0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
15
Okunma
Yalaka insanın dik durmaz başı,
Çıkarı nerdeyse oraya döner.
Menfaat uğruna akıtır yaşı,
Güçlünün önünde mum gibi söner,
Kendi vicdanını yük sayar, kınar.
Bugün alkışlar da göklere över,
Yarın o koltuktan düşeni yerer.
Menfaat bitince ne saygı kalır,
Karakter satarak rütbeye erer,
Şeref perdesini kendisi gerer.
Rüzgarın yönüne yelkeni açar,
Asla doğrulukla yürümez yolu.
Zorluğu görünce sinsice kaçar,
Güce kul olmuştur uyanık kulu,
Böyle bir hayatın hüsrandır sonu.
Çıkarcı insanın dostluğu yalan,
İşi düşmeyince arayıp sormaz.
Gözü hep yukarda, hedefi talan,
Menfaat yok ise bir adım atmaz,
Paradan gayrıyı deftere katmaz.
Bugün över seni göklere yazar,
Sırtını sıvazlar, "can dostum" der de,
Yarın senden sussa küçük bir çıkar,
Anında kaybolur o kara perde,
Yalnızca bırakır seni o yerde.
Gülüşü maskedir, sözleri tuzak,
Hesapsız adımın atmaz birini.
Mertliğin bağından durmuştur uzak,
Parayla ölçüyor her bir yerini,
Görmez ki kalbinin kara kirini.
Asil olan insan sözünün eri,
Lokmayı bölüşür hesapsız, safça.
Çıkarcı kuluysa basıyor geri,
Bu fani dünyada yaşar sarrafça,
Şerefi kaybetmiş, sığmaz insafça.
Mert olan aç kalır, boynunu eğmez,
Helal lokmasında bin bir huzur var.
Yalancı yaldıza inan ki değmez,
Dalkavuk ruhlara bu dünya dar,
Sonunda kalacaktır utanç ile ar...
Ufuk Güney
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.