0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
18
Okunma
“Vasiyetimdir usta…”
Bir gün adımı duyarsan bir mezar taşında, bil ki bu dünya beni yaşarken de gömdü aslında…
Ben ölümü bir gecede tanımadım. İnsan en çok sevdiğinin değişen gözlerinde ölüyormuş meğer. Bir sesin soğumasında… Bir “iyiyim” yalanının içinde… Bir de “gitme” diyemeyip susarken…
Vasiyetimdir usta… Ben gidersem ardından kimseyi suçlama. Çünkü beni bir kurşun değil, eksik bırakılan sevgiler öldürdü. Bir omuz beklerken duvara yaslandım, bir el beklerken karanlığa düştüm.
Toprağıma gelen olursa söyle: “Bu kadın çok sevdi… Ama sevdiği kadar sevilmedi…”
Bir de annem ağlarsa… Başını okşa usta. De ki: “O artık acımıyor…” Çünkü bazı insanlar ölmeden önce her gece defalarca can verir zaten…
Son olarak şunu yaz mezar taşıma: “Kalbi yorgundu… Dünya ona biraz fazla geldi…”
Vasiyetimdir usta… devamı yazılsın istiyorsan, benim hikâyem kısa değil, yara yerlerim çok…
Ben bu dünyadan gidersem, sıradan bir gidiş sanma sakın… Ben zaten çoktan eksilmiştim, sadece bedenen kalmıştım hayatta.
Kimse “neden sustu” demesin. Çünkü ben çok anlattım… Ama kimse dinlemedi. Ben çok sevdim… Ama kimse sahip çıkmadı.
Vasiyetimdir usta… Benim ardından kimse “güçlüydü” demesin. Güçlü değildim… Sadece mecburdum susmaya, dayanmaya, kırılmaya rağmen yürümeye…
Bir kadın düşün usta… Gülüşünün içine acı saklamış, gecelerini kimseye anlatamamış, içinden kopan çığlıkları yutmuş bir kadın…
İşte o kadın benim.
Eğer bir gün mezarım başında durursan, şunu fısılda toprağıma: “Geç kaldılar… onu yaşarken anlamaya.”
Çünkü en büyük veda, ölmek değil usta… yaşarken unutulmaktır…
Vasiyetimdir usta…
Artık kelimeler bile ağır geliyor üzerime…
Ben bu hayatta en çok “anlaşılmayı” istedim, en az “yarım bırakılmayı” hak etmiştim. Ama kader bana hep eksik cümleler verdi, sonunu hiç duyamadığım sevgiler bıraktı.
Bir kadın düşün usta… Her şeye gücü yeten değil, her şeye rağmen ayakta kalan… Ama içi çoktan çökmüş bir enkaz gibi.
Ben öyleydim.
Vasiyetimdir… Eğer bir gün yokluğum konuşulursa, beni “abarttı” diye anlatmasınlar. Ben abartmadım… Ben sadece çok derinden hissettim.
Sevdiğimde geri çekilmedim, canım yandığında bile gitmedim. Belki de en büyük suçum buydu: fazla kalmak, fazla inanmak, fazla sevmek…
Usta… Ben bir kadındım, içinde fırtına koparken dışarıya “iyiyim” diyen… Gece herkes uyurken kendi içinde savaş veren…
Eğer bir gün adım bir duvara yazılırsa, şunu da ekle:
“Kimseyi yarım sevmedi… Ama kendisi hep yarım kaldı…”
Vasiyetimdir usta… artık bu satırlar bir yazı değil, bir iç dökülmesi…
Ben bu hayatta en çok kendime yenildim. Başkalarına değil… susarken kendimi kaybettim.
Bir kadın düşün usta, kalbiyle savaşıp yine kalbini kaybeden… Her defasında “bu son” deyip, yine en başından kırılan…
Ben öyle bir kadındım.
Vasiyetimdir… Arkamdan kimse “kolay vazgeçti” demesin. Ben kolay vazgeçmedim… Ben çok geç kaldım vazgeçmeye.
Çünkü bazı insanlar, gideni değil kalan umudu seviyor. Ben de hep o umuda tutundum, adı olmayan bir ihtimale…
Usta… Benim hikâyem bir aşk hikâyesi değil. Benim hikâyem, bir kadının kendini unutma hikâyesi.
Eğer bir gün rüzgâr mezarıma dokunursa, ona şunu söyle:
“Bu kadın sevildiğini sandığı yerlerde bile yalnızdı…”
Çünkü en ağır ölüm, nefessiz kalmak değil usta… anlaşılmadan gitmektir…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.