9
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
266
Okunma
Dağın eteğinde bir sümbül dü
Aradığı
Ve birden durdu
rüzgârın iz sürdüğü bu diyarda
Bir zamanlar göğü
dört nala yırtan
yılkı atları çıktı karşısına...
Yeleleri dağınık
gözlerinde kimsesizliğin külü.
Ne eyer izi kalmış sırtlarında
ne de bir elin sıcaklığı.
Oysa bir zaman
Bu toprak, onların ayak sesiyle uyanırdı.
Toprağı yarıp geçerken nalları
özgürlük, onların soluğu olurdu...
Şimdilerde
ot bile boynunu büker önlerinde.
Koşmak mazide kalan buruk bir hatıra,
dörtnala gitmek eski bir destan...
eğmedi başını,
atların gözlerine baktı
“Yılkı kalmışsınız” dedi içinden,
“ama yenilmiş değilsiniz.”
Çünkü bilir
Sahipsiz kalan her at,
bir gün yeniden
göğü yaracak gücü
içinde saklar...
Ve doğa sustu…
Atlar sustu…
Ama toprak hâlâ bekler
ilk nallanacak sabahı...
Turgay Kılıç
5.0
100% (12)