0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
85
Okunma
EMANET
Toprağın dilinde bir sitem var, derin,
Göğe yükselirken duman, gölgesiz serin.
Ağaçlar ağlıyor sessiz, kökleriyle,
Bir yudum suya hasret çiçekler, her haliyle.
Yaralı nehirler akmaz eskisi gibi,
Kuruyan yapraklar anlatır çaresizliği.
Betonla boğulmuş yeşil yamaçlar,
Rant uğruna talan edilen ağaçlar, dağlar.
Ey insan, düşün bir damlanın değerini,
Nehir kıyısında bile israf etme nimeti.
Bir yaprak titrerken rüzgârın nefesinde,
Senin de sorumluluğun var bu düzende.
Kuşların ötmediği sabah olur mu?
Kirli bir gökte güneş bile solunur mu?
Biyoçeşitlilik susarsa bir gün,
İnsan da kaybolur o eksik bütün.
Her çöp bir yara açar yeryüzünde,
Her atık yankılanır doğa türküsünde.
Bir ağacı dikmek, bir dua etmek gibidir,
Kök salan umut, yarınlara habercidir.
İslam ne der? "İsraf etme!" der açık,
“Bir fidan dik, hayat bulsun toprağın kalbiyle sıcak.”
Hayvana kıyma, kuşa uzatma taşını,
Çünkü doğa, yaratılmışların baş tacını.
“Ağaç yaşken eğilir,” der atalarımız,
Doğa sevgisiyle büyür yarınlarımız.
“Ne ekersen, onu biçersin” unutma,
Vicdanla bak çevrene, sevgiyle tut el uzatma.
Şimdi el ele verelim, geç olmadan,
Kurtaralım doğayı, çocuklar ağlamadan.
Bir çiçeği korumakla başlar her direniş,
Çevreye sadakat, insanlığa bir yemindir, bir sevinç.