0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
37
Okunma
Ne tâca meylim vardır, ne de altın tahtlara,
Bir hırka yeter bana, aşk yazılmış bahtlara.
Mülk-i cihan dedikleri bir gölgedir ey dost,
Abdal olan aldanmaz fanî saltanatlara.
Dağlar önüm sıra secdeye vardı,
Irmaklar ismimi aldı götürdü.
Bir yaprak düşerken ömrü anlattı,
Her mevsim fanîyi bana öğretti.
Çiğ düştü seherin gonca gülüne,
Rahmet indi yorgun gönül iline.
Bir kuş kanadında gördüm hikmeti,
Şükür yazdı ömrün her bir diline.
Dervişlik görünmez hırka giymekle,
Olunmaz Hak yolun sadece söyle.
Nefsini yenmeyen varamaz dosta,
Yol bulunmaz kuru sözle, dilekle.
Yandım da kül oldum aşk ateşinde,
Küllerim savruldu Hakk’ın peşinde.
Bir damla rahmete erince gönlüm,
Ummanlar çağladı gönül içinde.
Sordular: "Nereden gelir bu huzur?"
Dedim: "Hakk’a giden yoldadır sır."
Kendini bilenin yükü hafifler,
Kalbinde merhamet yeşerir durur.
Kırılmış gönüller Kâbe’den aziz,
İncinmiş bir kalbe dokunma sakın.
Bir tatlı söz bazen ömre bedeldir,
Merhem olur nice derin yaraya.
Yıldızlar sönse de sönmez bu sevda,
Ay geceyi örter ince ziyâda.
Hak aşkıyla atan bir gönül varsa,
Karanlık çevrilir nurlu sabaha.
Benim servetimdir edilen dua,
Yetimin yüzünde açılan eda.
Bir garip doyarsa huzur bulurum,
İşte bütün bahtım, işte dünyam da.
Ne altın isterim ne gümüş taçlar,
Bir avuç toprakta diner ihtiyaçlar.
İnsan ardında bir iyilik bıraksa,
Solmayan gül olur bütün ağaçlar.
Ecel bir gün gelir çalar kapımı,
Sessizce alır da son nefesimi.
Ben yine "Hû" deyip teslim olurum,
Rahmete emanet eder özümü.
Okuyan bu sözü unutmasın ki,
Dünya bir misafir gölgesidir hep.
Abdalın sermayesi temiz yürektir,
Aşk ile dolarsa eksilmez talep.
Varsın adım rüzgâr olup savrulsun,
İzlerim yağmurla silinsin gitsin.
Hak katında bir kul diye anılsam,
Bana bütün cihan o vakit yetsin...
Ufuk Güney
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.