3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma
Derya derununda gezer, kıyıyı bilmez gönül,
İman gözüyle bakar, zahire kanmaz gönül.
Yar adıyla yanan, külüne de şükreder,
Çünkü bilir: küllerinden doğar elbet gönül.
Gözü olan görmez, basireti olan görür. Kalbi mühürlü olan Levhi Mahfuz’u okusa harf harf sayar, manayı anlayamaz.
Sır saklar perdelerse, nârı aşkı gizleyemez,
Gönüldeki ateş, dumanıyla izleyemez.
"Yok" derse dil, lâkin gözler yalan söyleyemez,
Sevenin halini, cahil olan perdeleyemez.
Kuru lafla anlatılmaz bu sevdânın hâli,
Çölde susuz kalana sorsan, bilir su mâli.
Nokta kadar sır için, derya döker aşığı,
Anlayan anlar, anlamayan sanır hezeyânı.
Levha yazmaz kaleme, ilham gelir pervaza,
Ehli hâl olan anlar, gerisi bakar avaza.
Damlaya damlaya derya olur aşığın göz yaşı,
Bir damla gam için, umman döker başı.
"Ben" diyen perde olur,
Fena fillah olana, izzet ikram sunar.
Kâbe arar Beytullahı, bulamaz gafil canda,
Gönül Kâbesi yıkık, harabedir insanda.
Yıkığı onarana, derler Mimar-ı Ezel,
Harabeyi mamur eder, bir nazar-ı ezel.
Sırrı fâş etmez arif, lâfı uzatmaz âşık,
Bir söz söyler, bin mana saklar o bîr-bâşık.
Sen yok sanırsın, o var’ın özünde yatar,
Sen uzağım dersin, o can damarında atar.
Ayna tutar cemaline, görürsün Hakkı onda,
Sen ne ararsın gayrı, aradığın sendedir.
Dışarda menzil arama, gönül Kâbe’si içerde,
Tavaf et nefsini yık, Benliğin orda perde.
Söz biter, nefes tükenir, lâkin âşk
bitirmez,
Yanan yürek kül olsa da, közü hiç sönmez.
Bu söz sana değil, sendeki Yâr’e ancak
Çünkü bilen bilir: âşık maşuğa yanar...
Âdem Mutlu
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.