0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
114
Okunma
Kendini tüketme,
Ateş sanıp üflediğin şey
Çoğu zaman
Sönmek üzere olan bir kor.
Yüklenme kalbine bu kadar,
Taşıyıcı değil infazcı olma;
Yara, üstüne gidildikçe
Adını değiştirir.
İçinde çöken o gürültü
Sessizlik değildir;
Ruhun alarmıdır,
Duy diye çalar.
Her şeyi bir anda
Bitirmek isteyen acele
Ömre düşmandır;
Zamanı keskinleştirir.
Kırıldığın yerde
Kendini suçlama;
Cam, ışığı taşımak için
Parçalanmayı göze alır.
Soluklandığın anları
Kaçış sayma;
Nehir de durulur
Yoluna devam etmek için.
Ağırlık çöktüğünde
Çökme diye buyurma kendine;
İnsan bazen yere oturur
Ayağa kalkmayı öğrenmek için.
Zayıflık sandığın hâl
Bedenin değil, hızın yorgunluğu;
Ruh geride kalınca
Acı fren olur.
Geceyi uzatan
Karanlık değildir;
İçte yanan
Kendini tüketen ışıktır.
Kendinle savaşma,
Bu cephe kazandırmaz;
Zafer dediğin şey
Barıştan geçer.
Yaraya hakaret etme,
O senin öğretmenin;
Fazla bastırırsan
Derse dönüşür.
Unutma!
Hayat senden tükenmeni değil,
Olgunlaşmanı ister;
Kömür değil, elmas ol diye.
O yüzden Lâ Tahlek,
Yani kendini helâk etme;
Sen emanetsin,
Emanet ziyan edilmez.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(10 Ocak 2026)
5.0
100% (1)