1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma
“Saklı düşler gördüm rüyamda…
Duman almış bir dağ misaliydi içim;
gecenin koynunda üşüyen yıldızlar
sessizce dökülüyordu avuçlarıma.
Uzaklardan esen kederli rüzgârlar
kül kokulu anıları savurdu saçlarıma,
adı unutulmuş yaralar
ay ışığında yeniden kanadı usulca.
Bir yanım küle dönmüş sonbaharlar taşıdı,
bir yanım hâlâ bahar diye direndi karanlığa.
Gökyüzü sustu o vakit;
bulutlar siyah bir ağıt örttü gecenin yüzüne.
Ay bile mahzun bir çocuk gibi
saklandı kırık bulutların ardına.
Ben ise bir dağın yalnız yamacında
rüzgârla konuşan taşlara yaslandım sessizce…
Ve anladım;
bazı düşler saklandıkça büyür insanın içinde,
tıpkı gecenin bağrında büyüyen
isimsiz bir yangın gibi…”
“Saklı düşler kurdum hayallerimde…
Kimselerin bilmediği gizli bir bahçede
umutlar ektim çatlamış toprağıma.
Geceleri yıldızlara emanet ettim
içimde üşüyen çocukluğumu,
sabahlara ise
yarım kalmış duaların kırık sesini bıraktım.
Belki bir gün diye bekledim;
kurumuş yollar papatyalar açar,
suskun şehirler yeniden türküler söyler diye…
Belki bir yağmur iner gökyüzünden
ve bütün acıları yıkar sanmıştım.
Ama hayat,
en güzel düşlerin üstüne
sessiz bir kış gibi yağdı.
Cam kenarında unutulmuş bir mektup gibi
sarardı umutlarım zamanla.
Yine de vazgeçmedim…
Çünkü insan bazen
yalnızca hayal ettiği yerde nefes alır;
gerçekler yorsa da ruhunu,
düşler tutar onu hayatta…”
“Saklı şehirler sakladım içimde…
Sokaklarında yalnızlığın ayak sesleri dolaşan,
lambalarında eski hatıraların titrediği şehirler…
Her akşam üstü
paslı bir tren düdüğü yükselirdi içimden,
ve yağmur ince ince işlerdi kırık kaldırımlara.
Her köşe başında yarım bırakılmış vedalar,
her penceresinde susturulmuş umutlar vardı.
Kimse bilmedi içimde kaç gece
sessizce yandığını terk edilmiş düşlerin.
Bir ben duydum içimde çöken
o kimsesiz şehrin çığlığını.
Ben sustukça büyüdü içimde o şehirler;
yağmur yağdı, anılar ıslandı,
zaman paslı bir tren gibi geçti kalbimden.
Geceler eski bir plak gibi dönüp durdu
aynı hüzünlü şarkının etrafında.
Şimdi hangi sokağa dönsem
biraz sen çıkıyorsun karşıma,
biraz da kaybettiğim kendim…
Ve içimde hâlâ
adı konmamış bir ayrılık çalıyor
kırık bir kemanın tellerinde…”
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.