1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma
Kanser olduğunu öğrendiğimiz sınıf arkadaşımız Fikret bacağının kesilmesini istemiyordu. Kızı ve sevenlerinin çabasıyla kabul etti sonunda. Hep beraber ona son teknoloji bir bacak ve ömür boyu rehabilitasyon satın aldı sınıf arkadaşları. Üç arkadaşı dostu hiç ayrılmadı çevresinden hastanede başından. Aylar sonra kaybettik kardeşimizi. Bu ikinci şiirdir onun hakkında yazılan. İlk ve sonraki şiiri beğenilirse paylaşırım sanırım.
Fiko’ya Veda Ederken (Cenaze)
Attım kendimi evden geç kalmak kaygısıyla
Üstümde siyah şapkam ve kayak parkasıyla
Yürüdükçe hızlandım adımlarım sıklaştı
Bineceğim istasyon her adımda yaklaştı
Çoğunlukla denk gelmez şu iki bekleyenler
Bir senin beklediğin bir seni bekleyenler
Bu kez çok beklemeden bir tren beni aldı
Saçma bir soruyu da bir köşeye bıraktı
Zihnimde soruyla ben tamamladım yolumu
Benim trenim miydi? Ben onun yolcusu mu?
Tren kendi halinde içi yolcuyla dolu.
Son süratle almakta her gün gittiği yolu.
Günün bu saatinde neden bu kadar insan,
bir şeyden kaçar gibi, konuşan yok hep susan.
Tren ne kadar sıcak dışarısı ne soğuk,
Frenle sarsıldık kibir ses duyuldu boğuk.
Son durak burasıymış tarif edilen durak
Buluşma yeri giden ve kalanlar olarak
Bir büyük cami idi ağaçlar arasında
Kolayca buluverdim bir tarif sonrasında
Benden önce gelenler buluşmuşlardı sessiz
Rahmetli yerindeydi etrafta yüzler renksiz
Bir mefta daha vardı göçmüş bir hatun kişi
Bir halka oluşturmuş yakınları ve eşi
Küçük öbekler oldu bahçede insanlardan
Konuşmak zorlaşmıştı üzücü konulardan
Hastalık sefahati anılar son anlardan
İstemsiz başka yere taşındı meftalardan
İnsan doğasıydı bu ölüme yabancıydı
Ne kadar anlasa da ölüp gitmek acıydı.
Alpaslan 5390
020200 MAR 24
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.