2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma
Yağmurların bulutlarda zincirli kaldığı
bir akşamdı.
Sen ve ben…
Yürüyorduk; adımlar yavaş,
ve sessiz...
Konuşulanlar kulaktan çok
kalpte eşsiz...
Biliyordum,
bu yürüyüş birazdan bitecek.
Yol boyu gözlerine bakmadım...
Sen konuşarak,
ben ise susarak…
Arada, damla damla,
mahkûmun gözyaşı dökülür omuzlarımıza.
Her damla,
mıh gibi çakılır bedenimize!
ve o köşe göründü.
Birazdan üç ev geçeceğiz.
Sonra?
Sonrası yok!
Sen “iyi geceler” dedin,
bense sessizce…
Ne bedenler selamlaştı,
ne de gönüller.
Sadece ruhum sahneyi istedi...
Ve gidiyorum bu virane kentten.
Adımlarım benimle küs,
Yüreğim bana pus...
Ve sen!
Kırarsın zincirlerini!
Bir şimşek kükremesiyle
inersin tepeme:
yıldırım,
yıldırım!
Vurursun gözlerimden ,
Gönlüme
Sağanak,
Sağanak!
Turgay Kılıç
5.0
100% (3)