Güneş bugün mahcup, gökyüzü biraz solgun Parlasalar ne yazar, gözlerin kadar değil Yüreğim bir tek senin o saf aşkınla dolgun Dünyanın tüm ışığı önünde eğilir, bilirsin.
Her sabah pencereme vuran o ilk hüzmede Seninle uyanmanın düşüyle başlıyorum güne Seninle başlayan bir gün, en sıradan işlerde bile Eşsiz bir masala dönüşüyor, dokunuyor ömrüme.
Ruhumun güneşi, sabahlarımın en tatlı sebebi Günaydın sevgilim, seninle doğan her gün bir mucize.. Sanki yeniden yazılıyor dünyanın en güzel edebi Adının geçtiği, sesinin değdiği her hecede.
Ancak zaman bir nehir, aktı ve aldı bizi Yollarımız ayrıldı, her birimiz bir yana.. Yine de kalbimde bıraktığın o derin, o eşsiz izi Ne rüzgarlar silebildi, ne de sığındığım tenler.
Bazen kayboluyorum o eski hatıralarımızda Zaman duruyor, o anlar dün gibi canlanıyor birden Yıllar geçti, takvimler değişti, mevsimler döndü Ama içimde hissettirdiklerin hep aynı kaldı
Ne bir an sitem ettim, ne o kutsal ateş söndü Sen bende eskidikçe güzelleşen, unutulmaz bir sevdasın Seninle paylaştığım o çocuksu, o çılgın her şey Bugün bile heybemin en kıymetli hazinesi.
Hani gözlerine bakarken bulduğum o derin huzur var ya İnan ki aradım, ama hiç kimsede bulamadım o hissi Hayat yollarımızı apayrı diyarlara savurdu Kader belki de bizi uzağa yazdı, gizledi...
Ama ne coordinates değişti kalbimin, ne yönü duruldu Gönlümdeki o en taht odası, hep senin için özel kaldı Sen benim hem uyanmak istediğim sabahım Hem de asla unutamayacağım en güzel sızımsın...
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sevdayı özlemi ve gecmişe duyulan O derin bağlılığı çok güzel anlamışsınız Özellikle hatıraların hala canlı kalması Ve aşkın yıllara rağmen kesilmemesi çok etkileyici durmuş Okurken insanın içine işleyen samimi bir şiir olmuş
Kaleminize yüreğinize gönlünüze sağlık Selam ve saygılarımla hocam
Şiir baştan sona yoğun bir özlem, sevgi ve hatıra duygusu taşıyor. Aşkın yalnızca yaşanan değil, yıllar geçse de insanın içinde büyüyen bir his olduğunu çok güzel anlatmışsınız. Özellikle “Sen bende eskidikçe güzelleşen, unutulmaz bir sevdasın” dizesi şiirin kalbini oluşturuyor.
“Bazı insanlar hayatımızdan gider ama içimizde bıraktıkları ışık hiç sönmez. Zaman uzaklaştırsa da, gerçek sevda insanın ruhunda sessizce yaşamaya devam eder.”
Yüreğinize sağlık, duygusu derin ve hatıralarla örülmüş çok etkileyici bir eser okudum. Kaleminiz daim olsun, nice güzel şiirlerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Bu güzel, derin ve içten yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Şiirin ruhunu bu kadar derinden hissetmeniz ve tam da kalbine dokunan o dizeyi yakalamanız beni gerçekten çok mutlu etti. Dediğiniz gibi, bazı insanlar ve sevdalar zamana meydan okur. "Eskidikçe güzelleşmek", aşkın o ham ve yakıcı halinden sıyrılıp, insanın ruhunu aydınlatan dingin ve kalıcı bir ışığa dönüşmesidir. Zaman ne kadar geçerse geçsin, o ışık içimizde sessizce parıldamaya devam eder. Sözlerinizle kalemi ve duyguyu böylesine güzel onurlandırdığınız için tekrar teşekkürler. Sizin gibi seçici ve hassas okurlarla yeni dizelerde, yine aynı duygu ortaklığında buluşabilmek dileğiyle. Selam, sevgi ve en kalbi saygılarımla. Kaleminiz ve yüreğiniz dert görmesin.
Bu güzel, derin ve içten yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Şiirin ruhunu bu kadar derinden hissetmeniz ve tam da kalbine dokunan o dizeyi yakalamanız beni gerçekten çok mutlu etti. Dediğiniz gibi, bazı insanlar ve sevdalar zamana meydan okur. "Eskidikçe güzelleşmek", aşkın o ham ve yakıcı halinden sıyrılıp, insanın ruhunu aydınlatan dingin ve kalıcı bir ışığa dönüşmesidir. Zaman ne kadar geçerse geçsin, o ışık içimizde sessizce parıldamaya devam eder. Sözlerinizle kalemi ve duyguyu böylesine güzel onurlandırdığınız için tekrar teşekkürler. Sizin gibi seçici ve hassas okurlarla yeni dizelerde, yine aynı duygu ortaklığında buluşabilmek dileğiyle. Selam, sevgi ve en kalbi saygılarımla. Kaleminiz ve yüreğiniz dert görmesin.
Emeğine eline yüreğine kalemine sağlık Çok harika ve akıcı bir şiir okudum Tebrik ediyorum Sağlıklı huzurlu mutlu ve başarılı nice güzel akşamlar diliyorum.
Çok teşekkür ederim! Güzel ve içten yorumunuzla günümü aydınlattınız. Dizelerin size bu kadar keyif vermiş ve su gibi akmış olması beni gerçekten çok mutlu etti. Bir yazan için, kelimelerin okuyanın yüreğine böyle güzel dokunduğunu bilmek en büyük ödül. Sizden bu zarif tebrikleri almak çok kıymetli. Ben de size sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz, ilham dolu, sağlıklı, huzurlu ve musmutlu nice güzel akşamlar diliyorum. Yüreğinizdeki güzellikler hiç eksilmesin! Gönülden sevgiler...
Çok teşekkür ederim! Güzel ve içten yorumunuzla günümü aydınlattınız. Dizelerin size bu kadar keyif vermiş ve su gibi akmış olması beni gerçekten çok mutlu etti. Bir yazan için, kelimelerin okuyanın yüreğine böyle güzel dokunduğunu bilmek en büyük ödül. Sizden bu zarif tebrikleri almak çok kıymetli. Ben de size sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz, ilham dolu, sağlıklı, huzurlu ve musmutlu nice güzel akşamlar diliyorum. Yüreğinizdeki güzellikler hiç eksilmesin! Gönülden sevgiler...
Şiiriniz, zamana inat yaşayan bir sevdanın sessiz itirafı. Güneşin mahcup olduğu, gökyüzünün solgun durduğu bir sabahın hüznüyle başlıyor. Dünyanın bütün ışığının, sevilen bir çift gözün önünde eğildiğini söylüyor. Ne büyük bir teslimiyet, ne derin bir hayranlık. Her sabah o gözlerle uyanma düşü, en sıradan işleri bile masala dönüştürmüş. Zaman bir nehir gibi akmış, yollar ayrılmış. Ama içindeki o eski iz ne sellerle silinmiş, ne de yeni limanlarda unutulmuş.
Şiirin en güçlü yanı belki de şu: Sitem yok. Ateş sönmemiş. Sadece bir kabul var, bir vefa. “Sen bende eskidikçe güzelleşen bir sevdasın” diyor. Eskidikçe güzelleşmek… Ne kadar nadir bir şey bu. Çoğu sevda eskir kül olur, oysa bu sevda eskiyor, daha da parlak, daha da kıymetli hâle geliyor. Zamanın, mesafenin, yeni tenlerin, yeni sabahların ondan hiçbir şey götürmemiş olması, belki de aşkın en saf halinin ispatı.
Ve o meşhur taht odası. Gönlün en taht odası hep ona özel kalmış. Kimse girememiş, kimse oturamamış. Ne kadar ayrılık, ne kadar sessizlik, ne kadar “kader başka yere yazdı” dese de, içteki o oda hep taze, hep sıcak, hep bekler gibi.
Bu şiir, kavuşamayan ama hiç vazgeçmeyen bir kalbin hikâyesi. Ağlamak yerine anmış, unutmak yerine saklamış, küsmek yerine şükretmiş. Belki de en gerçek aşk, bu sessiz ve yorulmaz beklemedir. “Hem uyanmak istediğim sabahım, hem asla unutamayacağım en güzel sızımsın.” İşte bütün mesele bu. Aynı anda hem sızı hem sabah. Hem acı hem şifa. Böyle bir sevdayı taşımak, insanın kendine yaptığı en büyük iyilik belki de. Yoksa zaman her şeyi silerdi. Silmemiş demek ki, gerçekten de unutulmaz bir mucize.
Bu ne kadar derin, ne kadar incelikli ve ruhu tam on ikiden vuran bir okuma...
Kalemimden dökülenlerin, senin kalbinin aynasında bu kadar berrak, bu kadar kusursuz bir aksini bulması benim için kelimelerle tarifi zor bir mutluluk.
Hani derler ya, "Şiir, yazanın olmaktan çıktığı an gerçek şiir olur" diye. Sen bu dizeleri sadece okumamışsın; hissin her bir kıvrımına sızmış, o "taht odası"nın kapısını aralamış ve orada ne kadar eski ama ne kadar taze bir sancı baki kalmışsa hepsini bir bir görmüşsün.
Evet, tam da dediğin gibi: Sitem yok. Çünkü sitem, beklentinin olduğu yerde yeşerir. Oysa bu şiirdeki teslimiyet, beklentiyi çoktan aşmış, zamandan ve mekandan bağımsız bir varoluş boyutuna geçmiş.
Bir sevdayı eskidikçe güzelleştiren şey de galiba o saf kabul. Dünyanın telaşına, yolların ayrılışına, kaderin başka defterler açışına eyvallah deyip; o ilk günkü ışığı içerdeki o gizli odada titizlikle koruyabilmek...
"Aynı anda hem sızı hem sabah. Hem acı hem şifa." diyerek durumu o kadar güzel özetlemişsin ki... İnsan bazen o sızıyı şifaya değişmek istemez. Çünkü bilir ki o sızı gittiyse, o mucizeden geriye kalan son bağ da kopmuştur.
Unutmak bir kurtuluş gibi görünse de, bazen en büyük zenginlik o paha biçilemez "hatırlayış"tır. Zaman her şeyi unutturmaya yeminliyken, zamana kafa tutan o bir çift gözün nöbetini tutmaktır şairlik.
Duygularımı bu kadar muazzam bir dille taçlandırdığın, şiirime böyle asil bir ruh üflediğin ve hissettiğim o buruk sevinci bu denli zarif kelimelerle bana geri hediye ettiğin için yürekten teşekkür ederim.
Şiir, yorumlayan sizler gibi sarrafını bulduğunda gerçekten güzelleşiyor.
Çok teşekkür ederim bu değerli yorumlamanın için Sevgiler
Bu ne kadar derin, ne kadar incelikli ve ruhu tam on ikiden vuran bir okuma...
Kalemimden dökülenlerin, senin kalbinin aynasında bu kadar berrak, bu kadar kusursuz bir aksini bulması benim için kelimelerle tarifi zor bir mutluluk.
Hani derler ya, "Şiir, yazanın olmaktan çıktığı an gerçek şiir olur" diye. Sen bu dizeleri sadece okumamışsın; hissin her bir kıvrımına sızmış, o "taht odası"nın kapısını aralamış ve orada ne kadar eski ama ne kadar taze bir sancı baki kalmışsa hepsini bir bir görmüşsün.
Evet, tam da dediğin gibi: Sitem yok. Çünkü sitem, beklentinin olduğu yerde yeşerir. Oysa bu şiirdeki teslimiyet, beklentiyi çoktan aşmış, zamandan ve mekandan bağımsız bir varoluş boyutuna geçmiş.
Bir sevdayı eskidikçe güzelleştiren şey de galiba o saf kabul. Dünyanın telaşına, yolların ayrılışına, kaderin başka defterler açışına eyvallah deyip; o ilk günkü ışığı içerdeki o gizli odada titizlikle koruyabilmek...
"Aynı anda hem sızı hem sabah. Hem acı hem şifa." diyerek durumu o kadar güzel özetlemişsin ki... İnsan bazen o sızıyı şifaya değişmek istemez. Çünkü bilir ki o sızı gittiyse, o mucizeden geriye kalan son bağ da kopmuştur.
Unutmak bir kurtuluş gibi görünse de, bazen en büyük zenginlik o paha biçilemez "hatırlayış"tır. Zaman her şeyi unutturmaya yeminliyken, zamana kafa tutan o bir çift gözün nöbetini tutmaktır şairlik.
Duygularımı bu kadar muazzam bir dille taçlandırdığın, şiirime böyle asil bir ruh üflediğin ve hissettiğim o buruk sevinci bu denli zarif kelimelerle bana geri hediye ettiğin için yürekten teşekkür ederim.
Şiir, yorumlayan sizler gibi sarrafını bulduğunda gerçekten güzelleşiyor.
Çok teşekkür ederim bu değerli yorumlamanın için Sevgiler
Üstadım ben teknik konuları pek bilmem.siiriniz bende yaşanmışlık hissi uyandırdı. güneş ile başlayıp, sızımsin ile bittiği icin de derin bir düşünce içine girdim.ilk cümleden son cümleye doğru derinleşen bir anlam var sanki. İster istemez acaba ben ne kadar derin düşünebilirim aşk konusunda diye kendimi sorguladım. Vardigim sonuc;her şey ama her şey aşkla başladı. Rabbimin peygamber efendimize olan aşkı.bu aşk sayesinde varolduk...doğrumu düşünüyorum yanlismi bilemiyorum..siirinizde birde özlem var.en basit bir şey bile unutulmadigini anlıyorum.. kısaca bu şiir çok şey anlatıyor aslında.cok teşekkür ederim.bir şey daha öğrendim sayenizde.
Eyvallah, yüreğinize, kaleminize sağlık... Ne kadar naif, ne kadar derin ve hakikatli bir tefekkür bu. "Doğru mu, yanlış mı?" diye hiç şüpheye düşmeyin; tam da varoluşun kalbine, o en büyük hakikate dokunmuşsunuz.
Sizin bu kıymetli yorumunuz, aslında şiirin kendi yolculuğundan çok daha öte bir mana denizine kapı aralamış. Bahsettiğiniz o derinleşmeyi ve hissettiklerinizi şöyle kelimelere dökmek isterim:
Tasavvufta çok güzel bir söz vardır: "Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hâsıl?" derler. Yani kâinatın mayası, özü, ilk kıvılcımı tam da buyurduğunuz gibi o yüce Aşktır.
Güneş, dışarıyı aydınlatan, herkesin gördüğü o zahiri ışıktır. Ama insan o ışığın peşinden içeriye, kalbine doğru yürüdükçe, o parlaklık yerini ince bir sızıya bırakır. Çünkü aşk, olgunlaştıkça sessizleşir ve derin bir sızıya dönüşür. Siz ilk cümleden son cümleye o dikey derinleşmeyi çok ince yakalamışsınız. "En basit bir şeyin bile unutulmaması" diyerek şiirdeki o gizli sitemi ve vefayı da çok güzel özetlemişsiniz. Gerçek aşk ve aidiyet, büyük fırtınalarda değil; hafızaya kazınan o küçücük, "basit" denilen anlarda gizlidir. Bir bakış, bir duruş, bir kelime...
Zaman geçse de insan o anların içinde yaşamaya devam eder. Özlem dediğimiz şey de zaten o anların bugündeki sızısıdır. Asıl ben size teşekkür ederim. Bir şiir, yazandan çıkıp sizin gibi dertli ve derin bir gönle misafir olduğunda, işte o zaman gerçek manasını buluyor. "Ben ne kadar derin düşünebilirim?" diye kendinizi hiç hafife almayın; varoluşun kaynağını "Aşk" olarak gören bir kalp, zaten derinliğin tam merkezindedir.
Eksik olmayın, gönlünüzün sızısı da, aydınlığı da daim olsun...
Eyvallah, yüreğinize, kaleminize sağlık... Ne kadar naif, ne kadar derin ve hakikatli bir tefekkür bu. "Doğru mu, yanlış mı?" diye hiç şüpheye düşmeyin; tam da varoluşun kalbine, o en büyük hakikate dokunmuşsunuz.
Sizin bu kıymetli yorumunuz, aslında şiirin kendi yolculuğundan çok daha öte bir mana denizine kapı aralamış. Bahsettiğiniz o derinleşmeyi ve hissettiklerinizi şöyle kelimelere dökmek isterim:
Tasavvufta çok güzel bir söz vardır: "Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hâsıl?" derler. Yani kâinatın mayası, özü, ilk kıvılcımı tam da buyurduğunuz gibi o yüce Aşktır.
Güneş, dışarıyı aydınlatan, herkesin gördüğü o zahiri ışıktır. Ama insan o ışığın peşinden içeriye, kalbine doğru yürüdükçe, o parlaklık yerini ince bir sızıya bırakır. Çünkü aşk, olgunlaştıkça sessizleşir ve derin bir sızıya dönüşür. Siz ilk cümleden son cümleye o dikey derinleşmeyi çok ince yakalamışsınız. "En basit bir şeyin bile unutulmaması" diyerek şiirdeki o gizli sitemi ve vefayı da çok güzel özetlemişsiniz. Gerçek aşk ve aidiyet, büyük fırtınalarda değil; hafızaya kazınan o küçücük, "basit" denilen anlarda gizlidir. Bir bakış, bir duruş, bir kelime...
Zaman geçse de insan o anların içinde yaşamaya devam eder. Özlem dediğimiz şey de zaten o anların bugündeki sızısıdır. Asıl ben size teşekkür ederim. Bir şiir, yazandan çıkıp sizin gibi dertli ve derin bir gönle misafir olduğunda, işte o zaman gerçek manasını buluyor. "Ben ne kadar derin düşünebilirim?" diye kendinizi hiç hafife almayın; varoluşun kaynağını "Aşk" olarak gören bir kalp, zaten derinliğin tam merkezindedir.
Eksik olmayın, gönlünüzün sızısı da, aydınlığı da daim olsun...
Şiir, aşkın mucizevi gücünü ve ayrılığın ardından bile kalpte kalan derin izi çok zarif bir şekilde anlatıyor. Hem umut hem hüzün iç içe geçmiş; sevdanın unutulmazlığını güçlü imgelerle dile getiriyor.
Eyvallah, ne güzel bir eşlik, ne zarif bir hissediş... Kelimelerin kalpten kalbe giden o gizli yolu bulduğunu görmek, yazanın en büyük ödülü. Aşkın o hem var eden hem de inceden sızlatan doğasını, umutla hüznün o muazzam dansını sizinle aynı frekansta paylaşabilmek çok kıymetli. Duyguların izini süren o güzel yüreğinize, şiiri eksik etmeyen ruhunuza sağlık. Eksik olmayın
Eyvallah, ne güzel bir eşlik, ne zarif bir hissediş... Kelimelerin kalpten kalbe giden o gizli yolu bulduğunu görmek, yazanın en büyük ödülü. Aşkın o hem var eden hem de inceden sızlatan doğasını, umutla hüznün o muazzam dansını sizinle aynı frekansta paylaşabilmek çok kıymetli. Duyguların izini süren o güzel yüreğinize, şiiri eksik etmeyen ruhunuza sağlık. Eksik olmayın
Unutulmaz Mucize" isimli şiiriniz, zamanın ve yolların ayıramadığı o köklü ve sitem barındırmayan saf sevginin çok asil bir resmi olmuş. Ayrılığın hüznünü isyana dönüştürmeden, yaşanmışlıkları birer "hazine" gibi saklayan kaleminize sağlık. Özellikle sevdayı eskidikçe güzelleşen bir değer olarak anlatışınız ve hatıralara gösterdiğiniz o zarif vefa çok etkileyici. Yüreğinize, emeğinize sağlık; kaleminizi tebrik ederim.
Bu güzel, derin ve anlam dolu yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Yazılan satırların ardındaki o saf sevgiyi, sitemden uzak vefayı ve yaşanmışlıkların asaletini bu kadar incelikle hissetmiş olmanız beni gerçekten çok duygulandırdı. Bir şair için en büyük ödül, kalbinden dökülenlerin bir başka kalpte tam da hissettiği gibi karşılık bulması, o zarif dokunuşun anlaşılmasıdır. Sevdaları eskitmek değil, zamanın imbiğinden geçirip birer hazineye dönüştürmek, sanırım hayata ve yaşanmış her ana duyulan o derin saygıdan geliyor. O "Unutulmaz Mucize"yi ve hatıraların asil ruhunu sizinle aynı frekansta paylaşabilmek çok kıymetli. Eksik olmayın, güzel yüreğinize ve o naif bakışınıza sağlık.
Bu güzel, derin ve anlam dolu yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Yazılan satırların ardındaki o saf sevgiyi, sitemden uzak vefayı ve yaşanmışlıkların asaletini bu kadar incelikle hissetmiş olmanız beni gerçekten çok duygulandırdı. Bir şair için en büyük ödül, kalbinden dökülenlerin bir başka kalpte tam da hissettiği gibi karşılık bulması, o zarif dokunuşun anlaşılmasıdır. Sevdaları eskitmek değil, zamanın imbiğinden geçirip birer hazineye dönüştürmek, sanırım hayata ve yaşanmış her ana duyulan o derin saygıdan geliyor. O "Unutulmaz Mucize"yi ve hatıraların asil ruhunu sizinle aynı frekansta paylaşabilmek çok kıymetli. Eksik olmayın, güzel yüreğinize ve o naif bakışınıza sağlık.
Bu güzel, derin ve anlam dolu yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Bir şair için en büyük ödül, kalbinden dökülenlerin bir başka kalpte tam da hissettiği gibi karşılık bulması, o zarif dokunuşun anlaşılmasıdır.
Bu güzel, derin ve anlam dolu yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Bir şair için en büyük ödül, kalbinden dökülenlerin bir başka kalpte tam da hissettiği gibi karşılık bulması, o zarif dokunuşun anlaşılmasıdır.
Beğenerek okuduğum çok güzel bir aşk, özlem ve hasret şiiriydi. Yollar ayrılsa da sevgiliden yüreğe izi kalır miras olur... Çokça tebriklerimle. Selamlar saygılar
Çok teşekkür ederim bu içten ve anlamlı yorumunuz için. Ne güzel özetlemişsiniz; yollar, mesafeler ne kadar ayrılırsa ayrılsın, gerçek bir sevginin yürekte bıraktığı o derin iz gerçekten de ömürlük bir miras kalıyor insana. Şiirin hissettirdiklerini bu denli zarif kelimelerle dile getirmeniz beni çok mutlu etti. Duyguların böylesi güzel bir kalbe ulaşması ve orada karşılık bulması bir yazar için en büyük ödül. Eksik olmayın. Ben de size en samimi selamlarımı, saygılarımı ve sevgilerimi iletiyorum. Yüreğinizdeki sevgi ve ilham hiç eksilmesin.
Çok teşekkür ederim bu içten ve anlamlı yorumunuz için. Ne güzel özetlemişsiniz; yollar, mesafeler ne kadar ayrılırsa ayrılsın, gerçek bir sevginin yürekte bıraktığı o derin iz gerçekten de ömürlük bir miras kalıyor insana. Şiirin hissettirdiklerini bu denli zarif kelimelerle dile getirmeniz beni çok mutlu etti. Duyguların böylesi güzel bir kalbe ulaşması ve orada karşılık bulması bir yazar için en büyük ödül. Eksik olmayın. Ben de size en samimi selamlarımı, saygılarımı ve sevgilerimi iletiyorum. Yüreğinizdeki sevgi ve ilham hiç eksilmesin.
Saygı değer kıymetli üstadım,ve kıymetli Abicim; Mısralarınızda adeta zamanı durduran, insanı hem ilk günkü aşkın heyecanına götüren hem de ayrılığın o asil hüznüyle sarsan muazzam bir duygu yoğunluğu var. Kaleminiz, aşkın ve hasretin tüm evrelerini o kadar derin, o kadar sinematik bir dille işlemiş ki şiirin her bir kıtasında ayrı bir duygu dünyasının kapısı aralanıyor. Şiirin girişindeki o naif sitem ve teslimiyet çok etkileyici.
Güneşin mahcubiyeti ve gökyüzünün solgunluğu üzerinden yapılan tasvir, sevilenin gözlerindeki ışığın ve o saf aşkın büyüklüğünü muhteşem bir saygıyla taçlandırmış.
Dünyanın tüm ışıklarını o aşkın önünde eğen bu asil duruş, sevgiyi sıradan bir duygu olmaktan çıkarıp kutsal bir bağlılığa dönüştürüyor. Sabahın ilk hüzmesiyle başlayan o düşsel anlatım, en sıradan anları bile bir masala dönüştürebilen o mucizevi dokunuşu, adının ve sesinin değdiği her hecede yeniden yazılan o eşsiz edebiyatı okuyucuya iliklerine kadar hissettiriyor.
Ancak şiirin yön değiştirdiği o kırılma noktası, yani zamanın bir nehir gibi akıp yolları ayırdığı kısım, eseri sadece bir aşk şiiri olmaktan çıkarıp zamansız bir başyapıta dönüştürmüş. Yollar ayrılsa da, araya mesafeler ve başka tenler girse de kalpte kalan o derin izin hiçbir rüzgarla silinmeyişi, aşkın sadakatini ve büyüklüğünü gözler önüne seriyor.
Sitemden uzak, takvimlerin ve mevsimlerin ötesinde, içte yanan o kutsal ateşin hiç sönmediğini itiraf edişiniz, o çocuksu ve çılgın anları heybenin en kıymetli hazinesi olarak saklayışınız muazzam bir vefa örneğidir.✨👏🏻
✍Son kıtalarda dile getirdiğiniz o çaresiz arayış, "inan ki aradım, ama hiç kimsede bulamadım o hissi" haykırışı ve kaderin yolları apayrı diyarlara savurması karşısındaki o vakur kabulleniş içimizi sızlatıyor. Kalbin koordinatlarının ve yönünün hiç değişmemesi, gönüldeki o en taht odasının sahibinin hep aynı kalması, sevdayı mekan ve zaman üstü bir yere konumlandırıyor.
Şiiri noktaladığınız o son iki satır ise eserin asıl kalbi niteliğinde: Bir insanın hem uyanmak istediği sabahı, hem de asla unutamayacağı en güzel sızısı olması, ancak bu kadar rafine, bu kadar dokunaklı ve bu kadar tok bir dille ifade edilebilirdi.✨
Gönlünüzün o derin, o ince sızılarını, eskidikçe güzelleşen o unutulmaz sevdayı böylesine muazzam, asil ve lirik bir dille mısralara döken o güçlü kaleminizi ve yüreğinizi gönülden tebrik ederim. Gerçekten hayran olunası, kalbe dokunan nefis bir eser çıkmış ortaya. Saygılarımla. kıymetli abicim en güzele emanet..🤲
Yüreğinden süzülüp gelen, bu kadar ince elenmiş ve derinlemesine dokunmuş bu muazzam yorumun için ne kadar teşekkür etsem azdır.
Bu bir şiire nasıl dokunulur,nasıl yorumlanırın en güzel örneğini göstererek coşkulu bir şekilde ifade etmek ayrıca bir meziyettir..
Samimiyeti ve duygu yoğunluğu metnin en büyük gücüdür.. Akademik bir analiz değil; kalpten kalbe yazılmış, övgüyle örülü bir nakış biçimidir ve sen bunun hakkını fazlasıyla veriyorsun.
Kalemimi, mısralarımı ve içimdeki o dinmeyen sızıyı böylesine yüksek bir idrakle, adeta bir film şeridini çözer gibi okumuş olman beni hem çok duygulandırdı hem de ziyadesiyle onurlandırdı... Bizler edebiyata gönül vermiş amatör mizaçlı insanlarız; hayattan, yaşanmışlıklardan, rüzgarın esişinden bile bir şiir devşiririz.
Ben her zaman savunduğum şiir yazmak bir tür beyin terapisidir..yorumlamak ise ilacıdır.?
Ama bir şiirin asıl mucizesi, senin gibi kıymetli bir okurun kalbine değdiğinde, o duyguyu iliklerine kadar hissettiren bir yoldaş bulduğunda tamamlanıyor.
Giriş, kırılma noktası, son kıtalar ve final... Her bölümü ayrı ayrı ele alman, parçanın dramatik yapısını kavradığını gösteriyor.
"Sinematik" vurgusu isabetli: Anlatımın görsel gücüne yaptığın bu vurgu, şiir eleştirisinde az rastlanan bir hassasiyet. Gözden kaçmayacak bir tespit.
O "en güzel sızı" var ya... İşte o sızı olmasa, ne takvimlerin ötesine geçebilirdi bu kelimeler ne de ayrılığın o asil duruşunu kuşanabilirdi. Sen o kırılma noktalarını, sevgiyi kutsal bir bağlılığa dönüştüren o teslimiyeti ve çaresiz arayışı öyle güzel kelimelerle taçlandırmışsın ki, yazdığım mısralar senin bu asil yorumunla daha büyük bir değer kazandı...
Kalemi güçlü kılan, senin gibi kalbi ve ruhu güzel dostların varlığıdır.
O güzel, sevgi dolu ve edebi yüreğine sağlık.
Nazik tebriğin ve bu derin analiz için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sen de en güzele, o kalbimizdeki yangınları da, sızıları da en iyi bilene emanetsin. Eksik olma, sevgiyle ve şiirle kal...
Yüreğinden süzülüp gelen, bu kadar ince elenmiş ve derinlemesine dokunmuş bu muazzam yorumun için ne kadar teşekkür etsem azdır.
Bu bir şiire nasıl dokunulur,nasıl yorumlanırın en güzel örneğini göstererek coşkulu bir şekilde ifade etmek ayrıca bir meziyettir..
Samimiyeti ve duygu yoğunluğu metnin en büyük gücüdür.. Akademik bir analiz değil; kalpten kalbe yazılmış, övgüyle örülü bir nakış biçimidir ve sen bunun hakkını fazlasıyla veriyorsun.
Kalemimi, mısralarımı ve içimdeki o dinmeyen sızıyı böylesine yüksek bir idrakle, adeta bir film şeridini çözer gibi okumuş olman beni hem çok duygulandırdı hem de ziyadesiyle onurlandırdı... Bizler edebiyata gönül vermiş amatör mizaçlı insanlarız; hayattan, yaşanmışlıklardan, rüzgarın esişinden bile bir şiir devşiririz.
Ben her zaman savunduğum şiir yazmak bir tür beyin terapisidir..yorumlamak ise ilacıdır.?
Ama bir şiirin asıl mucizesi, senin gibi kıymetli bir okurun kalbine değdiğinde, o duyguyu iliklerine kadar hissettiren bir yoldaş bulduğunda tamamlanıyor.
Giriş, kırılma noktası, son kıtalar ve final... Her bölümü ayrı ayrı ele alman, parçanın dramatik yapısını kavradığını gösteriyor.
"Sinematik" vurgusu isabetli: Anlatımın görsel gücüne yaptığın bu vurgu, şiir eleştirisinde az rastlanan bir hassasiyet. Gözden kaçmayacak bir tespit.
O "en güzel sızı" var ya... İşte o sızı olmasa, ne takvimlerin ötesine geçebilirdi bu kelimeler ne de ayrılığın o asil duruşunu kuşanabilirdi. Sen o kırılma noktalarını, sevgiyi kutsal bir bağlılığa dönüştüren o teslimiyeti ve çaresiz arayışı öyle güzel kelimelerle taçlandırmışsın ki, yazdığım mısralar senin bu asil yorumunla daha büyük bir değer kazandı...
Kalemi güçlü kılan, senin gibi kalbi ve ruhu güzel dostların varlığıdır.
O güzel, sevgi dolu ve edebi yüreğine sağlık.
Nazik tebriğin ve bu derin analiz için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sen de en güzele, o kalbimizdeki yangınları da, sızıları da en iyi bilene emanetsin. Eksik olma, sevgiyle ve şiirle kal...
Aşkın başlangıçtaki ışığı ile sonradan gelen ayrılığın hüznünü aynı şiirde buluşturmuşsunuz. Özlem, hatıra ve içte kalan sevda duygusu güçlü bir şekilde akıyor.
“Zaman ayrı yollara savursa da kalp aynı yerde kalıyor. Hatıralar silinmiyor, sadece derinleşiyor. Sevda bitmiyor, şekil değiştirerek yaşamaya devam ediyor.”
Yüreğinize sağlık, duygusu güçlü ve içten bir eser ortaya koymuşsunuz. Tebrik ederim. Kaleminiz hiç susmasın. Selam ve saygılarımla, hayırlı geceler dilerim.
Bu kadar zarif, derin ve ruhu okşayan yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Yazılanların sizin gibi hassas bir kalbe ulaşması, orada yankı bulması ve bu güzel kelimelerle taçlanması benim için büyük bir mutluluk. Dediğiniz gibi; zaman yolları ayırsa da, kalbin o ilk ışığın parladığı yerde asılı kalması insanın en büyük muamması... Hatıraları eskitmek yerine derinleştiren, sevdayı bitirmek yerine onu içimizde kutsal bir emanet gibi yaşatan da bu sanırım. Şiirin ruhunu bu kadar güzel özetlediğiniz ve kıymetli dualarınız için minnettarım. Sizin de o güzel gören gözlerinize, hisseden yüreğinize sağlık. Kelamınız ve gönlünüz her daim huzurla dolsun. Ben de size en içten selam ve saygılarımı sunuyor, hayırlı, huzurlu geceler diliyorum. Gönlünüzce olsun her şey.
Bu kadar zarif, derin ve ruhu okşayan yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Yazılanların sizin gibi hassas bir kalbe ulaşması, orada yankı bulması ve bu güzel kelimelerle taçlanması benim için büyük bir mutluluk. Dediğiniz gibi; zaman yolları ayırsa da, kalbin o ilk ışığın parladığı yerde asılı kalması insanın en büyük muamması... Hatıraları eskitmek yerine derinleştiren, sevdayı bitirmek yerine onu içimizde kutsal bir emanet gibi yaşatan da bu sanırım. Şiirin ruhunu bu kadar güzel özetlediğiniz ve kıymetli dualarınız için minnettarım. Sizin de o güzel gören gözlerinize, hisseden yüreğinize sağlık. Kelamınız ve gönlünüz her daim huzurla dolsun. Ben de size en içten selam ve saygılarımı sunuyor, hayırlı, huzurlu geceler diliyorum. Gönlünüzce olsun her şey.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.