3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
63
Okunma

Yağmur bulutları siftahsız geçti üstümüzden
Bir damlası dökülmedi ağzından
Yıllar zerafetiyle geçti içimizden
Kırılmadık enstrümanımız kalmadı
Ne kalbimizi ıskaladı ne umudumuzu
Hayallerimiz tarumar oldu ahvalimiz perişan
Günlerimiz doğrandı mecrasında şarkılarımız feryat figan
Güneş doğdu yıldızlar battı
Yaralarımızı itinayla sevdi rüzgar
Gündüzler geceye letafetiyle ulaştı
Gözün gördüğünde yoktu bir kusur
Elhak kusursuzdu ol dediğinde var olan
Ayaklarımızı yere mıhlayan sırtımızdaki gül demetleriydi
Susuyorsak geçerli sebeplerimiz var
Korkmuyoruz ebedi hüküm giymekten
Dünya bu kadar bize kör sokaklı dört duvarken
Avuçlarımızın arasından süzüldü kurumuyla zaman
Tortusu kaldı alnımızda
Fikrimizde koptu mahşeri bir isyan
Söz etmiyorsak çizgilerinden yüzümüzün
Hürmetimizden tarihe mühür vurmuş aşklara
Asil dövüşen nehirler gibi
Taşlarını eritmek harabe göğsümüzün
Hangi çağı titretmez ki yerinden
Hangi aklı çıldırtmaz büsbütün
İzahında mantık aramak beyhude çaba
Yatağını yıkarak terketmesi gönlümüzün
Vefayı yitirdiğimiz cennette bıraktık
İhanete bulandık durmadık sözümüzde
Yeryüzünü kirletti her birimizin hikayesi
Etimize dahi kemiğimize işlendi şeytanın ninnisi
Ucuza sattık adamlığımızı merdiven altı mezatlarda
Tutmadı kapımız kilit kaybolduk tezatlarda
Oysa elvan çiçekler senfonisiydi mayamız
Ahseni takvimdi baştan beri kimyamız
Yaşadığımız kadar büyütürüz günahımızı
Günahımız emzirir hayat boyu süslü hülyalarımızı
Gebe bulutlar geçiyor üstümüzden
Bir damlasına hasret gönül durağında bekliyoruz...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.