1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
43
Okunma
Göz görmese gönül seni bilir mi?
Karanlıkta kandil olup yanar mı?
Bir kul düşse, Rabbi onu bulur mu?
İman varsa taş da dile gelir mi?
Gece çöker, yollar benden gizlenir,
Kalp yorulur, bin düşünce beslenir.
Bir “Allah”la içimde gün ışırır,
Kuru toprak yağmur ile dirilir.
Ben dünyaya sığmam, gönlüm dar iken,
Bir secdeyle gökler bana yar iken,
Ne servetim vardı, ne de şöhretim;
“Sen varsın” dememdi bana kâr iken.
Görmediğim nura yüzümü döndüm,
Kırık kalbim ile kapına kondum.
Her kaybı ardında hikmetle gördüm,
Ben sustum, içimde duanı duydum.
Rüzgâr esse yönüm senden şaşmasın,
Dünya yansa imanım hiç solmasın.
Can bedenden ayrı düşse bir gün de,
Son nefeste dilim senden şaşmasın.
Bir gün toprak beni sessiz çağırsa,
Adım taş üstünde yavaşça kalsa,
Bütün dünya arkamdan kapı kapasa,
Rabbim “Gel” der ise korkum kalmasın.
İman, yalnız sözde duran bir ses mi?
Yoksa gönüllerde açan bir nefes mi?
Benim için iman; düşerken bile
“Rabbim beni bırakmaz” demekmiş.
Ne gözümle gördüm, ne elimle tuttum,
Ama kalbimde bir hakikat buldum.
Bin şüphe önümde dağ gibi dursa,
Bir “Lâ ilâhe illallah”la durdum.
Ey kalbim, sakın ha ümitsiz olma,
Gecenin koynunda ışıksız kalma.
Sen O’na bir adım yürüdüğün vakit,
Rahmetten bir adım uzaklıkta kalma.
Dünya geçer, ömür susar, iz kalır,
İnsan gider, geride bir söz kalır.
Benim bütün ömrüm şu duaya denk:
Allah’ım, imanı mı bana nasip kıl...
Ufuk Güney
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.