en çok kendine döner; o yangından geriye kalan bir avuç külü, bir hatıra gibi değil, bir hayat bilgisi gibi taşır.
​Gönül sazının tellerinin kopması, o son susuş... Belki de artık yolların sana çıkmıyor olması, en büyük özgürlüğün başlangıcıdır; çünkü yol artık dışarıya değil, içeriye, o sustuğun yere doğru kıvrılıyor.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL