9
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
326
Okunma
Anne!
Bu gece tüm ışıklarını yak odamın;
Kentin üzerime sinen isli rayhasından kaçıp uzaklaşacağım.
Anne!
Odamın tüm ışıklarını güldür diyorum sana,
Işıklarını yama yap ruhumun sökük yanlarına...
Zamanın genzinde biriken o küf tadıyla
Uyumayacağım
Ben ağlarsam, boğazım düğümlendiğinde ağlarım.
Doldurun aynaları kalbime öteler;
Bir bir geçerken kanatacağım, ölüme dokuduğum dirileri.
Varlığımın her zerresinden süzülen
sessiz hicretimle,
Bütün yaşamadıklarım yaslanıp günüme,
Bugün boşayacaklar ruhumu.
Yüzüme vuran sıcaklıktan çekeceğim ellerinizi;
Güngörmüş sancılarınızla koşun geceden,
Düzelterek kıyılarınızı toplanın yatağıma.
Sevişsin hüzünler,
Ay el sallasın
Bize…
Siz,
Gölgem olduğunuzdan beri gitmiştim zamandan;
Bilerek kırmıştım türküleri.
Siz;
Siyah bir güle "beyaz" dediniz,
Denize kan ektiniz, ruhumu nadasa bıraktınız.
Mavinin göğsünde aşkı susturdunuz;
Bu derin araz artık yüreğime ağır.
Yağın beni yağmurlar,
Üşüyeceğim.
Çığlık, hüznün cama dayanmasıyla düştüm yanımdaki saate;
Sadece birkaç gün çalabildik güneşi alnımıza.
Ki,
Her saniyesi alabildiğince dalgındı aşka...
Gövdemden akıp giden rüzgarın ayazındayım;
Geçmişin tortusunda tenime batıyor beyaz uykular.
Zamanın çeperi çatlıyor avuçlarımda;
Ben deyim üç,
Sen de altı,
Dokuzda duracak kalbimin saati.
Çocuklar bırakıyoruz,
Mavi gözlü anılara...
Anne!
Bu gece hiç söylenme bana;
Tüm ışıklarını söndür odamın.
Gözlerimde biriken külhanla,
Uçurum gözlerimden sabaha kalkacağım.
Kendi karanlığımı emzirerek büyüteceğim güneşi.
Andolsun; her ufuk,
benim sustuğum yerden havalanacak
5.0
100% (16)