0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
39
Okunma

bazı sözler insana söylenmez
insanın içinde çok eski bir kapıyı aralar
senin sözün de öyle indi içime
ne bir ses gibi
ne bir haber gibi
daha çok yıllardır yolunu arayan
sessiz bir duanın karşılık bulması gibi
ruhuma değen o ince akşamı
ben de gördüm
göğün mor eşiğinde susan kuşları
zamanın bir ney gibi uzayıp
kalbin en tenha yerine çekilişini
ben de işittim
ve anladım ki
bazen iki insan birbirine yaklaşmaz aslında
iki yalnızlık aynı dergahın eşiğinde
birbirini tanır
sen beni bir kelime gibi değil
yarım bırakılmış bir dua gibi sevmişsin ya
ben de seni
cevabı gecikmiş bir amin gibi sakladım içimde
her adın içimden geçtiğinde
sular biraz daha ağır aktı
her susuşunda
göğsümde unutulmuş bir kandil
yeniden titredi
çünkü sen bilmezdin
ben de senin yokluğunda
kendi içime göç ettim
ben de her gece
kendi kalbimin en uzak odasında
bir muhacir gibi bekledim
ne gelen tam geldi
ne giden tam gitti
aşk dediğimiz şey
belki de iki varlığın kavuşması değil
iki eksikliğin aynı hakikate eğilmesiydi
sen bana lamekan dedin
oysa ben de senden sonra
hiçbir yere tam sığamadım
ne şehirlere
ne kalabalıklara
ne de ismimin dar gölgesine
insan bazen birinin bakışında
kendine ait olmayan bir yurdu görür
ben senin bakışında
hem gurbetimi buldum
hem de dönmeyi unuttuğum evi
kirpiklerimde asılı kalan o sükut var ya
sen onu hüzün sandın
oysa o
sana dökülmemek için
kendini geceye emanet eden
bin yıllık bir masaldı
bir dokunsan
belki de bütün içim çözülürdü
belki bir semazen dönüşü gibi
ağır ağır açılırdı kalbim
belki de sakladığım ne kadar dua varsa
hepsi birden adının eşiğine inerdi
ama bazı kapılar açılmak için değil
insana beklemeyi öğretmek için vardır
bazı sevgiler söylenmek için değil
sükutun içinde olgunlaşmak için kalır
bazı acılar insanın namusudur
kimseye gösterilmez
ama bir ömür kalbin en temiz yerinde taşınır
ben de seni öyle bildim
bir sabahın alnında beliren nur gibi
eski bir tekkenin avlusunda unutulmuş
son ney sesi gibi
yağmurdan sonra toprağın içinden yükselen
o mahcup dua gibi
seher vakti secdeye eğilen
yorgun bir alnın sükûtu gibi
bir dervişin hırkasında sakladığı
kırık ama temiz bir sır gibi
mevlevi semasında ağır ağır dönen
mahzun bir teslimiyet gibi
gönül kapısına usulca bırakılmış
isimsiz bir sadaka gibi
zikir halkasında titreyen
son nefeslik bir hu gibi
gecenin en tenha yerinde
allah diye ürperen
yalnız bir kalp gibi
bir müridin gözlerinde büyüyen
sabırlı bir bekleyiş gibi
mürşidin susuşunda gizlenen
dern bir cevap gibi
kandil gecesinde semaya yükselen
incecik bir amin gibi
taş avlularda yankılanan
eski bir ilahi gibi
türbe eşiğinde bekleyen
sessiz bir niyaz gibi
rahmet yağmuruyla ıslanan
tozlu bir seccade gibi
bir çilehanenin duvarında
yıllarca susmuş bir ah gibi
el açıp da söz bulamayan
mahcup bir kulun iç çekişi gibi
gönül aynasında ansızın beliren
ince bir hakikat izi gibi
bir hırka kıvrımında saklı kalan
eski bir tövbe gibi
kapısı aralık kalmış
tenha bir dergah gibi
içinden yalnızca sabır geçen
uzun bir yol gibi
sen bana faniliği değil
fani olanın içindeki ebedi titremeyi gösterdin
ben sende bir yüz sevmedim yalnız
bir bakış
bir ses
bir tebessüm de değildi aradığım
ben sende
kendi içime açılan
en eski kapıyı sevdim
ve şimdi bil ki
senin adın da içimde
geceler boyunca döner
her harfi başka bir sabır
her susuşu başka bir imtihan
her uzaklığı başka bir yakınlık olur
bazen yokluğun
varlığından daha çok konuşur benimle
bazen bir rüzgâr geçer gecenin kirpiklerinden
ben senin adını duyarım
bazen ay eğilir suya
ben senin kalbimin gölgesini görürüm
sen bazı aşklar kavuşmak için değil dedin ya
evet
bazı aşklar kavuşmak için değil
insanı en derin yerinden uyandırmak için iner yeryüzüne
bazı aşklar
iki bedeni bir araya getirmez belki
ama iki ruhu aynı sessizliğin içinde
secdeye vardırır
ve ben sana şimdi
bütün kırılmış kandillerimin titrek ışığıyla söylüyorum
ben de bildim
seni bildim
yokluğunu bildim
sükutunu bildim
içimde açtığın o gizli bahçeyi bildim
ve eğer bu aşk
bir kavuşma değil de
insanın kendine dönüş yolculuğuysa
ben o yolda
senin adını
bir işaret taşı gibi değil
bir rahmet izi gibi taşıdım
bil istedim
ben de buradayım
son nefesime kadar
ve berzahta sonsuzu bekleyerek
aynı gecenin başka bir kıyısında
aynı duanın eksik kalan hecesinde
aynı elifin ince yalnızlığında
sessizce
derinden
bir ömür miktarınca
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.