1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
25
Okunma
Ne unvanım kaldı ne şanım kaldı,
Sana feda bitti, ne canım kaldı.
Ne geçmiş günüm ne yarınım kaldı,
Bütün iddiaları sildim de geldim,
Ben kendi varlığımı "hiç" bildim de geldim.
Saraylar, köşkler hep dünyada kalsın,
Beni bilmeyenler divane sansın.
Yeter ki bu yürek nurunla yansın,
Mülkten soyundum, üryandır tenim,
Senden gayrı bir sahibim mi var benim?
"Ben" diyen o nefsin boynunu vurdum,
Hiçlik ummanına gemiler kurdum.
Sessizlik yurdunda kendimi buldum,
Damlaydım, karıştım ulu deryaya,
Dönüp de bakmam artık yalan dünyaya.
Aşkının nârıyla yandı bu beden,
Eser mi rüzgârın külü süzmeden?
Vazgeçtim nihayet ah u vâh ile benden,
Benlik davasını sildim de geldim,
Hiçlik makamını bildim de geldim.
Kül oldu ümitler, kül oldu gurur,
Gönül aynasından yansıdı o nur.
Gayrısı yalandır, kalmadı sürur,
Eridim eridim, tükendi varım,
Senden gayrı yokmuş benim efkârım.
Ne ismim bellidir ne cismim kalır,
Bu ulu yangın benden canımı alır.
"Hiç" olan dervişin ruhu can bulur,
Toprağa savruldu o fani gölgem,
Sensin artık benim ebedi ülkem.
Dergâhta boyun eğdim, sükûta vardım,
Aşkın deryasında kayboldu yârdım.
Külümden yeniden bir vuslat kardım,
Söz bitti, ses bitti, kalmadı nişan,
Sensin tek hakikat, kalbimi yakan...
Ufuk Güney
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.