1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
38
Okunma
Takvim...
605 gün…
Takvim yaprakları sustu, zamanın dişlileri kırıldı sanki.
Tam 605 gündür; bir yılın yedi ayı, yirmi sekiz günü,
Dilsiz bir sabırla ördüm her bir ömrü.
O günden bu yana, yolların tozuna gömdüğüm her an,
Şimdi İstanbul’un şahitliğinde, bir nefeslik mesafeden,
Sessiz sedasız...
Sen şehrimin ufkuna, Haziran, akşamının sessizliğinde
Bense hâlâ sessizliğin en kuytu yerinde...
Aramızda aşılmaz surlar yok, dağlar yok, yalnız bir “selam”ın ağırlığı kadar...
Bu kadar yolun yorgunluğu, bunca zamanın yükü omuzlarındayken,
Bir selamın esirgenmesi, sitem değil midir?
Değil, elbet...
Şehrin taşı, toprağı seni konuşurken,
Ayak seslerin İstanbul’un kadim kaldırımlarına değmişken,
Bir bakışınla bu 605 günlük kışı bahara çevirmeyecek misin?
bir selamı reva görmeyecek misin?
Gökyüzüne değen gözlerin yeter,
Kuşlar... Onlar söylerler...
...
Saydım... 605 gün, 605 takvim yaprağı...
Her gün bir düğüm ekledim, zamana,
Bir yıl, yedi ay, yirmi sekiz gün...
Şimdi rüzgâr haber getirdi, diyorlar ki; "O burada!"
İstanbul’un kalabalığında, aynı göğün altındayız bu defa.
Şehrimin sokakları değil,
Ben, senden habersiz,
Sen ise bir nefeslik mesafede,
Sessiz sedasız...
...
Şehrimdesin işte, kokunu getiriyor boğazın serin yeli,
Sen, sessiz sedasız gidecek mişsin...
Olsun!
Çoktan devrildi, satırlar uğurladı "Allah’a ısmarladık" ...
Ismahan Çeribaşı
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.