2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma
Nasır tutmuş elde yeşerir fidan,
Küçük bir tohumu "çok" eder toprak.
Günü geldiğinde gömülür insan,
Kirlenmiş ruhları "yok" eder toprak.
Keder kokusuyla dolar gazelim,
Koynuna basınca kalmaz engelim.
"Sadık yârimdir" der Âşık Veysel’im,
Sürdün mü yüzünü "pak" eder toprak.
Güvenme şanına, olursun sapkın,
Gururun yolları geçmişten yakın.
"Bu bana yetmez ki", demeyin sakın;
Doymayan açları "tok" eder toprak.
Habersizce gelir, sormadan yutar,
Elden geldiğince yormadan yutar.
Tanrı’nın emriyle durmadan yutar,
Canlıyı, cansızı "kök" eder toprak.
Zorbalığa uğrar, zorluktan yılmaz,
Tarih dokusundan bizleri silmez.
Kucaklar herkesi, menfaat bilmez;
Körelmiş dirliği "gök" eder toprak.
Dağlardan dağlara çile çekiyor,
Merhamet gözüyle üstten bakıyor.
Gecede, gündüzde beden taşıyor,
Her türlü bakımı "hak" eder toprak.
İlkbahar gülümser, başlar hareket,
Coşturur tarlayı, gelir bereket.
Yağmuru alınca doyar memleket,
Fakirin evini "köşk" eder toprak.
Nice canlar gibi ezilme sen de,
Boynunu bükerek süzülme sen de.
"Karanlık" deyip de üzülme sen de;
Girince içine "şavk" eder toprak.
Çerî’yim, âdemim, ararım anlam,
Şiirde bulmuşum yalansız kelam.
Geldiğimiz yerden getirir selam,
Koca bir yaşamı "aşk" eder toprak.
Furkan AYDOĞAN(ÇERİ)
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.